“ Biz bıraktığın gibiyiz. / Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, / Dostu düşmandan ayırmakta!” / NAZIM HİKMET
Bu gün Kadim şehrimiz Boyabat’tayız.
Biz geçmişte Nükleer Karşıtı mücadelede çok büyük ve hatırı sayılır eylem ve etkinlikler örgütledik Sinop’ta! Gezi Direnişinin 13 yıl önce başladığı günün bir gün sonrasında Boyabat’tayız!
Sinop İli Boyabat İlçesi, Kovaçayır Köyü ve çevresinde planlanan Bakır madeni ve yardımcı tesislere ilişkin verilen; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 20.01.2026 tarihinde ilan edilen, “SİNOP BOYABAT RN:202500141 (ER:3416434) Bakır Ocağı, Cevher Zenginleştirme Tesisi, Maden Atığı Depolama Tesisi, Su Alma Göleti, Mobil Kırma-Eleme Tesisi ve Hazır Beton Tesisi” adlı, “Petrol-Doğalgaz–III. ve IV. Grup Madenler / IV. Grup Madenler” sektöründe, ETİ BAKIR A.Ş. lehine verilen “ÇED Olumlu (Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu)” Kararının iptal edilmesi için açtığımız davanın Bilirkişi çalışmasını izlemek amacıyla adı geçen köylerde yani GÖKIRMAK nehri havzasının çevrelediği arazideydik.
Maden sahası olarak belirlenen alanda üç noktada TC SASMSUN 1. İDARE MAHKEMESİ’nin belirlediği üç noktada Sn. mahkeme başkanının huzurunda onbir (11) bilim insanının gözleri önünde; TBB/ÇEVRE VE KENT HUKUKU KOMİSYONU, SİNOP BAROSU, BOYÇED, SNKPDER, KENTSAV ve TEMA VAKFI temsilcileri ile konunun uzmanı misafirlerimiz TBB/ Çevre ve Kent Hukuku Komisyon Bşk. Av. Eralp ATABEK, Sinop Belediye Başkanı Metin GÜRBÜZ, Onur KÜÇÜK, Alaattin YILMAZER, Av. Yakup Şekip OKUMUŞOĞLU, Sami KOÇ ve bireysel Davacı dostlarımızla birlikte bir EKOLOJİ mücadelesi örneği sergiledik. Ekoloji Mücadelesinin Kadim dostları dimdik durmayı ve Boyabat Bakır Madeni ÇED Raporu diye adlandırılan boş bir dosyayı ÇÖP yapmayı birlikte başardık.
Biz Boyabat’ta İklim Krizini, Kuzey Anadolu Fay hattı ile birlikte ÇED Raporunun boş bir dosyadan ibaret olduğunu” Maden sahası” olarak belirlenen üç noktadan TC Samsun 1.İdare Mahkemesi huzurunda, Onbir Bilim İnsanı önünde; Ekoloji ve Yaşam Savunucuları ile birlikte Türkiye Kamuoyuna anlattık. Diğer bir deyişle; BOYÇED başkanı Ali EROL beyin deyimiyle dosyayı ÇÖP yapmayı başardık.
Biz bunu yaparken Boyabat Bakır Madeni ve ETİ-Bakır AŞ’nin avukat temsilcileri ise ya söz almadan susmakla yetindiler yada “...burada bulunan davacıların dava açma ehliyeti yoktur. Davanın reddini talep ediyoruz.” demekle yetindiler.
Biraz da Boyabat’ta Eti-Bakır AŞ tarafından işletilmesi istenilen Madenden bahsedelim mi?
Boyabat’ta Eti- Bakır AŞ yetkilileri; Yerel halkın Yasal dava açma süreçlerini ve itirazları dinlemiyor.
Sinop/ Boyabat’taki maden projesi için bölge halkı ve ÇED Olumlu Raporuna karşı dava açanlar, maden projesinin yarattığı risklerin incelenmediğini savunuyor. Boyabat Çevre Derneği öncülüğünde 87 kurumsal yapı ve bireysel davacılar ve TEMA Vakfı iki ayrı dava olarak, TC Samsun 1. İdare Mahkemesinde; Sinop İli Boyabat İlçesi Kovaçayırı köyü ve çevresindeki köylerde yapılması planlanan bakır madeni projesi yargıya taşıyarak YÜRÜTMEYİ DURDURMA ve ÇED İPTAL davasını açtı. Ancak Cengiz Holding yetkilileri açılan Davayı dikkate almayarak çalışmalara devam ediyor. İşin en can yakıcı yanı ise Ocak-2026 tarihinde verilen ÇED Olumlu Raporundan çok daha önceleri Şirketin çalışmalara başladığı da gözlemlendi. Çünkü yapılan yollar ve kesilen ağaçları incelediğimizde bu kadar kısa sürede; yolların açılması ve ağaçların kesilmesi pek mümkün görünmüyor.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ocak ayında “ÇED olumlu” kararı verdiği projeye karşı yürütmeyi talebiyle açılan davanın bilirkişi çalışması esnasında Sayın mahkemenin Naip hâkimine ve Bilirkişi heyetine; orman katledilmesinden su tüketimine, halkın katılımı toplantısı sürecinden atık depolama risklerine, iklim krizinden depremsellik konularına kadar çok sayıda eksiklik davacılar tarafından ortaya kondu. Cengiz Holding’in Eti-Bakır AŞ’si açılan davaya rağmen 10.00-18.00 saatleri arasında yapacağını taahhüt ettiği patlatmaları günün her saatinde yapmayı sürdürdüğü görülüyor. İş makineleri hiç durmaksızın çalışmaya devam ediyor. Bilirkişi Çalışmasının yapıldığı günün öncesinde toz duman olan saha, ertesi gün için sulanmış ve yollar çamur deryasına döndürülmüştü. Yani davacıların iddia ettiği toz bulutunu bir günlüğüne ait olmak üzere gizlemeye çalıştılar.
MADEN SAHASI OLARAK BELİRLENEN ALANIN İMAR PLANI YOK!
Cengiz Holding bünyesindeki Eti-Bakır AŞ’nin Boyabat /Kovaçayırı köyü ve çevresinde planladığı bakır madeni projesi için hazırlanan 4.512 sayfalık ÇED Raporu, 20 Ocak 2026 tarihinde bakanlık tarafından onaylanmıştı. Proje sahası 1263 futbol sahası büyüklüğünde. Yöre halkının tepki gösterdiği ÇED Raporunda 224.895 ağacın kesilmesi planlanmış. Ancak, köydeki yerel halkın anlattığına göre; şirket projeye dâhil olmayan alanlarda da ağaç kesimi yapmış!
Yöre halkı ve davacılar; projenin çevreye, doğaya ve canlı yaşamına verdiği zararları görmezden gelindiğini belirterek yargı yolunu mücadele hattı olarak seçmiş. Davada projenin su ihtiyacı, Fayda maliyet analizi, sahanın depremsellik durumu, tarımsal konuları, Ekolojik yapısı ve iklimsel durumu vurgulanmış. Şirketin yalnızca inşaat aşamasında günlük toplam su tüketimi yaklaşık 1.969 m3 olarak hesaplanmış. Şirketin Gök ırmaktan yılın 5 ayında (kış aylarında) 4 milyon m3 kadar su alması ÇED raporunda öngörülüyor. Yılın geriye kalan 7 ayında, şirket Gökırmak’tan su alırsa onları kim kontrol edecek? Böyle bir yazılı belge henüz yok.
Dava dilekçesinde proje alanının belirlenen proje alanı sınırlarının dışında kaldığına da dikkat çekildi. Sinop İl Özel İdaresi, alanda onaylı Nazım ve Uygulama İmar Planı bulunmadığını teyit ediyor. Buna rağmen; Atık Depolama Tesisleri, su yapıları ve diğer proje bileşenlerinin hangi kullanım kuralları içinde değerlendirileceğinin haritalı ve denetlenebilir olduğu bilinmiyor.
HALKIN KATILIMI TOPLANTISI GERÇEKLEŞMEDİ!
ÇED sürecinde Halkın katılımı süreci sakatlanmış olarak kaldı. Diğer bir deyişle Halkın katılımı toplantısı; yapılan protestolar nedeniyle yapıl(a)madı. Ama toplantının yapılmadığına ilişkin tutanak toplantı mahallinde düzenlenmedi.
Ekonomik fayda maliyet analizi! ( Prof. Dr. Aziz Konukman hocamın katkılarıyla)
Bakır madeni, doğadaki doğal kaynaklardandır. Mineral kaynakların işletilebilmesinde Hava, Su, Toprak, Orman, Flora, Fauna gibi doğal kaynak ve servetler de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla da madencilik projelerinin ülkeye, topluma ve bölgeye fayda ve maliyetlerinin analiz edilmesi, ülkeye, topluma ve bölgeye faydalarının maliyetlerinden fazla olması durumunda projenin uygulanmasına onay verilmesi gerekir. Burada “Toplum” deyimi ile kastedilen hem ulusal hem de yerel halktır. Bu nedenle madencilik projeleri çevreye, ulusal ekonomiye, toplumun farklı kesimlerine ve bölgeye etkileri açısından analiz edilmeli, bu projelerinin çevreye olumsuz etkileri kabul edilebilir düzeydeyse ve ülkeye, topluma ve bölgeye faydaları maliyetlerinden fazlaysa bu tür projelere onay verilmelidir.
Bu analiz yöntemlerinin kamu kaynaklarının tahsis edileceği projelerde uygulanması istenir.
Ekonomik analiz ,(Ekonomik fayda maliyet analizi) piyasa fiyatları yerine gelir ve giderlerin ekonomiye gerçek yükünü yansıttığı kabul edilen “gölge fiyatlar”la yapılır. Örneğin; projenin yarattığı çevre kirliliği bir "maliyet" olarak, yeni iş imkânlarının yarattığı toplumsal refah artışı bir "fayda" olarak eklenir.
Sosyal analiz kapsamında Sosyal fayda maliyet analizi ve Sosyo-kültürel analiz yapılabilmektedir. Sosyal fayda maliyet analizinde, projenin doğrudan etkilerine ek olarak dolaylı etkileri (pozitif ve negatif dışsallıkları, yani projenin üçüncü kişiler üzerindeki etkileri) de dikkate alınır; piyasada doğrudan bir fiyatı olmayan değerler de (temiz hava, zaman tasarrufu, insan hayatı gibi) denkleme dâhil edilir. Sosyo-kültürel analizi ise, bir projenin veya yatırımın uygulanacağı toplumun değer yargılarını, inançlarını, yaşam biçimlerini ve sosyal yapısını inceleyen bir yöntemdir. Ekonomik analiz "kârlı mı?", sosyal fayda maliyet analizi "topluma yararlı mı?" sorularını cevaplamaya çalışırken; sosyo-kültürel analiz "Bu proje toplumun dokusuna uygun mu?" sorusuna odaklanır.
Pek çok ülkede özellikle madencilik projelerinde ÇED ile birlikte Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) yapılabilmektedir. SED, bir yatırımın veya projenin yerel halk, toplum ve kültürel miras üzerindeki hem olumlu hem de olumsuz etkilerini önceden tahmin etme, izleme ve yönetme sürecidir. SED yalnızca projenin olumlu / olumsuz etkilerini ve kazananlarla kaybedenleri belirlemek için yapılmamaktadır. Yerel toplumun güçlendirilmesini, kadınların, azınlıkların ve toplumdaki diğer dezavantajlı grupların durumlarının iyileştirilmesini; kapasite inşasını; eşitliğin arttırılmasını ve yoksulluğun azaltılmasını sağlayacak önlemleri de kapsayabilmektedir.
Bu tür analiz sonuçlarının birlikte değerlendirilebilmesiyle kamuya ait kaynakların o projeye tahsisinin doğru olup olmadığı sonucuna varılabilir.
Söz konusu proje için hazırlanan ÇED Nihai Raporu esas olarak projeyi yalnızca çevre açısından analiz edildiğini görüyoruz. Çevresel analize ilişkin söylenebilecekler saklı kalmak kaydıyla projenin ulusal ekonomiye, toplumun farklı kesimlerine ve Bölgeye etkilerinin analizlerinin yapılmamış olduğunu hazırlanan dosyadan görebiliyoruz. Bu analizler yapılmadığına göre bu projenin topluma, ulusal ekonomiye, bölgeye ve yerel topluma yararlı olacağı söylenemez. Dolayısıyla da uygulanmasına izin verilmemelidir.
Raporda yer alan, “Projeye ilişkin çevresel fayda maliyet analizi”, “sosyo-ekonomik fayda”, “çevresel ve toplumsal faydalar” gibi kavramlar hiçbir nicel değer içermedikleri için, hiçbir anlam da ifade etmemektedir.
Öte yandan ÇED Raporu eklerinde yer alan Maden İşletme Projesi ile ÇED Raporunda belirtilen yıllık üretim miktarları ve işletme ömürlerinin uyumlu olmadığı da görülmektedir. Şöyle ki, ÇED Raporunda yıllık üretim miktarı 4,0 milyon ton ve işletme ömrü 20 yıl olarak verilmekteyken, İşletme Ruhsatı alabilmek için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne (MAPEG) verilen Maden İşletme Projesinde yıllık üretim miktarı 2,0 milyon ton ve işletme ömrü de 30 yıl olarak belirtilmektedir. Bu vesileyle de belirtilmeli ki; Maden İşletme Projesi formatı gereği hesaplanması gereken “Milli Gelire Katkısı”, cari fiyatlarla hesaplanmış olduğu için hiçbir anlam ifade etmemektedir. 06.06.2026
Kaynakça:
1- Boyabat Bakır Madeni Çed raporu dosyası,
2- Prof. Dr. Aziz Konukman hocamın katkıları,
3- Nazım Hikmet Şiirleri.