Yazılı medyanın temel unsurlarından biri hiç şüphesiz ki gazetelerdir.
Gazetelerin temelinde ise; dünyanın neresinde olursa olsun sosyal, ekonomik ve
Siyasi içerikli olayları, kişileri üstün bir gayretle tespit ederek derleyip
emek sarfederek belgelendiren, halkın doğru bilgiye ulaşmasını
sağlayıp sunan gazeteciler vardır.
Baskı altında kalınmaksızın etik ilkelere dayalı, tarafsız ve doğru
ölçülerde gazetecilik yapılması da son derece önemlidir.
Her ortamda zor koşullarda görev yapan gazetecilerin
çalışmalarını destekleyici ve kolaylaştırıcı ekonomik, sosyal haklara
sahip olmaları ve desteklenmeleri ve bunun da hukuki düzenlemelerle
güvence altına alınması, işveren kesimine karşı korunmaları da
ayrıca önem taşımaktadır.
***
Bu anlamda yapılan ilk hukuki düzenlemenin temeli ise
10 Ocak 1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan
‘’ Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki 5953 sayılı Kanunun bazı
maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna bazı maddeler
eklenmesine dair Kanun ‘’ hükümleridir.
Basın çalışanlarının haklarını korumaya yönelik bu yasanın
Resmi Gazetede yayınlanması öncesi haberdar olup harekete
geçen Akşam, Dünya, Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Tercüman,
Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah'ın bulunduğu dokuz gazetenin
patronu bu yasaya karşı boykot kararı almakla sahibi oldukları
gazetelerin 10 Ocak 1961 tarihli sayılarında Milli Birlik Komitesi'ne
karşı ortak bir bildiri yayımlayarak gazetelerini üç gün süre ile
yayınlamayacaklarını ifade ederler ve gazeteler yayınlanmaz.
Buna karşı bir hamle olarak İstanbul Gazeteciler Sendikası
gazetelerin yayımlanmadığı üç gün boyunca
"Basın" isimli bir gazete çıkarmayı kararlaştırır ve yayın hayatına
başlatır. Bu gazetenin Genel Müdürlüğünü ise Milliyet Gazetesinin
Yazı İşleri Müdürü Abdi İpekçi gönüllü olarak üstlenir.
"Basın" gazetesi "Daima halkın hizmetindeyiz." manşeti ile çıkar.
Bu direniş ve dik duruş karşısında medya patronlarının eylemi
kırılmakla 27 Mayıs ihtilalinin Kurucu Meclisinde kabul edilen
212 sayılı yasa Milli Birlik Komitesi tarafından da onaylanarak
boykottaki gazeteler de yeniden yayınlanmaya başlar.
***
Bu kolay kazanılmış bir hak değildir. Çalışan gazetecilerin
alkışlanası büyük dayanışması ve demokratik mücadelesi
sonucu kazanılmış bir haktır.
Neticede o tarihten sonra 10 Ocak günü sendika tarafından
"Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak ilan edilmiştir.
1971 yılındaki 12 Mart askeri müdahalesinden sonra ise
10 Ocak “bayram” olmaktan çıkarılarak “Çalışan Gazeteciler Günü”
olarak anılıp kutlanmaya başlanır.
Güç şartlarda özverili olarak görevlerini yerine getirmekte olan
tüm basın emekçilerine çalışmalarında başarı ve kolaylıklar dileğiyle
kazanımın 65. yılında 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü”
kutlu olsun.
