"......Kibirli olmak esasen bir ruh halidir. Bu insanlar kendilerini kontrol etmekte zorlanırlar. Yapmış oldukları her hareketlerinin doğru olduğu kanısına vararak sürekli yanlış yaparlar. Hal böyle olunca da doğruyu bir türlü bulamazlar. Bu inançtaki insanların yaşam kalitesi hep düşük olmuştur ve iş hayatında ve toplumsal ilişkilerde sürekli sorunlar yaşayan her konuda başarısız insanlardır. ....."


Kibirlilik; kendini beğenme ve kendini diğer insanlardan daha üstün görmektir. Genelleme yapıldığında hepimiz bir insanız ve aramızda sadece kültürel ve meslek farkı vardır. İnsanlar her zaman ve her alanda birbirine muhtaç olarak yaşamını sürdürmek zorundadır. Bir doktorun arabası vardır ve arıza yapmıştır bir tamirciye ihtiyacı vardır. Tamirci hastalanmıştır onunda bir doktora ihtiyacı vardır. Buradan da anlaşılıyor ki, insanlar her zaman birbirine yakın ve yardımlaşarak yaşamak zorundadır.
Kibirli olan insanlar hayatta her konuda yalnız kalan çaresiz bir şekilde sadece kendisi ile mücadele eden halk tarafında dışlanmış yalnız kişilerdir. Kendileri de zaten fazla halk içinde olmak istemezler. Onun için hiç bir zaman toplumla anlaşamadıklarından yaşam tarzlarını kendileri belirlerler. Bu tür yapı ve karaktere sahip olan insanlar kendi davranış biçiminde olan kişilerle arkadaşlık yapmayı isterler.
Kibirli insanların karakteristik yapısı nedeniyle her şeyi ben bilirim, ben yaparım, ben anlarım, mantığı ile hep ön plana çıkmak isterler ve her konuda her zaman haklı olduklarını sanarak acayip bir davranış biçimi gösterirler. Yapmış oldukları istem dışı hareketlerle kendilerini gündemde tutma çabası ve gayreti nedeniyle sürekli toplumun ilgi odağı içersinde her zaman dikkat çekmek isterler. Diğer bir davranış biçimleri de başka insanları küçük görerek onlarla arkadaşlık yapmazlar ve onları sürekli hor görüp üstünlük taslarlar.
Kibirlilik esasen insanı sürekli yanıltan ve doğru yapmayı ve doğru düşünmeyi engelleyen bir davranış biçimi olduğu gibi sürekli başarısızlığa sürükleyen ve bunun sonucunda da sürekli hata yapan kişi olarak toplumun karşısına çıkarlar. Herhangi bir kişinin yapmış olduğu başarılı bir çalışmayı çekemedikleri gibi sürekli onları engelleme yolunu seçerek başarısız olmalarını isterler. Kendini beğenmiş insanlar ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler hiç bir başarısı yoktur. Zaten kendine güvenen ve kendinden emin olan bir insan asla kibirli olamaz ve kendi reklamını yapma ihtiyacı duymaz. Yapmış olduğu başarılı çalışmalar onun en büyük reklamıdır.
Kibirli insanlar günlük yaşamlarında sürekli huzursuz ve hiç bir zaman mutluluğu yakalayamamış endişe içinde yaşamını sürdürmek zorunda olan kişilerdir. Kendileri Sosyal yaşamın içinde olmadıkları ve toplumdan kopuk yaşadıkları için hayat onlara sürekli acımasız davranarak halk tarafından kenara itilmiş kişilerdir. Bu tarzdaki insanlar sürekli bir rüyanın içinde olduklarından bir türlü gerçekleri görmek istemezler.
Sevgi ve merhametli olmak her zaman insanların en güzel tarafı olmuştur. İkiz kardeş olan merhamet ve sevgi, insanın yaşam kalitesini artıran kendine güven ve halkın güven duymasını sağlayan her zaman insana mutluluk vermiş ve yaşam sevinci olmuştur. Maalesef bu güzel duygulardan kibirli insanlar mahrum kalmıştır. Onlar başkalarını hiç düşünmezler. Sadece onların hayatında kendileri vardır. Sevgi ve merhameti tanımadıkları gibi kendi ruhları ile hiç bir zaman barışık değildirler ve sürekli kavga içindedirler.
Kibirli olmak esasen bir ruh halidir. Bu insanlar kendilerini kontrol etmekte zorlanırlar. Yapmış oldukları her hareketlerinin doğru olduğu kanısına vararak sürekli yanlış yaparlar. Hal böyle olunca da doğruyu bir türlü bulamazlar. Bu inançtaki insanların yaşam kalitesi hep düşük olmuştur ve iş hayatında ve toplumsal ilişkilerde sürekli sorunlar yaşayan her konuda başarısız insanlardır.
Kibirlilik insan ruhunu kötü yönde işgal etmiş bir hastalık türüdür. Tabi ki, her hastalığın mutlaka bir tedavisi vardır. İnsan vücuduna virüs gibi girerek büyük tahribat yapan kibirlilik doğru yöntemlerle tedavi edilirse mutlak sonuç alınacaktır. Her şeyden önce bu, hayatın, makamların, zenginliğin gelip geçici olduğunu, hiç bir insanın birbirinden üstün olmadığını ve son durağın ölüm olduğunu gördüğü, düşündüğü ve anladığı andan itibaren kibirlilik kendiliğinden tedavi edilmiş olacaktır. Tüm insanlar toplumsal olarak bir arada yaşayarak ve birbirleri ile işbirliği yaparak yaşamını sürdürmek zorunda. Toplumdan uzak yaşamak ve uzak durmak insanlara tarih boyunca hiç bir fayda sağlamamıştır. Üzerine Kibirlilik gömleği giyerek sınıf ayrımı yapan ve kendini diğer insanlardan daha üstün görerek yaşamını bu şekilde sürdüren kişilere şunu belirtmek isterim bu dünyanın sonunda mutlaka ölüm var. Peki o zaman neden KİBİRLİLİK ?