"...... Tüm İncedayı mahallesi yaşlısı, genci ve çocuğu denize girmek için dibi dere sahiline akın ederdi. Her taraf cıvıl cıvıl denize giren insanlarla dolu olurdu. Sabahın erken saatlerinde dibi dere kayalıklarına gelinerek küflü tutulur, geceleri ise lüksler yakılır küflü avına çıkılırdı. Tutulan küflülerin bir bölümü orada ateş yakılarak bulduğumuz paslı tenekenin üzerinde pişirilerek afiyetle yenirdi. Birde ara sıra deniz soğuğu olurdu dibi dere deniz sahilinde. ....."


Bir zamanlar üzüntüleri, sevinçleri ve mutlulukları, aynı zamanda çocukların neşeyle koştuğu günlerin derin özlemidir eski sokaklarımız. Dolu dolu yaşanılmış bir hayat vardı o sokaklarda. Halen daha hafızalarımızda ve gönüllerimizde hep canlı durur o eski sokaklarımız.

Haydi gelin gidelim o eski Sinop sokaklarında hep beraber dolaşalım.

O dönemin unutulmaz sokaklarından ve mahallelerinden biri olan İncedayı mahallesine doğru gidelim. ilk karşımıza çıkan aynı hizada olan ve sırım gibi dizilmiş muhteşem küçük bahçeli ahşap evler. Yaz mevsimi geldiğinde her taraf yemyeşil ağaç ve çiçeklerle süslenmişti İncedayı Mahallesi. Bazı evlerin bahçelerinde meyve ağaçları, bazıları ise çiçek tarlasıydı sanki. Mahalleye parfüm sıkılmış gibi her taraf mis gibi çiçek kokardı. Ağaç dallarına konmuş kuşlar birbirleri ile adeta yarış edercesine ötüşü insana huzur ve mutluluk verirdi. Bir de İncedayı mahallesinin o yıllarda dibi dere deniz sahili vardı. Yaz geldiğinde mahalle olarak denize girmek isteyen herkes orada denize girerdi. Tüm İncedayı mahallesi yaşlısı, genci ve çocuğu denize girmek için dibi dere sahiline akın ederdi. Her taraf cıvıl cıvıl denize giren insanlarla dolu olurdu. Sabahın erken saatlerinde dibi dere kayalıklarına gelinerek küflü tutulur, geceleri ise lüksler yakılır küflü avına çıkılırdı. Tutulan küflülerin bir bölümü orada ateş yakılarak bulduğumuz paslı tenekenin üzerinde pişirilerek afiyetle yenirdi. Birde ara sıra deniz soğuğu olurdu dibi dere deniz sahilinde. Tüm balıklar o esnada sahile vurmuş, ya ellerimizle, ya da kepçelerle balık tutardık. Şimdiki kapalı pazaryerinin olduğu yere bir de cambazlar gelirdi. Tellerin üzerinde yürürken hayretle izlerdik o gösterileri. Telin üzerinde yürüyen komik hareketler yapan bir de boncuk amca vardı.

Bir zamanlar Sinop'un kalbi olarak kabul edilen Kaleyazısı Mahallesine doğru yürüyelim. Aradığımız her şeyi orada bulmamız mümkündü. Sanayi ve gıda ürünlerinin merkezi idi. Lokantalar, kahvehaneler, fırınlar, kasap dükkanları kısacası tüm esnaf Kaleyazısı Mahallesinde idi. Her taraftan ayrı farklı sesler yükselirdi. Bazen demir ustasının demir döverken çıkan demir sesi, bazen ise araba tamiri esnasında egzozdan çıkan egzoz sesi. Diğer taraftan da sanayinin en renkli simalarından biri olan Ayakkabıcı Teyfik amcayı kızdırmışlar onun sesi. Bir de sanayide rahmetli nalbant Zeki amca vardı. O dönemin yük taşıyıcısı olan At arabalarının yükünü çeken atların ayaklarına Zeki amca nal çakardı. O yıllarda Kaleyazısı Mahallesinde Sinop'un sebze ve meyve marketi olarak kabul edilen Sebze ve meyvelerin satıldığı hal yeri vardı. Halin üst katında ise günümüzde unutulmaya yüz tutmuş terzi dükkanlarının bulunduğu mekanlar mevcuttu.

Kaleyazısı Mahallesinden Tuzcular Caddesine doğru inelim. Şimdi ki Hamamın tam karşısında Kışlık Nermin Sineması vardı. Tersane Kurtuluş Caddesinde ilerlediğimizde Ziraat Bankasının hemen yanında Kışlık Melek Sineması mevcuttu. Cumartesi ve Pazar günleri tüm Sinop halkı sinemalara akın ederdi.

Meydankapı Mahallesi Sakarya Caddesinden eski ismi Meydankapı Aralığı, şimdiki ismi Kıbrıs caddesinden aşağı doğru inelim. Dar olan Sokaktan ilerlediğimizde sağ tarafta Yazlık Nermin sineması. Biraz daha aşağı indiğimizde sol tarafta ise yazlık Melek sineması vardı. O dönemin en yaygın sanatsal faaliyetlerinden biri olan eski yazlık sinema geleneği o dönemin en fazla ilgi gösterilen alanlarından bir tanesi idi. Ne yazık ki o unutulmaz yıllar rüzgar gibi esti geçti. Eskilerin tek eğlencesi olan sinemalar televizyonların evlere girmesi ile beraber bir dönem kapanmış oluyordu.

Yine Meydankapı Mahallesinde bulunan eski bir top sahası vardı. Duvarların üzerinde oturur maç seyrederdik. Milli Bayram törenleri de burada yapılırdı. Bir de top sahasında Cahit abi vardı. Bisiklet kiraya verirdi. Para bulduğumuzda hemen buraya gelir bisiklet kiralardık.

Okullar Caddesinden Ada Mahallesine doğru gidelim. Eski zamanın en önemli faaliyetlerinden biri olan Tekke, ada mahallesinde yapılırdı. İlkbaharın gelmesi ile beraber Tekke günü Sinop, Ada mahallesine akın ederdi. Ada Mahallesine çıkışta sol tarafta çimlerin üzerinde oturulup piknik yapılırdı. Seyyid Bilal'in olduğu yerde caddenin üzerine tezgahlar açılır herkes alışveriş yapardı. Bazı insanlar ise Seyid Bilal Hazretlerine dua ederlerdi.

Bir dönemin unutulmaz güzel anılarının yaşandığı, güven duygusu ve dostlukların ön plana çıktığı, saygı ve sevginin hiç eksik olmadığı, o muhteşem yılları yaşayarak geride bırakmak zorunda kaldığımız ve unutamadığımız MAZİDE KALAN SİNOP SOKAKLARI.