".......Süreç hiç de öyle masumane şekilde gelişmiyor. GÖZ GÖRE GÖRE hızla ilerliyor ve halk henüz tam uyanmış değil. Gözlerini hafif de olsa aralamış durumda. Meydanlarda toplanan kalabalıklar bunu gösteriyor. Henüz lokal olarak yapılan grevler, direnişler, hak alma mücadeleleri gösteriyor. Bugüne kadar BİLE BİLE LADES diyenler artık YETER demeye başladılar. ............"
Ne diyordu CEM KARACA bu şarkısında;
“.....Yerel ve genel seçim
Seçin bakalım seçin
Ki dön baba dönelim
Aynı yere gelelim
Çete çeteye çatmış
Çete çete içinde
Battık buruna kadar
Cafer getir peçete
Amanieyynn
Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete...”
Bu günlere tesadüfen gelmedik. Öncelikle darbe üzerine darbe yaşanan ülkemizde yurttaşlarımız korkunun esiri oldular. Anayasayı, yasaları, kuralları tanımamazlık, hukuku ayaklar altına almak, keyfi yönetim, tek adam rejimi, yolsuzluk, her türlü yolla zengin olma, doyumsuzluk, kibirlik ve giderek asıl hedefe ulaşma içdüsü, yani dine dayalı yönetime ulaşarak demokrasiden kopuş, yurttaşlıktan kulluğa geçiş ile birlikte faşist rejimi oluşturma süreci sonucu neredeyse ülke halklarını ÜMMET’ e dönüştürme noktasına getirdi.
Süreç hiç de öyle masumane şekilde gelişmiyor. GÖZ GÖRE GÖRE hızla ilerliyor ve halk henüz tam uyanmış değil. Gözlerini hafif de olsa aralamış durumda. Meydanlarda toplanan kalabalıklar bunu gösteriyor. Henüz lokal olarak yapılan grevler, direnişler, hak alma mücadeleleri gösteriyor. Bugüne kadar BİLE BİLE LADES diyenler artık YETER demeye başladılar.
25 yıldır celladına aşık olan kitleler artık Erkin Koray’ ın Arap Saçı şarkısını daha yüksek sesle söylemeye başladı;
“Bir derdim var dinleyin ey gökteki yıldızlar
Beni benden çalarak kaybolup gitti yıllar
Aşk, aşk, aşk yüzünden ızdıraba kul oldum
Ömrüm bitti, tükendi ne kadar zalim yıllar
...
Ooof aşk yüzünden Arap saçına döndüm
Çöz beni Arap saçı çivi çiviyi söker
Budur bunun ilacı
Budur bunun ilacı...”
Evet, “Arap saçını” çözemezsek eğer, Cem Karaca’ nın dediği gibi
“Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete” olacağız.
Şimdi önümüzde bir şans var artık. Bir lider olarak çıktı ve yürüyor ÖZGÜR ÖZEL.
İçeriden ve dışarıdan tüm engellemelere rağmen bir büyük yürüyüşün başındayız. Ve artık birbirimize inanmak, güvenmek zorundayız. Bu labirentte çıkmaz için bir YOL göstericiye ihtiyacımız vardı, o YOL gösterici yürüyor önümüzde. Hainlere, baskılara, gücünü kırmak için çevresini boşaltanlara, en yakınlarını cezaevlerine tıkanlara rağmen yürüyüşünü sürdürüyor.
Yıl 1931, bakın ne diyor Mustafa Kemal Atatürk;
“Aynı cinsten olan kuvvetler müşterek gaye yolunda birleşmelidir.”
Ve yıl 1935, yine Mustafa Kemal Atatürk;
“İnkılap Güneş kadar parlak, Güneş kadar sıcak ve Güneş kadar bizden uzaktır. İstikametimi daima o güneşe bakarak tayin eder ve öylece ilerlerim, ilerlerim, parlaklığı ve sıcaklığı ilerlememe müsaade edinceye kadar ilerlerim. Tekrar ilerlemeye devam etmek üzere dururum, tekrar güneşe bakarak istikamet alırım.”
Ne diyordu NAZIM HİKMET “ Güneşi içenlerin türküsü” nde ve bizler yıllardır bu türküyü söylemiyor muyuz?
“.... Ölenler döğüşerek öldüler, güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!....”
Hangi slogan ile yola çıkmıştı siyasi iktidar; “Durmak yok, yola devam!”
Şimdi bu sloganı yok etmek ve bizim sloganımızla YOL’ a devam etmek zamanı;
“ GEMİLERİ YAKTIK, GERİ DÖNÜŞ YOK !”