"......ANA MUHALEFET partisi konumunu alan muhalifler yeniden sokağa çıkmaya hazırlanırken çok masumane gibi görünen öneriler ile birleşik muhalif hareketi bölmeye yönelmişlerdir. Ne yazık ki bu oyunu YENİ PARTİ içinde “içimizdeki İrlandalılar” kurgularken bazı yönetici ve üyelerimiz de iyi niyetli olarak oyuna gelmektedirler. ....."
İlk olarak 1999 yılında İrlanda milli takımını yendikten sonra Milli Takım Teknik Direktörü Mustafa Denizli tarafından ifade edilen “içimizdeki İrlandalılar” ; “Bizden gibi görünüp aslında karşı tarafı tutan, içeriden zarar veren, eleştiren veya başarısızlığı savunan kimseleri anlatmak için kullanılan bir deyimdir.”
Hemen hemen her sektörde, her örgütlenmede ne yazık ki içimizde İrlandalılar bulunmaktadır. İrlandalılara atfedilen bu deyim aslında başka ülkelerde, başka örgütlerde, başka sektörde de bulunmaktadır.
Aslında belki de dünyada en başta siyasi yaşamımızda olmaması gereken bu “İrlandalı tipler” sadece bulundukları örgütlere değil aynı zamanda bulundukları ülkenin halkına, halkının eğitimine, halkının refahına, halkının sağlığına vb zarar vermekte, ihanet etmektedirler.
Ülkemizde, özellikle II. Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar “aman canım siyasette olur böyle şeyler” diyerek hafife aldığımız bu deyim ne yazık ki içimizdeki İrlandalıları görmemizi engellemiş, onların verdikleri zararlar, hainlikler nedeniyle ülkemiz her dönem kaosa sürüklenmiş, gelişmesi engellenmiş, darbelerle karşı karşıya kalmıştır.
31 Mart 2024 tarihi ülkemiz için bir dönüm noktası, neredeyse bir milat olmuş ve heyecanı günümüze kadar süregelmiştir. “Ufukta bir ışık görmenin” umudu ve heyecanı halen sürmektedir. Yıllardır bırakın siyasi iktidarlara olan güvensizlik muhalefetler için de söz konusu olmuş, halkımız kime inanacağını, güvenebileceğini bilmeden oradan oraya savrulmuş, karşılarına her defasında kendinden olmayan siyasileri gördüğünde biraz da kendi yanlış tercihleri nedeniyle aciz duruma düşmüştür.
Tam bir şeyler değişir gibi olduğunda, değişme umudu doğduğunda yine “içimizdeki İrlandalılar” işbaşı yapmışlar ve umutları söndürmeye çalışmaktadırlar.
31 Mart 2024’ den bu yana siyasi iktidar tüm saldırısını CHP üzerinde yoğunlaştırmış, belediyelerden başlayarak başkanları, yönetim kadrolarını cezaevlerine doldurmuş, seçimde kaybettiği yerel yönetimleri hukuksuz bir şekilde yargılama yolunu seçerek yeni bir sindirme hareketine başlamıştır.
Ancak tam bu dönemde siyasi iktidarın oyunu ters tepmeye başlamış, CHP’ nin seçilmiş lideri ve kadroları sokağa çıkarak halk ile bütünleşme, mücadeleyi artık sokakta sürdürme yolunu seçmiştir. Anayasal ve yasal haklarını sonuna kadar kullanarak yüzbinlerin örgütlenmesini sağlayarak DEMOKRASİ talebini haykırmaya başlamıştır.
Günümüze kadar süregelen bu mücadeleyi, tüm aşamaları hepimiz biliyor, yaşıyoruz. Bir asrı aşan mazisi olan CHP’ yi durdurmak ve kapatmak için harekete geçen siyasi iktidar yandaş yargı aracılığı ile kurultaylarını iptal ettirmiş, seçimle devrilen KILIÇDAROĞLU’ nu MUTLAK BUTLAN ile KAYYUM olarak atamıştır.
“Takkenin düşüp kelin görüldüğü” bu hamle karşısında “içimizdeki İrlandalılar” da ortaya dökülmüşler, görev başı yaparak CHP’ nin kapılarını polis gözetiminde ve aracılığı ile kırarak CHP Genel Merkezini ve İl-İlçe binalarını ele geçirmişlerdir.
Fütursuzca ve gözlerimizin içine baka baka siyasi iktidar ile her türlü işbirliğine girmekte sakınca görmeyen bu İrlandalılar, birer koltuk uğruna, hırslarına, intikam ve “rövanş” alma duygularına esir olmuşlardır. Hainlikleri sadece CHP ile sınırlı kalmamış, halka ve ülkemize kadar uzanmıştır.
Şimdi de yeni bir yöntem denenmeye başlanmıştır.
YENİ PARTİ ile yeniden harekete geçen, ivme kazanan, çok kısa sürede örgütlenerek ve tüm engelleri aşarak milyonlara dayanan üyeleri ile ANA MUHALEFET partisi konumunu alan muhalifler yeniden sokağa çıkmaya hazırlanırken çok masumane gibi görünen öneriler ile birleşik muhalif hareketi bölmeye yönelmişlerdir. Ne yazık ki bu oyunu YENİ PARTİ içinde “içimizdeki İrlandalılar” kurgularken bazı yönetici ve üyelerimiz de iyi niyetli olarak oyuna gelmektedirler.
Bu oyunu içerden çökertme olarak gördüğüm için testi kırılmadan uyarı görevimi yapmam gerektiğini düşünüyorum.
Gerçekleştirilmek istenen öneri şudur; CHP’ yi tamamen boş bırakmamak, çalışmalarını içeriden izlemek, en kısa zamanda yapılacak kurultayda CHP yönetimini butlancılardan kurtarıp tekrar eski CHP’ ye dönüştürmek ve YENİ PARTİ ile birleştirmek.
Bence bu öneri, YENİ PARTİ’ yi kuruluş aşamasında zayıflatacak, yeni ayrışmalara yol açacak bir öneridir. İKTİDAR parolası ile YOLA çıkan ve hızla YOL alan partinin, üyelerinin, kadrolarının enerjisini tüketmeye yöneliktir bu öneri. Neden artık bir başka parti ile uğraşmak, bu parti CHP’ de olsa uğraşmak gereklidir?
İKTİDAR parolası ile YOL alan YENİ PARTİ’ yi durdurmaya çalışan her türlü öneri ve çalışmalara engel olmak, “İÇİMİZDEKİ İRLANDALILARI” temizleyerek YOL almak her üyenin öncelikli görevidir. Her bir parti üyesinin ülkenin kurtuluşu içinde verilen mücadele içinde yer alacağından kuşku duymuyorum. Ancak, bu “içimizdeki İrlandalılar” ister yakın arkadaşımız, dostumuz, akrabamız olsun, ister deneyimli siyasetçiler olarak kabul görmüş olsunlar mutlaka temizlenmeleri gerekir.
YENİ PARTİ’ nin ayağına taş değmeden, takılmaya çalışılan çelmelere izin vermeden yoluna devam edebilmesi için öncelik “içimizdeki İrlandalılardan” kurtulmak olacaktır.
Ne demişler eskiler; “ Düşmanımdan korkmam çünkü tanırım, dost görünen düşmanımdan korkarım çünkü zamanında tanıyamam.”
Derdimi anlatabilmişimdir umarım.
Haydi şimdi öncelikli göreve;
“İÇİMİZDEKİ İRLANDALILARI” TEMİZLEMEYE !