Bugün toprağa bırakılan her zeytin fidanı, yarının Sinop’una armağan edilmiş bir ömürdür. Çünkü bazı miraslar para ile ölçülmez; sadece zamanla, emekle ve sevgiyle büyür....

Her Yıl 26 Kasım….
UNESCO’nun “Dünya Zeytin Ağacı Günü” ilan ettiği bu tarih, insanoğlunun binlerce yıldır gölgesinde nefes aldığı, meyvesiyle, yağıyla, dalıyla ve sembolizmiyle hayatımıza dokunan bir ağacın kutlaması aslında.
Zeytin ağacı; barışın, umudun, bilgeliğin ve dayanıklılığın evrensel sembolü… Kökleri toprağın derinliklerinde, dalları ise yüzyılların tanıklığında zamana meydan okuyan bir ağaç…
Nice savaşlar gördü, nice uygarlıklar geçti, nice fırtınalar koptu ama o hep ayakta kaldı.
Çünkü zeytin, yalnızca bir ağaç değil; kadim bir kültürdür.
Bugün aslında 'zeytin ağacı gününde' yaşamın kendisini, sabrı, çalışmayı, emeği ve sürdürülebilirliği kutluyoruz.
Sinop’un zeytini yeniden doğuyor!
Türkiye’nin en kuzeyinde, Karadeniz’in en berrak kıyılarından birinde yer alan Sinop, yüzyıllar boyunca zeytin ağacının memleketlerinden biriydi. Antik çağdan kalan kayıtlar, Sinop zeytininin tıpkı Akdeniz havzasındaki örnekleri gibi kıymetli olduğunu gösteriyor.
Bir dönem unutulan, kıyıda köşede kalan bu kültür şimdi benim de için de bulunduğum bir grup tarafından yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.
Bugün Sinop’un köylerinde, yamaçlarında ve sahil şeridinde genç fidanlar toprağa kavuşuyor; eski zeytinlikler onarılıyor, yeni zeytin bahçeleri kuruluyor.
Bu yalnızca bir tarım projesi değil.
Bu, kayıp bir kültürün yeniden nefes alması, bir şehrin hafızasının toprağa yeniden yazılmasıdır.
Zeytin ağacının ömrü 500 yıl, bazı örneklerde 2000 yıla kadar uzanabiliyor. Bu da demek oluyor ki, Sinop’ta bugün dikilen her zeytin fidanı; yalnız bize değil, torunlarımızın torunlarına da miras kalacak.
Gelecek kuşaklara bırakılacak en büyük değer: kök salan bir kültür
Dünya hızla değişirken, zeytin ağacı bize önemli bir ders veriyor: Kökü güçlü olan hiçbir değer kolay kolay yok olmaz.
Bugün Sinop’ta yeniden hayat bulan zeytincilik, şehrin geleceğini doğaya, sürdürülebilirliğe ve üretime yaslayan en anlamlı girişimlerden biri. Bu çalışmalar yalnızca Sinop’un ekonomisine katkı sunmuyor; aynı zamanda gelecek kuşaklara bırakılacak sessiz ama görkemli bir miras hazırlıyor.
Bir zeytin fidanını toprağa dikmek;
Bir çocuğun eğitimine yapılan yatırım kadar derindir,
Bir şehrin kimliğini yaşatmak kadar değerlidir,
Bir ülkenin geleceğini güvence altına almak kadar anlamlıdır.
Barışın olduğu yerde bereket filizlenir
UNESCO’nun zeytine adadığı bu özel gün, aslında dünyaya da mesajdır:
Zeytin dalı, barışın sembolüdür; barışın olduğu yerde üretim vardır, bereket vardır, adalet vardır.
Sinop’un rüzgârları zeytinin kokusunu yeniden taşımaya başladığında, sadece bir ürün değil, bir kültür, bir değer, bir tarih yeniden canlanmış olacak.
Bu 26 Kasım’da, Dünya Zeytin Ağacı Günü’nde; zeytin ağacının gölgesine sığınalım, sabrını örnek alalım, köklerinden güç alalım.
Ve unutmayalım:
Bugün toprağa bırakılan her zeytin fidanı, yarının Sinop’una armağan edilmiş bir ömürdür.
Çünkü bazı miraslar para ile ölçülmez; sadece zamanla, emekle ve sevgiyle büyür.
