Atatürk'ün büyüklüğünü anlatmaya gerek var mıdır bilmiyorum.? Bugün hemen her kesimden insanın bir çığ gibi Anıtkabir'i ziyaret etmesinden, o hemen her alanda bütün fikirleri olan bir dâhidir. Bunun birçok örneği vardır. Arkeolojiden, sanata bilimden kültüre hele ki o dönem için yeni bir sanat olan sinema sektöründe bile izi bulunan hatta ‘’yönetmeni diğer oyunculara nasıl davranıyorsan bana da öyle davran’’ diyecek kadar sanatçıya saygısını gösterebilmiş erdem sahibi bir insandır. Ama her şey bir tarafa bir sözü vardır ki, kimsenin aklından çıkmaması gerekir. O söz de Atatürk'ün üstün kişiliğini anlatır. Hemen her alanda ender ve üstün fikirlere sahip olan Atatürk bu sözüyle adeta gençlere ve gelecek nesillere bir vizyon kazandırmıştır. O söz “Eğer benim fikirlerim bir gün bilimle çatışırsa bilimi seçin” demiştir. Anıtkabir sadece sıradan bir anıt mezar değildir orada yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin bilime, sanata, doğaya ve tarihe ne kadar önem verildiğinin bir simgesidir. Bunu o eseri yapan planlayan tasarlayan tüm değerli insanların Cumhuriyetin dışa vurumu olarak algılamak gerekir. Bu nedenledir ki bugün hala binlerce insan tarif edemediği belki de dışa vuramadığı duygularla atasın huzuruna çıkmaktadır. Herkesin gönlünde yatan bu ulvi değer Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar kıymetli olduğudur. Bu gerçekten üstün erdemli ve mütevazi bir kişiliğin dışa vurumudur. Bu söz öyle basit veya yabana atılır bir söz değildir. Bilimin değerini gençlere anlatmanın bu kadar güzel bir yöntemi, ancak bu kadar seçilebilirdi. Bilim hepimizin ışığı olmalıdır.

Bir toplumu ve bir ülkeyi kalkındıracak yegane güç bilimdir, sanattır. Bunu da Atatürk defalarca dile getirmiştir. Bu değeri anlamak ve bilmek gereklidir. Günümüzde gelinen süreç bir takım kirli ellerin tüm bu değerleri yerle bir etmek için ciddi manevralar oluşturduğudur. Bunu görmemek imkansızdır. Eğitimi, sözde ileri getirmeye çalıştıklarını söyleyen zihniyetin adını bile “maarif modeli” takarak aslında eskiye taşımak istediklerinin dışa vurumu olduğunu görmemek saflık olur. Ne yazık ki bugün adeta yapboza dönen eğitim modellemeleri şöyle objektif bir değerlendirme yaptığımızda bilimin ve sanatın soyutlandığı bir eğitim modeli oluşturulmaya çalışıldığı açık ve net görülecektir.

Birileri okuma yazma oranının yüzde beşlerin altında olduğu Osmanlı dönemlerini çok özlüyor olabilir ama bu özlemi yaşayanların bu ülkeyi seven insanlar olmadığı çok açıktır. Bu ülke büyük acılarla kuruldu ve bu heveslilerin de hevesi illaki kuşaklarında kalacaktır. Çünkü unuttukları bir şey var. Bizim yol göstericimiz bunların varlığını da bize bildirmiş ve bunların dışarıda olacağı gibi içimizde de olacağını bize anlatmıştır. Son söz olarak şunu söyleyeyim bilim hepimizin umudu ve ışığı olmalıdır.

Bilimle ve sanatla kalın.

DEĞERLİ OKURLARIM,

Sizlerden ricam, aşağıdaki linkleri ayrı ayrı tıklayarak haber kolektifin hesaplarına abone olmanız, takibe almanızdır. Bu ciddi yayın organını hep beraber güçlendirerek sesimizin daha güçlü olmasına katkı sağlamanızdır. Ne kadar kalabalığız, hep beraber o kadar güçlüyüz.

http://www.haberkolektif.com
https://www.youtube.com/@HaberKolektif

https://www.instagram.com/haberkolektif/?igsh=MThneHdwaGNpcWRmOQ%3D%3D#

https://x.com/haberkolek84891?s=11

https://www.facebook.com/people/Haberkolektif/61579142911001/