"............Kimlerdi bu alçakça pusuları kurup arkadan vuran faşistler? Var mı bilenimiz? YOK! Ancak birer alçak faşistler olarak söz ediyoruz onlardan. Ve kapitalist/emperyalist düzenin uygulayıcıları, maşaları, gizli örgütleri korudu, kolladı katillerini onların. Çoğu faili meçhul olarak kaldılar. Milletvekili olarak seçilenlerin tamamı, onların katlinden günümüze kadar her meclis kürsüsüne çıktıklarında NAMUS SÖZÜ verdiler, ............."


ERTUĞRUL BİLGİLİ, ÖNER SEMİZ, SELAMETTİN ARSLAN, YUSUF BAŞ, MUSTAFA GÖKÇELİ, SATILMIŞ KARACABEY ….

Onlar SİNOP’ umuzun yılmaz birer savaşçı devrimcileri idiler. Onlar birer DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN, MAHİR ÇAYAN, İBRAHİM KALPAKKAYA, SİNAN CEMGİL, ÖMER AYNA idiler SİNOPLULAR için.

Onlar halen aramızdalar, yaşıyorlar, bedenleri olmasa bile düşünceleri ile, ideolojileri ile, yiğitlikleri ile yüreklerimizde yaşıyorlar. Onlar SOSYALİST idiler.

TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE hayali ile yaşadılar kısacık ömürlerini. Sınıfsız, sömürüsüz, daha adil, paylaşımcı bir ülke için savaştılar. Onlar 25-30 yıllık yaşamlarının 10-15 yılını, en güzel gençlik yıllarını ülkeleri için seve seve feda ettiler. Ölümden, asılmaktan, kurşunlardan korkmadılar. Yürürdüler düzen yanlısı iktidarların, faşistlerin üzerine. Kahpece pusulara düşürülerek katledildiler. Ancak yok edemediler eli kanlı faşist katiller onları. ERTUĞRUL, ÖNER, SELAMETTİN, YUSUF, MUSTAFA, SATILMIŞ ve diğer yiğit devrimciler unutulmuyorlar, ASLA UNUTULMAYACAKLAR! Onları katledilenleri hatırlayan var mı? İsimleri nedir? Kimlerdi bu alçakça pusuları kurup arkadan vuran faşistler? Var mı bilenimiz? YOK! Ancak birer alçak faşistler olarak söz ediyoruz onlardan. Ve kapitalist/emperyalist düzenin uygulayıcıları, maşaları, gizli örgütleri korudu, kolladı katillerini onların. Çoğu faili meçhul olarak kaldılar. Milletvekili olarak seçilenlerin tamamı, onların katlinden günümüze kadar her meclis kürsüsüne çıktıklarında NAMUS SÖZÜ verdiler, katillerin yakalanıp hesap vermelerini sağlamak için. Ne başbakanlar, bakanlar, vekiller, hatta cumhurbaşkanları geldi geçti, tutmadılar sözlerini, bugünküler dahil. Sadece mezarları başına gidip göstermelik anmalara katıldılar, katılıyorlar. Yine SÖZ veriyorlar NAMUSLARI, ŞEREFLERİ üzerine. Mezarlığın çıkış kapısında yine unutuyorlar verdikleri SÖZÜ!

Ama, Onları unutmayanlar da var ...

Binlerce arkadaşları, yoldaşları var ülkenin her yanında. Her yıl anarak hem anılarını, hem mücadele meşalesinin ateşini tazeliyorlar, hem de gençlere anlatıyorlar onları. DOLMABAHÇE’yi, 6. FİLO’yu, KIZILDERE’ yi, NURHAK DAĞLARI’ nı, ODTÜ’ yü, ÜNİVERSİTE BOYKOTLARI’ nı, İŞGALLERİ’ ni, İŞÇİ HAREKETLERİ’ ni, GREVLER’ i, MADENCİLER’ i, AĞIR SANAYİ İŞÇİLERİ’ ni, 1 MAYISLAR’ ı, MADIMAKLAR’ ı, KAHRAMANMARAŞLAR’ ı, ÇORUM’ ları, FAİLİ MEÇHULLER’ i, ÖZEL HARP DAİRELERİ’ ni, ZİVERBEY KÖŞKÜ’ nü, SANSARYAN HAN’ ı, CEZAEVLERİ’ ni, İŞKENCELER’ i anlatıyorlar.

Yeni ERTUĞRUL’ lar, ÖNER’ ler, SELAMETTİN’ ler, YUSUF’ lar, MUSTAFA’ lar, SATILMIŞ’ lar yetişiyor günümüzde.

6 MART günü yine ERTUĞRUL BİLGİLİ yoldaşımızın kabri başındaydık arkadaşları, yoldaşları olarak. Onu ve diğer yürekli devrimcileri unutmadığımızı bir kez daha seslendirdik. Yüreğimizin bir parçası olarak yaşadıklarını anlattık onlara. Bizi duyduklarından, gördüklerinden şüphemiz yoktu, onlar da yanımızda, aramızda idiler çünkü. Meslektaşları, işçiler, emekçiler, öğretmenleri, sınıf arkadaşları ve Sinop Belediye Başkanımız ile CHP Sinop İl Başkanı birer anma konuşması yaptılar. Hepsinin anlatımları, özellikle okullardaki sınıf arkadaşları ve öğretmenlerinin konuşmaları ile 46 YIL öncesine gittik. Tam 46 YIL olmuş ERTUĞRUL’ un katledilişi. Zaman çabuk geçiyor.

Bazen düşünüyorum da, bu yiğit devrimciler bugün 65 ile 80’ li yaş aralığında olacaklardı katledilmeselerdi. Ve soruyorum kendime ülkemiz bugünkü gibi mi olurdu? Ekonomisi can çekişen, yoksulluğu zirve yapmış, emekçisinin, emeklisinin ücretleri, asgari ücretler AÇLIK SINIRININ altında kalmış, Ortadoğu bataklığına saplanmış mı olurdu? Emekli maaşları ile açlık sınır arasında neredeyse 1 KAT, yoksulluk sınırı arasında 6 KAT fark olur muydu? DEMOKRATİK, LAİK, SOSYAL HUKUK DEVLETİ niteliğini kaybetmiş, uğruna milyonların can verdiği CUMHURİYET yok edilme noktasına gelir miydi? Elbette ki gelmezdi. 12 MART, 12 EYLÜL bu güzel ülkenin, bu üretken, kendi yağıyla kavrulan ülkenin başına balyoz gibi indi. Günümüz siyasi İslamcılarına teslim etti ülkeyi.

Yeniden kalkacağız ayağa, kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü bu ülkenin gençlerinin kanlarında, yüreklerinde KURTULUŞ SAVAŞINDA, BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNDE, DEMOKRATİK, LAİK, SOSYAL HUKUK DEVLETİ’ nin oluşmasında canını veren, gazi olan dedelerinin, ninelerinin ruhları var.

Bizim de ERTUĞRUL BİLGİLİ’ ye, ÖNER SEMİZ’ e, SELAMETTİN ARSLAN’ a, YUSUF BAŞ’ a, MUSTAFA GÖKÇELİ’ ye ve SATILMIŞ KARACABEY’e bir sözümüz var. Onları her yıl kabirleri başında anıyoruz. Söz vermiştik onlara, Sinop kent merkezinde oluşturulacak bir DEMOKRASİ PARK’ ında onları yaşatmaya.

Biliyoruz ki SİNOPLU Sosyal Demokratlar, Sosyalistler, Devrimciler, biz yoldaşları kadar Belediye Başkanımız METİN GÜRBÜZ ve CHP’ li Belediye Meclis Üyeleri ile İl Genel Meclisi üyeleri, CHP Milletvekilimiz BARIŞ KARADENİZ, CHP İL VE İLÇE ÖRGÜTLERİ’ de hassaslar bu konuda.

Şimdi gün DEMOKRASİ PARKI’ nı oluşturup bu yiğit yoldaşlarımızın anılarını sonsuza kadar bu parkta yaşatma günüdür.

Nazım Hikmet’ in dediği gibi;

“Ölenler

döğüşerek öldüler;

güneşe gömüldüler.

Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

Akın var

Güneşe akın!

Güneşi zaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!.. “

Bizler sözümüzü tutmanın mutluluğu içinde onlarla buluşmak istiyoruz.

HAYDİ, GÖREV BAŞINA YOLDAŞLAR!