Bir süre önce İşçi Haklarını savunurken önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in bu kez de hücreye atıldığı ve kötü muamelelere uğradığı ortaya çıktı. Türkmen'in hücreye atıldığı avukatının ziyareti ile ortaya çıktı. Yeniçağ gazetesinin haberine göre Sendika suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.

EĞİTİM-İŞ  "HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ, MÜCADELEYLE KAZANACAĞIZ!"
EĞİTİM-İŞ  "HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ, MÜCADELEYLE KAZANACAĞIZ!"
İçeriği Görüntüle

Bir dönem Sinop'a da gelen ve bir Tekstil fabrikasında çalışan işçilerin alacakları için mücadele eden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'e Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sinop İl Örgütü sahip çıktı.Ti̇p İl Bşkanı Ergül TİP Sinop İl Başkanı Sinan Raci Ergül yaptığı açıklamasında "16 marttan beri tutuklu bulunan ve şimdi de hücreye kapatıldığı açıklanan Mehmet Türkmen yalnız değildir. Sinop'a kadar gelen ve işçi haklarını savunan Genel Başkanın durumunu takip ediyoruz. Yaşananlar kabul edilemez " derken, bazı yurttaşlar ise " Mehmet Türkmen'in Sinop'ta bile izleri var. Ancak ne hikmetse TİP'ten başkası suskun" dediler.

Türkiye İşçi Partisi Sinop İl Örgütü Emek birimi tarafından yapılan açıklamada "Sinop'ta Tekstil işçilerinin haklarının gaspında ortak mücadele ettiğimiz, yol arkadaşımız BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, maaşlarını alamayan işçiler için yaptığı basın açıklamasındaki ifadeler nedeniyle 16 Mart günü tutuklanmış ve Gaziantep Cezaevi’ne konulmuştur. Cezaevinde, başka bir tutuklunun tedaviye erişiminin sağlanması için cezaevi görevlileriyle yaptığı görüşmede yaşanan tartışma sonucu hücre cezasına maruz bırakılmıştır. Cezaevlerinde yaşanan kötü yaşam koşulları, sağlık hakkına erişimdeki engeller ve mahpuslara yönelik kötü muamele derhal son bulmalıdır. İşçilerin haklarını savunurken tutuklanan Mehmet Türkmen’in, cezaevinde de diğer mahpusların hakları için mücadele ettiği sırada kötü muamele ile karşılaşması kabul edilemez. Emeğin ve insan onurunun yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, cezaevlerinde hak ihlallerine son verilmesi için acil adımlar atılmasını talep ediyoruz." denildi.

TİP'in basın açıklaması sonrasında görüşlerini sorduğumuz ancak isim vermek istemeyen bir çok tekstil çalışanları " Mehmet Türkmen son yılların sendikacılık alanında en önemli ismi olmuştur. İşçiler adına özellikle Gaziantep'te yaptığı mücadeleler ile bilinen Mehmet Türkmen Sinop'ta da hakları gasp edilen işçiler için Sinop'a kadar gelmiş bir sendikacı. Son yaşananlar üzücü ancak Mehmet Türkmen'e yalnızca TİP'in sahip çıkması da üzücü bir durum. TİP'in yanısıra keşke kendilerinin hak, hukuk, emek mücadelesinde olduğunu söyleyen tüm parti ve Demokratik kitle örgütleri de Mehmet Türkmen için Sinop'tan ses yükseltseler. Ama ne hikmettir ki, diğerleri suskunlar" dediler.

Mehmet Türkmen'in durumunu sayfasına taşıyan Yeniçağ Gazetesi'nin haberine göre Türkmen'in bir hasta hükümlünün durumunu savunması üzerine hücreye alındığı öğrenildi.

Yeniçağ'ın haberi şöyle;

TARTIŞMA "HASTA MAHPUS" TALEBİYLE BAŞLADI

Sendika avukatının cezaevi ziyareti sonrası kamuoyuyla paylaşılan bilgilere göre olay, Türkmen’in koğuşundaki hasta bir tutuklunun durumunu yetkililere bildirmek istemesiyle patlak verdi. İddiaya göre; Türkmen, hasta tutuklunun tedaviye erişememesi ve öz bakımını gerçekleştirememesi üzerine cezaevi görevlileriyle görüşmek istedi. Ancak bu talep, kısa sürede gerginliğe ve fiziki müdahaleye dönüştü.

"YAKA PAÇA HÜCREYE GÖTÜRÜLDÜ"

BİRTEK-SEN tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkmen’in maruz kaldığı muameleye ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"Genel Başkanımız, koğuştaki bir tutuklunun sağlık hakkını savunduğu sırada cezaevi görevlileri tarafından 'yaka paça' şekilde darp edilerek hücreye götürülmüştür. Sevk esnasında 'askı' yöntemi olarak bilinen kötü muameleye maruz bırakılmıştır."

CEZAEVİ KOŞULLARINA SERT ELEŞTİRİ

Açıklamada sadece Türkmen’in durumu değil, cezaevindeki genel yaşam koşulları da eleştirildi. Koğuşların kapasitesinin üzerinde dolu olduğu, hijyen sorunlarının baş gösterdiği ve sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu vurgulanırken, bu durumun bir "insan hakları ihlali" olduğu savunuldu. Yaşananları "kabul edilemez" olarak nitelendiren BİRTEK-SEN, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.