".........Derin bir hayat çizgisini barındırır içinde solmuş bir fotoğraf. Elimize aldığımızda fotoğrafa uzun uzun baktığımızda içimiz titrer bir anda ve kalbimizin üzerinde getirir sanki kucaklarız o fotoğrafın içinde bulunan insanları. İşte o an içimizdeki engelleyemediğimiz duygu doruk noktasına ulaşır hemen gözlerimiz buğulanır ve yere düşen bir damla yaş, esasen geçmiş yıllara ve kaybettiklerimize hasret ve özlemdir. .............."


Geçmişe gitmek ve geçmişte yolculuk yapmak. Sadece hayalimizde canlandırmakla yetindiğimiz geçmiş bir zaman. Bir daha asla yaşanmayacak o yılların içinde çocukluğumuz ve eskilerde kalan anılar ve hatıralar. Geçmiş esasen çok uzun bir yol ve oraya sadece hayal yolculuğu yaparak gitme imkanımız var. Tabi ki, orada bir hayat yaşanmış ve bu hayatın içinde sevinç, mutluluk, hüzün ve göz yaşı vardı. Geçmiş yılları içinde saklı tutan kenarları yırtılmış ve yıpranmış bir eski fotoğraf her zaman bizim büyük sevinç kaynağımız olmuştur. O siyah beyaz solmuş fotoğrafın içine sığdırılmış bir ömür var, hayat var, yaşanılmış sevinçli ve acı günler var. Tabi ki, bir insanın en büyük serveti olan hayatın elimizden çaldığı çocukluğumuz ve gençliğimiz var. Esasen geçmişi aydınlatan bir ışık ve özlemdir fotoğraf. Bazen konuşursun eski fotoğrafla, bazende fotoğrafa bakarken dalar gidersin ve bir daha asla geri gelmeyecek bir anneye ve babaya özlem duyar göz yaşlarını tutamazsın. Bir fotoğrafa bakarken gülebilmek, diğer fotoğrafa bakarken ağlamak, insanı karmaşık duyguları içinde bir arada hüzün ve sevinci yaşatabiliyor geride bıraktığımız geçmiş yıllar.
Hızlı bir şekilde akıp giden geride bırakılan zamana bakmak duyguların doruk noktasına ulaştığı bir fotoğrafın içinde geçmişi özlemek ve geçmişi canlı tutmaktır. Durdurulmuş bir hayat vardır o küçük fotoğrafın içinde. Zamanı geri getiren büyük duygular, sevinç ve üzüntülerin yaşandığı bir ruh halidir eski fotoğraflar.
Derin bir hayat çizgisini barındırır içinde solmuş bir fotoğraf. Elimize aldığımızda fotoğrafa uzun uzun baktığımızda içimiz titrer bir anda ve kalbimizin üzerinde getirir sanki kucaklarız o fotoğrafın içinde bulunan insanları. İşte o an içimizdeki engelleyemediğimiz duygu doruk noktasına ulaşır hemen gözlerimiz buğulanır ve yere düşen bir damla yaş, esasen geçmiş yıllara ve kaybettiklerimize hasret ve özlemdir. İçinde bazen aşkı, bazen sevgiyi bazende nefreti barındırır eski bir fotoğraf. Fakat hepsinin ortak noktası ise yılların sessizce geçmesine rağmen zamanın dahi silemediği siyah beyaz fotoğraflar. Esasen geçmişin bir aynasıdır eski bir fotoğraf. Geride bırakmış olduğumuz tüm yıllarımız o küçük karenin içinde saklıdır. O kadar çok şeyi anlatır ki, bazı içimizde bir fırtına koparır, bazı çocukluğumuza baktıkça güleriz, bazende geçmiş anılar insani göz yaşlarına boğar ve sanki gözümüzün önünden canlanır geçmiş yıllar. Bu kadar yoğun duygu sonrasında ise elimizde kalan sadece göz yaşlarıyla ıslanmış eski bir fotoğraf.
İnsanların eski zamanı hatırlama ihtiyacı duyması eskiye bir özlem ve hasrettir. Bir daha eski yıllara gitmek asla mümkün değildir. O dönem yaşanılmış ve ömrümüzün bir bölümünü orada bırakarak bu günlere kadar gelebilmişiz. Eğer o günlere tekrar geri gitmek istiyorsak sadece eski bir küçük fotoğraf karesinde yolculuk yaparak gidebiliriz.
Dakikalarca baktığımız ve gözlerimizi ayıramadığımız bir fotoğraf bizlere o kadar çok şeyi anlatır ki. Çocukluğumuzun geçtiği bir mahalleyi eski bir fotoğrafta görmek bizi hem sevindirir hemde içimizde bir burukluk yaşatır. İşte burası benim mahallem, buralarda ne anılarımız vardı duygusuna kapılırız. Esasen çocukluğumuzu, geçmiş yıllarımızı ve çocukluk arkadaşlarımızı o eski fotoğraf karesi içinde bırakarak şimdiki yaşantımıza ve yaşımıza ise uzun bir yolculuk sonrası gelebildik.
Zaman o kadar hızlı akıyor ki, yakalamak neredeyse mümkün değil. Bir bakmışsın geride bıraktığımız yıllar ne çabuk geçmiş. Yılların vermiş olduğu yorgunluk sonrası simsiyah saçlarımıza düşen beyaz aklar ve uzun bir yaşam sonrası hayatın bizlere en acı sürprizi ise artık yaşlanıyoruz ve bunun en büyük göstergesi saçlarımıza düşen işte o beyaz renkler. Fakat hayatın bizlere verdiği yıllar üst üste katlandığında geçmiş zamana özlem ve hasret daha fazla artar ve işte o zaman tek tesellimiz geçmişin mirası olan bir eski fotoğraftır.
Bizleri geçmiş zamanda yolculuk yaptıran ve eski günleri tekrar gözümüzün önüne getiren içinde anı ve hatıralarını barındıran yılların hazinesidir eski bir fotoğraf. Evimizin duvarına asılmış eski ve solmuş bir fotoğraf o kadar çok şey anlatır ki, sanki sana bakıyor veya gülüyor hissi yaratır insanın içinde. Bir anda konuşmak veya dertleşmek istersin. Fakat sonra anlarsın ki, sadece duvarda asılı bir fotoğraf olduğunu. Bizlere bazen sevinç, bazen de hüzünlü anlar yaşatan, geçmiş yılları bizlere miras olarak bırakan ve o yıllara ait elimizde kalan sadece ESKİ BİR FOTOĞRAF.