"............Ancak son dönemde yayınlanan araştırmalar, özellikle pandemi etkisiyle daha da ağırlaşan ekonomik şartlar sebebiyle yereldeki pek çok kurum bütçe yetersizliği veya finansal problemlerle ilişki olarak kapasite küçültme veya yayından tamamen çekilme kararı alırken pandemiden sonraki dönemde artan siyasi ve ekonomik baskılarla ilişkili olarak yerel medya kurumlarının sayılarında ciddi bir düşüş olduğu ortaya koyuyor. ............."
Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’deki yazılı basının büyük çoğunluğunu yerelde faaliyet gösteren medya kurumları oluşturuyor. İletişim, haber alma/verme ve ifade özgürlüğünün yerel ölçekteki temel uygulayıcıları olarak, bu medya kuruluşları aynı zamanda yerelde demokrasi ve insan haklarının denetimi açısından da kilit bir rol oynuyor.
Sektöre giren yeni finansal aktörler ve değişen medya sahipliği ile birlikte 80 ve 90’lı yıllarda yerel basın kuruluşlarının yayın kapasitesi ve bölgesel hakimiyeti güçlenirken, bu yıllarda ilk kez kurulan yerel televizyon ve radyo kanalları yerel medyanın etki alanını daha da genişletti.
Sektör içerisindeki geniş kapsamı ve yerelde demokrasi açısından taşıdığı bu kritik öneme rağmen yerel medyanın sorunları basın özgürlüğü tartışmalarında genellikle ulusal ve alternatif medyada yaşanan problemlerin gölgesinde kalıyor. Ancak son dönemde yayınlanan araştırmalar, özellikle pandemi etkisiyle daha da ağırlaşan ekonomik şartlar sebebiyle yereldeki pek çok kurum bütçe yetersizliği veya finansal problemlerle ilişki olarak kapasite küçültme veya yayından tamamen çekilme kararı alırken pandemiden sonraki dönemde artan siyasi ve ekonomik baskılarla ilişkili olarak yerel medya kurumlarının sayılarında ciddi bir düşüş olduğu ortaya koyuyor.
Türksat uydusu üzerinden yayın yapan yerel ve bölgesel televizyon kanalları, bulundukları şehrin kültürünü, haberlerini ve etkinliklerini geniş kitlelere ulaştırıyor.
Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ne bir göz atarsak Samsun’da televizyon kanalı yok (vardı kapandı), Sinop’ta yok, Giresun’da yok, Artvin’de yok!
Nerede var?
Ordu’da 2, Rize’de 1, Trabzon’da 1.
Karadeniz Bölgesi’ndeki bazı illerde yerel gazeteler birleşti, resmi ilan alan gazete sayısı azaldı.
Örnek vermek gerekirse;
Ordu’da 9 gazete 3’e,
Artvin’de 5 gazete 1’e,
Bayburt’ta 3 gazete 1’e,
Rize’de 9 gazete 1’e,
Tokat’ta 9 gazete önce 3’e sonra 1’e,
Amasya’da 5 gazete 1’e,
Karabük’te 7 gazete 1’e,
Çorum’da 7 gazete 3’e,
Bartın 5 gazete 1’e,
Bolu 2 gazete 1’e,
Kastamonu 6 gazete 3’e,
Zonguldak’ta 4 gazete 1’e,
Sinop’ta 4 gazete 2’e düştü.
Trabzon, Giresun, Samsun’da yerel gazeteler birleşme önerisine sıcak bakmadı.
Diğer bölgelerde yaşanan birleşmeler sonucunda son dört yılda resmi ilan vasıflı gazete sayısı 1100’den 478’e düştü.
Sonuç olarak yerel gazetelerin birleşmesi yerel medyanın içinde bulunduğu sorunları çözme konusunda yetersiz kaldı ve beklenen etkiyi yapmadı. Yerel gazetelerin birleşmelerinin olumlu sonuçlar verdiğini söyleyen gazeteci sayısının çok az olduğunu gözlemliyorum. Birçok gazete birleşti ancak, gazete tirajlarında bu doğrultuda artma yaşanmadı.
Gazeteleri birleştirerek azaltma politikası sonucu yerel demokrasinin çok sesliliği kısıtlandı.