Yirmi Birinci Ülke…

'........... Özellikle Çin daha önce Venezuela’daki dayanaklarını yitirme tehlikesini yaşadı, bu durumda İran da elden giderse çok zorlanacağı açık, ciddi ekonomik kayıplara ve güç yitimine uğrayacak gibi. Rusya ise aynı nedenlerle bu coğrafyadan uzaklaşma riskiyle karşı karşıya. Fizikte kuraldır; boşluklar hemen dolar! ......................'


“Çok zorunlu bir neden olmadıkça savaş bir cinayettir!” Aklı başında herkesin destekleyeceği bu söz, sadece hırsı aklının önüne geçmiş, akıl sağlığı sorgulanabilecek, kendi hayallerini yaşatmak için istediğini yapacak, astığını asacak kestiğini kesecek, kimseye hesap vermeyecek caniler için geçersizdir.

Birinci ve ikinci dünya savaşlarını yaşamış, milyonlarca insanın ölümünü, savaş artığı olarak kaldığını, açlığı, sefaleti görmüş bu insanlık nasıl oluyor da aynı hataları yinelemekten geri durmuyor? Teknolojinin ışık hızıyla arttığı, uzay çağının bile geride kaldığı bir dönemde insanoğlu nasıl oluyor da halen böyle canilere fırsat verebiliyor? Dünyadaki iki yüze yakın ülke nasıl birkaç cani ruhlu lidere teslim olabiliyor? Neden barışı savunacak örgütler gıkını çıkarmıyor?

Zor sorular… İnsanoğlu “rüzgâr ekti, fırtına biçecek!” Adına “para” denen kağıt parçasının gücünü korumak adına, tüm dünya canlılarının ortak malı olan doğaya sahip olmaya kalkanlar, doğal dengeyi dönüşümsüz bozarak rüzgâr ekmekteler… Kendi ülkelerinde varsa da azalan ya da biten, bu nedenle diğer ülkelerdeki bu kaynaklara -dünyada tek güç olabilmek adına- el koymaya kalkanlar insanlığın başına gelebilecek en büyük felaketi hazırlamaktalar… Milyonlarca yılda oluşan bu kıymetli maden ve yakıtlar, hatta henüz bazı ülkelerde farkına varılmasa da çok yakında tüm insanlığın en büyük gereksinmesi olacak olan temiz içme suyu, kötü ve hırslı kullanımla hızla tükenmektedir! İşte fırtına biçme zamanı da yaklaşmaktadır.

Bir ülkenin halkı “hak ettiği şekilde yönetileceğinden” başkalarının iç işlerine karışmayı doğru bulmam. Oranın halkına ancak demokrasi, insanın değeri, hak, hukuk ve adalet kapsamında bilgi aktarmak doğaldır ama bundan fazlası yanlıştır. Kaderlerini kendileri belirlemelidir. Bu nedenle bir Amerikan manyağı ve kendi gibi birkaç saldırganın yıllar öncesinde yürürlüğe koyup adım adım uyguladığı BOP projesinin ne olduğunu ve nasıl işlediğini anlayamayan kişilerin yaşadıklarımızı gözlerine sokmak zorundayız. Kendini Müslüman gören atmışa yakın ülkenin nasıl bu tuzağa düştüğünü, kendi ırktaş ve dindaşlarına saldırdığını, projenin bir parçası olduklarını görmemiz gerekiyor. Yıllardır uygulanan “böl-parçala-yönet” ilkesiyle bu günlere gelen taşların döşendiğini anlayamayanlara omuz verenlerden bugün düştükleri durumu anlamaları beklenemez. Bu nedenle iş başa düşüyor;

Ey BOP’a destek veren ülkelerin halkları! Planın parçası olan yirmi iki ülkenin yirmincisi olan İran da bombalanıyor! Amerikan manyağı ve evlatlığı İsrail canisi, İran’ın ileride kendilerine kafa tutabileceğini savunarak(!), ellerinde sayısız Nükleer Başlık bulunduğu halde başkasında olunca tehdit savıyla bunları yok etme hakkını da kendilerinde bulup İran’ı bombalıyorlar! Çoluk-çocuk insanları öldürüyorlar. Tüm dünya da sessizce seyrederek bu suça ortak oluyor! Tek tük cılız çıkışlar hariç tüm gözlerin Çin, Rusya ve Türkiye’de olması doğalken henüz onlardan dişe dokunur bir açıklama çıkmıyor.

ABD, temel amacının doğal kaynakları ele geçirip para ve gücü tek elde toplamak olduğunu, bunun için kimseye hesap vermeden her türlü cinayeti işleyebileceğini söyleyebiliyor! Amacı, BOP ile Orta Doğu ekonomik gelir yolu/köprüsünü ve bu yörenin doğal kaynaklarını ele geçirmek. Böylece Rusya ve Çin’e ekonomik yönden de ayar vermeyi hedeflediği kesin… Özellikle Çin daha önce Venezuela’daki dayanaklarını yitirme tehlikesini yaşadı, bu durumda İran da elden giderse çok zorlanacağı açık, ciddi ekonomik kayıplara ve güç yitimine uğrayacak gibi. Rusya ise aynı nedenlerle bu coğrafyadan uzaklaşma riskiyle karşı karşıya. Fizikte kuraldır; boşluklar hemen dolar! Elbette bu boşluğu ABD ve İsrail dolduracaktır. Kuvvetler dengesinde çok büyük bir bozulma kaçınılmazdır.

Bize gelince; BOP eşbaşkanlığı, İsrail madalyaları bir tarafta, el altından ticaret yürütmeler öte tarafta, ara sıra kabadayıca çıkışlar beri tarafta… Yıllardır Arap Baharı’nı alkışlayanların bugün BOP’un neler getireceğini anlaması, yirmi ikinci ülkenin Türkiye olduğunu görmesi mümkün müdür?

Komşu ülkelerle iyi geçinmemenin yaşatacağı sıkıntıları bunca olaylardan sonra bile öğrenemeyenler, şimdi bu savaştan sonra da sınırımızdan olacak göçlerin, sınırın kapatılmasının, ticaretin durmasının getireceği yükleri nasıl karşılayacağımızı bilemiyoruz; daha önceki yaptıklarına bakınca umutsuzluk artıyor. Yirmi bir ülkede “coğrafi durum, siyasi ve idari yönetim” değişirken göremeyen, hatta destek verenlerin, şimdi yirmi ikinci ve son ülke olduğumuzu anlayacaklarına inanacak mıyız?

İş yine halka düşecek; “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” diyemedikçe işimiz çok zor! Kahrolsun savaş çığırtkanları, katiller ve destekçileri!