BASINA VE KAMUOYUNA; " Kamuoyunda son günlerde artan bilgi kirliliği, çarpıtılmış paylaşımlar ve sosyal medya manipülasyonları nedeniyle ciddi biçimde yanıltıldığı görülmektedir. Özellikle trol hesaplar tarafından sistemli şekilde yürütülen kışkırtmalar hem toplumsal huzuru hem de karar verici makamları etkileyecek seviyeye ulaşmış, süreci son derece tehlikeli bir noktaya taşımıştır. Öyle ki, sokakta kedilerin bile beslenmesinin yasaklanması konuşulmakta; bazı valiler ve kurumlar bu doğrultuda uygulamalara dahi başlamaktadır.
Sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin beslenmesinin yasaklanması, hem 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na hem de Türk Ceza Kanunu’na açıkça aykırıdır. 7527 sayılı değişiklikle güncellenen kanunda sokak hayvanlarının beslenmesinin yasak olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Aksine, sahipsiz hayvanların bakımından, beslenmesinden ve korunmasından yerel yönetimlerin sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle kanunda yer almayan bir yasağın uygulanması hukuken mümkün değildir.
Belediyelerin veya valiliklerin “besleme yasağı” adı altında aldığı kararlar, TCK 257 uyarınca görevi kötüye kullanma niteliği taşımaktadır. Kanunun devlete yüklediği bir sorumluluğun tersine hareket edilmesi cezai sorumluluk doğurur. Sahipsiz hayvanların beslenmesini engellemek hem kanuna hem de hayvanların yaşam hakkına aykırıdır.
Ayrıca bugün yürütülen toplama uygulamaları ile barınak ve yaşam alanlarının mevcut hali, yalnızca kedi ve köpek ölümlerine yol açarken sokakta kendi halindeki kedileri bile ölüme göndermek istemek hiçbir vicdanın kaldırabileceği bir yük değildir. Şehir merkezlerinde farelerin zehirle öldürüldüğü, kuşların olmadığı, çöp kutularının kapalı olduğu metropol şehirlerinde bir kedi kendi yiyeceğini bulur, doğanın kanunu bu demenin bilimsel hiçbir açıklaması yoktur. Bu bilinçli bir şekilde doğadaki insan dışındaki tüm canlılara savaş açmak onları ölüme göndermektir. Bu durum tüm vicdan sahibi insanların kalbini yaralamakta ve devlete karşı kırgınlık yaratmaktadır.
Bugün gelinen süreçte bizleri en çok endişelendiren ve bu sürecin en tehlikeli yönü, trol ordusunun sistematik kışkırtmalarıyla yaratılan baskının kamu görevlilerini dahi etkiliyor olmasıdır. Manipülasyonlar üzerinden idari karar alınması, hukukun yerini algının almasından başka bir şey değildir ve kamu güvenliği açısından ciddi risk oluşturmaktadır.
Açıkça ifade ediyoruz: Sokak hayvanlarını beslemek suç değildir; beslemeyi yasaklamak ise hukuka aykırı, yetki aşımı oluşturan ve cezai sorumluluk gerektiren bir fiildir. Türkiye’de hiçbir makam kanunların üzerinde değildir. Kanunlar açıktır ve uygulanması zorunludur. Bizler kanuna aykırı, vicdana aykırı, bilime aykırı hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz ve tek bir canın bile açlığa, ölüme ve hukuksuzluğa terk edilmediği bir şehir için , bir ülke için mücadele etmeyi sonuna kadar sürdüreceğiz." / SİNOP ÇEVRE DOSTLARI DERNEĞİ HAYVAN KORUMA KURULU