Geçmişte tarih yönünden çok zengin olmasına rağmen, şimdilerde ise neredeyse yok denecek kadar az kalan Sinop tarihi zamanla yok edilerek bugünlere kadar gelinmiştir. Tarih, bir ilin geçmişi ve aynasıdır. Tarih aydınlatıcı ve yol göstericidir. Tarih yaşanan geçmişin tümünü kapsar. Bir topluluğun geçmişini anlatan ve tanıma fırsatı veren hazinedir. Bizlere miras olarak bırakılan bu hazineyi yok etmek ise cahilliktir. Tarih bir ilin kültürünü yansıttığı gibi hem maddi hemde manevi yönden bir kazançtır. Tarih aynı zamanda bir ilin geçim kaynağıdır. Tarihini ayakta tutmayı başarabilenler turizm gelirinden büyük pay alanlardır. Bacasız sanayi olan turizmin tek hedefi insanların tarihi yerleri gezmesi ve görmesidir. Tarih geçmişin güçlü bir değeridir. Bu değeri ayakta tutmak ise ekonomik yönden güçlü olmak demektir. Bir Ülkeye veya bir şehire turist çekebilmenin en önemli merdiveni tarihi yapılardır.
Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış Sinop Şehrimiz tarihi yönden ve açıdan baktığımızda pek olumlu sözler söylemek neredeyse imkansızdır. Geçmişteki yöneticilerimizin tarihi yapıtlara iyi davranmadığı gibi, aynı zamanda tarihi yapıtları koruma yönünden kanunlarımızın caydırıcı olmaması nedeni ile o dönemin yöneticileri adeta Sinop tarihini yok etme yarışına girmişler. Tarih yıkımına biraz daha gayret etselermiş bizim ve gelecek nesillere hiç bir şey bırakmayacaklarmış. Çok üzücü aynı zamanda o kadarda düşündürücü. Sinop'ta tarih yönünden o kadar çok yıkım görmüş ki neredeyse yok olma eşiğine kadar getirilmiş. Hiç kimse o dönemde bu tarihi talana dur diyememiş. Tarih aynı şekilde korunarak günümüze kadar gelebilseydi Sinop turizm cenneti olurdu. Dünyanın ve Türkiye'nin her yerinden adeta turist akardı, aynı zamanda ekonomik yönden ise güçlü bir yapıya sahip olunurdu, hem esnaf yararlanır hemde turizmden büyük gelir elde edilirdi. O dönemde esasen yapılması gereken tek bir şey vardı oda Şehir içindeki tarihi tamamen koruyup hiç bir şekilde ev yapılmasına izin verilmeyip şehir korucuk mevkisine doğru kaydırılarak o muhteşem Sinop tarihi korunabilirdi.
Geçmiş tarihimizi artık ancak eski fotoğraflarda görebilmekteyiz. Sinop'u adeta çevreleyerek kuşatan tarihi kalelerimiz yerleşim alanı açmak için o yıllarda talan edilerek yok edilmiş. Yıkılan tarihi kalelerimizin taşları ise ev temellerinde kullanılmış. Ayakta kalmayı başarabilen tarihi kalelerimiz bakımsızlıktan ve gerekli ilgi gösterilmediğinden kalelerden kopan kaya parçaları ise tehlike saçmaktadır. Bu tehlikeyi önlemek için kale surlarının etrafını çevreleyen tel örgüler ise şehrin görünümü bozmaktadır. Yapılması gereken ise en kısa zamanda tarihi kalelerimiz restorasyon yapılarak eski görünümüne kavuşturulmasıdır. Ayrıca, Eski garajda bulunan tarihi kale surları kumkapı Barbaros caddesi üzerindeki yamaçta meydana gelen heyelan nedeniyle toprak kayması olmuş ve bazı kayalar aşağı düşerek büyük tehlike yaratmıştır. İleride meydana gelebilecek bir toprak kaymasında tarihi kale surları büyük hasar görebilir. O mevkiye bir an önce bir duvar örülerek hem kale surları korunmuş olur hemde yakınındaki binalara zarar vermemiş olur.
Tarihimize tanıklık eden sokak çeşmelerimizin durumu ise o kadar da kötü değil. Bu arada yıkımdan nasibini alan bir çok çeşme zamanla yıkılarak yok edilmiş. Çeşmelerimizin bazılarında su akmakta bazılarında ise musluk bulunmamaktadır. Ayrıca Kefevi Mahallesi Ada Sokakta bulunan bir tarihi çeşme yerinden alınarak karakum yolu üzerinde bir yere taşınarak oraya getirilmişti. Ben buradan yetkililere çağrıda bulunarak o tarihi çeşmenin uzaklara değil aşıklar caddesindeki ATATÜRK PARKININ bir köşesine taşınarak tarihi çeşmeyi faal duruma getirerek orada sergilenmesi tarih adına daha uygun olacağı kanısındayım.
Tarihi evlerimiz ilgisiz ve bakımsızlıktan tamamen harabeye dönmüş durumda. Neredeyse yok denecek kadar az kalan tarihi evlerimizin bir bölümü restorasyon yapılarak eski durumuna getirilmiş, diğerleri ise tamamen yok olma durumuna gelmiş. Fırın aralığında bulunan bir tarihi ev ile yine kaleyazısı mahallesinde bulunan Sinop eğitimine katkıda bulunmuş İNNAS MEKTEBİ olarak görev yapan binayı koruyamadığımız için bina kısmi bir yangın geçirmiş ve tarihi binanın ayakta kalan kısmı ise mahalle sakinleri için büyük tehlike yaratmaktadır. Sevindirici bir durum ise Anıtlar Kurulu ve Sinop Belediyesinin beraberce yürüttüğü proje kapsamında Yeni Mahalle Kuru Çeşme Sokakta bulunan Osmanlı döneminden kalma Rum evleri restore edilerek tarihine yakışır bir şekilde tekrar günümüze kazandırılmaktadır. Sinop tarihine baktığımızda ayakta durmayı başarabilen şu anda yer üstünde bulunan tarihi hazinemize halen daha gerekli ilgiyi göstermiş değiliz. Hiç olmazsa elimizde kalan bir parça tarihimizi koruyalım ki gelecek nesillere bir şeyler bırakmış olalım. Sinop'a tarihi pencereden baktığımızda tek görebildiğimiz SİNOP'TA YOK EDİLEN TARİHİMİZ.