Dünyanın en önemli nükleer felaketlerinden biri olan Fukuşima nükleer santrali kazası 15 yılında basın açıklaması ile protesto edilirken, basın açıklaması sonrası gerçekleştirilen “ Sinop Nükleer İstemiyor “ başlıklı panel yoğun katılımla izlendi.
Basın açıklaması ve panelin Çernobil nükleer felaketinin 40. yılı için 26 nisan tarihinde Sinop’ta yapılması planlanan büyük mitingin alt yapısını oluşturma amaçlı olduğu düşünülüyor.
Panel öncesi Sinop Nükleer Karşıtı
Karataş basın açıklamasında sözlerini şöyle sürdürdü. “Aradan geçen 15 yılda, radyoaktif maddelerin yayılımına ise hala bir çözüm bulunamamış, aksine tüm dünyayı endişe içinde bırakmıştır. Japonya’da şiddetli depremle oluşan tsunami, Fukuşima Nükleer Santralı’nın soğutma sistemine zarar vererek çekirdek erimesine maruz kalan reaktörlerin soğutulması için tonlarca su kullanılmıştır. Santral’da biriken radyoaktif su kademeli olarak Pasifik Okyanusu’na boşaltılmış, tahliye işlemi devam ederken radyasyonla kirlenen su toprağa da sızmıştır. Yaşanan Felaketler zinciri, nükleer santralların barındırdığı ciddi riskleri böylece gözler önüne sermiştir. Three Miles Island, Çernobil ve Fukuşima nükleer santral kazaları sonrası kimi ülkeler nükleer santralları terk etmiştir. Bu nedenle de Nükleer enerjinin Enerji Portföyündeki payı sürekli düşüş eğiliminde olmuştur. Ancak; Jeopolitik gerilimlerin artması, Ortadoğu’da yaşanan ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan Enerji savaşları ve Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte yaşanan enerji krizi, enerji güvenliğini önceleyen politikalarla çevreci yaklaşımlardan uzaklaşan kimi ülkeleri nükleer santrallara yöneltmiştir.” Şeklinde konuştu.
Basın açıklamasında AKP iktidarını da sorgulayarak suçlayan Zeki Karataş “Nükleer endüstriyi pazarlayan Emperyalist Kapitalist güçlerin etkisinde kalan AKP iktidarı ise ülkemizi adım adım nükleer maceraya ve olası nükleer felaketlere doğru sürüklemektedir. Bu sürükleniş Enerji talebi ve savunma ihtiyacı gerekçe gösterilerek yapılmak istenmektedir. Ülkemizde elektrik enerjisi alanında arz fazlası olduğu bilinmesine rağmen, Siyasi iktidarın nükleer santralları tercih etmesi ve kendi topraklarımız üzerinde başka bir ülkeye nükleer santral kurdurarak işletme yetkisi vermesini kabul etmiyoruz. Mersin/Akkuyu’da yapımı devam eden, Sinop/İnceburun’da ve Kırklareli/İğneada’da yapılması planlanan nükleer santralların Çernobil ve Fukuşima gibi olmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Nükleer santralların, emperyalist ülkelerce nükleer pazarın genişlemesi için karlı bir sömürü aracı olduğu görülmelidir. Bu kapsamda Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek olan ve ÇŞİD Bakanı Murat KURUM’un ev sahibi ülke adına eş başkanı olacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (COP31) kapsamında düzenlenecek Zirvede; Nükleer Enerji ve Nükleer santrallar çokça gündem konusu olacaktır! Buna izin vermeyeceğiz. Sinop Nükleer Karşıtı Platform olarak, Fukuşima nükleer felaketinin 15. yılında bir kez daha nükleer maceradan vazgeçilmesini, zararsız ve temiz enerji kaynaklarına yönelinmesini, ÇED raporlarındaki bilimsel verilerin ve değerlendirmelerin esas alınmasını, bunun yanında yöre halklarının tepkilerinin de dikkate alınmasını ısrarla dile getiriyoruz. “ şeklinde konuştu.