RUS DONANMASININ SİNOP BASKINI

Bin­ler­ce kişi de savaş ku­ral­la­rı dı­şın­da za­lim­ce kat­le­dil­miş­tir. Sinop Bas­kı­nı dünya deniz sa­vaş­la­rı ta­ri­hin­de yel­ken­li ahşap ge­mi­le­rin rol al­dı­ğı son çar­pış­ma, gülle ye­ri­ne pat­la­yı­cı mer­mi­le­rin kul­la­nıl­dı­ğı ilk çar­pış­ma ola­rak ta­rih­te yer al­mış­tır.

* * *

Bu günü unut­mam müm­kün de­ğil­dir. 20 Mayıs 2015 (Bal­tık ül­ke­le­ri ge­zi­miz) günü Pe­ters­burg (Rusya) “Pe­ter­hof Sa­ra­yı” mü­ze­si­ne gi­ri­şi­miz­de­ki ilk oda “Çeşme Sa­lo­nu” odası ola­rak da ad­lan­dı­rı­lı­yor, du­var­lar­da­ki yağlı boya tab­lo­lar Çeşme ve Sinop bas­kı­nı­nı be­tim­le­yen tab­lo­lar­dı. Buruk ve üzün­tü­lü bir şe­kil­de iz­le­dik. Ül­ke­ye dö­nü­şüm­de bu konu ile ne kadar do­kü­man bu­la­bil­diy­sem oku­muş köşe ya­zı­sı ola­rak yaz­mış­tım.

Tarih, sa­de­ce zafer ve ba­şa­rı­lar­dan iba­ret de­ğil­dir. Ta­ri­hi­miz­de ders çı­ka­rıl­ma­sı ge­re­ken İne­bah­tı, Çeşme ve No­val­din’de do­nan­ma­mı­zın yı­kıl­ma­sı gibi ye­nil­gi­ler var­dır. 167 yıl önce 1853 yı­lı­nın soğuk bir kış gü­nün­de Sinop’da çok acı ya­şan­mış­tır. On binin üze­rin­de mü­ret­te­ba­tın bu­lun­du­ğu Rus fi­lo­su Sinop’u adeta bir ce­hen­ne­me çe­vir­miş yedi yel­ken­li fir­ka­teyn, üç yel­ken­li kar­net ve iki bu­har­lı va­pur­dan olu­şan Os­man­lı fi­lo­su­nun tümü imha ol­muş­tur. Filo ko­mu­ta­nı Ko­ra­mi­ral Osman Paşa esir düş­müş, yar­dım­cı­sı Tü­ma­mi­ral Hü­se­yin Paşa şehit ol­muş­tur. Bin­ler­ce kişi de savaş ku­ral­la­rı dı­şın­da za­lim­ce kat­le­dil­miş­tir. Sinop Bas­kı­nı dünya deniz sa­vaş­la­rı ta­ri­hin­de yel­ken­li ahşap ge­mi­le­rin rol al­dı­ğı son çar­pış­ma, gülle ye­ri­ne pat­la­yı­cı mer­mi­le­rin kul­la­nıl­dı­ğı ilk çar­pış­ma ola­rak ta­rih­te yer al­mış­tır. Ka­ra­de­niz’in tek doğal li­ma­nı Sinop’a sı­ğı­nan Os­man­lı Do­nan­ma­sı­na; tek­nik do­na­nı­mı güçlü, savaş gücü yük­sek, mü­ret­te­bat ola­rak da sa­yı­ca üstün Rus Do­nan­ma­sı­na, son ge­mi­si yerle bir olun­ca­ya kadar mü­ca­de­le ve­re­rek 2800’ün üze­rin­de şehit ver­miş­tir.

Deniz ta­rih­ci­si Ayan­cık’lı de­ğer­li bü­yü­ğüm emek­li deniz al­ba­yı Dr. Nejat Ta­rak­çı’nın “Sinop Bas­kı­nı­nın Bi­lin­me­yen­le­ri” baş­lık­lı ya­zı­sı­nın bir bö­lü­mün­de; Os­man­lı Hü­kü­me­ti du­ru­mu ye­rin­de gör­mek için İngi­liz ve Fran­sız ge­mi­le­ri­ni gön­der­miş, İngi­liz ge­mi­si ami­ral­le­rin­den “slade” ka­le­min­den ya­zı­lan man­za­ra; "Kör­fe­zin kı­yı­sı ge­mi­le­rin en­ka­zı ve bin­ler­ce ölüy­le do­luy­du. Her şey dar­ma­da­ğın ol­muş­tu. Tek bir direk dik dur­mu­yor­du, tek bir ke­res­te sağ­lam kal­ma­mış­tı. Sinop ka­sa­ba­sı­nın her ta­ra­fı harap kar­ma­ka­rı­şık­tı. Rus filo ko­mu­ta­nı dâhil beş subay ve yüz elli eri esir al­mış­lar­dı. Ka­sa­ba­ya dön­müş olan vali Hü­se­yin Paşa ken­di­ni mazur gös­ter­me­ye ça­lı­şı­yor­du. (Rus­lar li­ma­na yak­laş­tı­ğın­da şe­hir­den kaçıp ar­ka­sı­na bile bak­ma­dan ön dört saat uzak­lı­ğa at sür­müş.) Müs­lü­man Ma­hal­le­si ta­ma­men mah­vol­muş­tu. Kaçan su­bay­lar Sinop’ta kal­mış ol­sa­lar­dı ya­ra­lı­la­rı top­la­ya­bi­lir, bir kıs­mı­nı top­la­ya­bi­lir ve şe­hit­le­ri­ne sahip çı­ka­bi­lir­ler­di. Fı­rın­lar ka­pa­lıy­dı, yi­yecek bu­lun­mu­yor­du. Ge­li­şi­miz biraz nizam duy­gu­su verdi. Ka­sa­ba­nın köşe bu­ca­ğın­da­ki on üç Os­man­lı su­ba­yı ile yüz yirmi eri top­la­dık. Bun­la­rı ya­pa­ca­ğı­mız iş­ler­de kul­lan­ma­ya baş­la­dık. İlk işi­miz ya­ra­lı­la­ra bak­mak ol­muş­tu. Kah­ve­ha­ne­ler­de ya­ra­lı ve azap için­de yüz­den fazla er bul­duk. Bir kısmı can çe­ki­şi­yor­du. Yanan Os­man­lı Fi­lo­sun­dan kur­tul­muş iki cer­rah biri Po­lon­ya­lı di­ğe­ri Er­me­ni bun­la­ra ba­kı­yor­du. İlaç yoktu, sargı yoktu. Za­val­lı deniz er­le­ri yat­tık­la­rı yer­den beni gö­rün­ce se­vi­ni­yor­lar­dı ve “Hoş gel­din baba, şimdi kur­tul­duk!” di­yor­lar­dı. (Türk Deniz Kuv­vet­le­ri ge­le­ne­ğin­de erler ko­mu­tan­la­rı­nı baba ola­rak gö­rür­ler) İngi­liz ve Fran­sız ge­mi­le­ri­nin dok­tor­la­rı ve cer­rah­la­rı işe ko­yul­du­lar. Bir­ço­ğu­nun kol­la­rı­nı ve ba­cak­la­rı­nı kes­ti­ler. Bizim Sinop’a gel­di­ği­mi­zi du­yun­ca et­raf­ta­ki köy­ler­den de ya­ra­lı­lar ge­ti­ril­di. İki Os­man­lı dok­to­ru ile iki Os­man­lı deniz su­ba­yı ve on eri Sinop’ta bı­rak­tık. Lazım olan alet­le­ri, sar­gı­la­rı ilaç­la­rı da ver­dik. Yola da­ya­na­bi­lecek bazı ya­ra­lı­la­rı ge­mi­le­re ala­rak İstan­bu­la’a dön­dük. Top­ha­ne önüne ge­lin­di­ğin­de Ba­bı­ali’den bir haber geldi. Hal­kın gör­me­me­si için ka­ran­lık ba­sın­ca­ya kadar ya­ra­lı­lar ge­mi­den çı­ka­rıl­ma­ya­cak­tı.”

Rus tarih ya­zı­mın­da “Sinop Bas­kı­nı”; Ne­ti­ce ola­rak, Rus ta­rih­çi­le­ri­nin bir kısmı, Os­man­lı Dev­le­ti’nin Kaf­kas­ya’da Rusya aley­hi­ne kış­kırt­ma­lar yap­tı­ğı­nı; Sinop Mu­ha­re­be­si ile buna mani olun­du­ğu­nu be­lir­tir­ken bir kısmı da İngi­liz­le­rin sa­va­şa gir­mek için bu mu­ha­re­be­yi plan­lı ola­rak yap­tır­dı­ğı­nı iddia et­mek­te­dir. Hep­si­nin ortak nok­ta­sı ise No­hi­mov ve as­ker­le­ri­nin ba­şa­rı­sı­nı tak­dir et­me­le­ri­dir. Osman Paşa’nın büyük bir tak­tik ha­ta­sı yap­tı­ğı, Os­man­lı hü­kü­me­ti­ninİngi­liz­le­rin te­si­rin­de ka­la­rak yar­dım gön­der­me­di­ği, esa­sen Kırım Harbi’nin sa­de­ce İngi­liz ve Fran­sız­la­rın çı­ka­rı­na ol­du­ğu­nu vur­gu­la­mak­ta­dır. Sa­va­şın de­tay­la­rın­da ise, ge­mi­le­rin is­ti­ka­met ve yük­le­ri, şehit Os­man­lı er­le­rin sa­yı­sı, Sinop şeh­ri­nin yı­kıl­ma­sı, de­ni­ze düşen as­ker­le­rin üze­rin­de yağlı pa­çav­ra­lar atıl­ma­sı Adolf Slade’in kaç­ma­sı gibi hu­sus­lar­da Türk ta­rih­çi­ler ve Rus ta­rih­çi­le­ri ara­sın­da fark anı­sı­na ya­pı­lan anıt­ta (Sinop Deniz Şe­hit­le­ri Anıtı) ya­tan­lar; doğru dü­rüst eği­tim al­ma­dan as­ke­re alın­mış, Gi­re­sun’dan, Bey­rut’tan, Ru­me­li’den, Ana­do­lu’dan mem­le­ke­tin her kö­şe­sin­den idi­ler. Mem­le­ke­ti için, Sinop için can ver­di­ler. Nü­fus­la­rı nere olur­sa olsun artık Sinop’lu­dur­lar. On­la­rı rah­met­le anı­yo­rum ruh­la­rı şad olsun.

Sevgi ile kalın