<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haber Kolektif</title>
    <link>https://www.haberkolektif.com</link>
    <description>Halk İçin, Halk adına...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberkolektif.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 21:38:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekliler hem alanda, hem Anayasa mahkemesi kapısında... "SEFALET DÜZENİNİ REDDEDİYORUZ!"]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/emekliler-hem-alanda-hem-anayasa-mahkemesi-kapisinda-sefalet-duzenini-reddediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/emekliler-hem-alanda-hem-anayasa-mahkemesi-kapisinda-sefalet-duzenini-reddediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["...........İktidar, uyguladığı ekonomi politikalarıyla bizleri yoksulluğa mahkûm etmekle yetinmemiş; aynı zamanda yaşam alanlarımıza, sağlığımıza ve soframıza kadar doğrudan müdahale eden otoriter bir sefalet rejimi inşa etmiştir.  ....."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>Açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelire mahkum edilen emekliler yurt genelinde seslerini duyurma çabası ile alanlara çıkarken <strong>Sinop'ta da DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası çatısı</strong> altında örgütlenen emekliler " <strong>Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız! " </strong>diyerek ses yükselttiler. Sendika üyeleri ayrıca memurlara yaklaşık iki yıl önce verilen ancak memur emeklilerine verilmeyen seyyanen zamdan kendilerinin de yararlanmaları gerektiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkından yararlandılar.</p>

<p><strong>DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası</strong>'nın Yurt genelinde eş zamanlı yapılan basın açıklamasına <strong>Sinop Uğur Mumcu Meydanı Demokrasi ve Dayanışma alanından</strong> destek veren emekliler, basın açıklamalarının hak aramanın da ötesinde bir onur mücadelesi olduğunu söylediler. <strong>Devrimci Emekliler Sendikası</strong> adına basın açıklaması yapan <strong>Sinop Şube Başkanı Kadir Demir " Bugün burada, hakkımızı aramanın yanı sıra, büyük bir onur mücadelesi vermek amacıyla toplanmış bulunuyoruz." derken, "Bu ülkenin her bir karış toprağında alın teri olan, fabrikalarından okullarına, tarlalarından hastanelerine kadar her alanda yıllarca değer üreten biz emekliler, iktidar tarafından devletin sırtında bir yük olarak görülmenin derin kırgınlığı ve öfkesi içerisindeyiz. "</strong> şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Uğur Mumcu Meydanı Demokrasi ve Dayanışma alanında</strong> üyeleri ile toplanan <strong>Devrimci Emekliler Sendikası</strong> adına basın açıklaması yapan <strong>Sinop Şube Başkanı Kadir Demir</strong> Türkiye’de emeklilik yıllarının artık huzur içinde geçirilecek bir dinlenme dönemi olmaktan çıktığına değinerek <strong>" bugün artık bu durum acımasız bir hayatta kalma savaşına dönüşmüştür. İktidar, uyguladığı ekonomi politikalarıyla bizleri yoksulluğa mahkûm etmekle yetinmemiş; aynı zamanda yaşam alanlarımıza, sağlığımıza ve soframıza kadar doğrudan müdahale eden otoriter bir sefalet rejimi inşa etmiştir. İlerleyen yaşımız gereği en temel ve acil ihtiyacımız olan sağlık hizmetlerine erişim, bugün bizler açısından ulaşılamaz bir lüks haline getirilmiştir. Randevu Sistemi üzerinden bir doktora ulaşmak, adeta milli piyangodan büyük ikramiye çıkmasıyla eşdeğer bir ihtimaldir. Göz, kardiyoloji, nöroloji veya ortopedi gibi hayati ve yaşlılıkta sıkça başvurulan branşlarda aylar sonrasına gün verilmekte; bizlerin o süreyi bekleyecek dermanı, zamanı veya ömrü olup olmadığı kesinlikle önemsenmemektedir. "</strong> dedi.</p>

<p>Basın açıklamasında <strong>"Yaşlı nüfusun ve emeklilerin sağlık hizmetlerine zamanında erişimde yaşadığı gecikme oranı son iki yılda yüzde kırkın üzerinde artış göstermiştir. Kamu hastanelerindeki yığılmalar, parası olmayanı evinde çaresizliğe terk eden bir anlayışın sonucudur. Eczaneye gittiğimizde karşımıza çıkan muayene ücreti, ilaç katılım payı ve bitmek bilmeyen fiyat farkları, zaten enflasyon karşısında kuşa dönmüş olan maaşlarımızın daha elimize geçmeden erimesine yol açmaktadır. Bize dayatılan bu sistem, hastaları enkaz altında bırakan tam bir sağlık çöküşüdür. "</strong> şeklinde konuşan <strong>Demir</strong> sözlerini şöyle sürdürdü <strong>"İktidar, emeklinin nasıl yaşayacağına, ne yiyip ne içeceğine dair her türlü detayı baskı altına almış durumdadır. Bugün açlık sınırının 35.000 TL’yi aştığı, yoksulluk sınırının ise 115.000 TL’ye dayandığı ortadadır. Böylesi bir yıkım ortamında, milyonlarca emekli 20.000 TL bandındaki komik rakamlarla koca bir ayı geçirmeye zorlanmaktadır. Eskiden soframızın bereketi olan, kilo ile aldığımız eti, peyniri artık kasabın ve şarküterinin önünden geçerken sadece uzaktan seyrediyoruz. İktidar, bizim haftada kaç miligram protein tüketeceğimize, hangi marketin hangi indirimli saatinde ucuz ekmek veya yağ kuyruğuna gireceğimize doğrudan karar veriyor. Avrupa'daki emekliler dünyayı gezerken, bizim tatil rotamızın sınırları maalesef iktidar tarafından çiziliyor: Mutfak ile oturma odası arasındaki o dar koridor! İktidar, yazın evin hangi odasında serinleyeceğimize, bayramı hangi odada geçireceğimize karar veriyor; bizleri içine sürüklediği bu derin yoksulluktan zerre kadar mahcubiyet hissetmiyor."</strong></p>

<p><strong>Devrimci Emekliler Sendikası</strong> olarak Yıllardır meydanlarda mücadele verdiklerini anımsatan Şube Başkanı <strong>Kadir Demir AKP İktidarına</strong> yüklenerek <strong>" bayram ikramiyeleri, yüksek ve kontrol edilemeyen enflasyon karşısında adeta buharlaşıp yok oldu. Bugün büyük müjdelerle açıklanan 4.000 TL’lik ikramiye ile bir kurbanlık almak bir yana, pazar masrafını karşılamak veya torunlarımıza bayram sabahı gönül rahatlığıyla bir harçlık vermek dahi imkânsızdır. Bu rakam, gerçek anlamda bir ikramiye olma özelliğini tamamen yitirmiş, iktidarın emekliye biçtiği değeri yansıtan bir “sus payı” ve “harçlık” seviyesine inmiştir. İktidarın yarattığı adaletsizlikler silsilesinin en ağırlarından biri de memur emeklilerine vurulan seyyanen zam darbesidir. Bilindiği üzere, aktif çalışan memurlara verilen seyyanen zam, akıl almaz bir çifte standartla emekli memurların aylıklarına yansıtılmamıştır. Yıllarca aynı devlet dairelerinde omuz omuza çalıştıkları, aynı kurumlara emek verdikleri meslektaşları ile emekliler arasına büyük bir gelir uçurumu sokulmuştur. İktidar, memurun emekli olmasını adeta bir cezalandırma aracına çevirmiştir."</strong> dedi</p>

<p style="text-align:center"><strong>" lütuf veya sadaka beklemiyoruz!"</strong></p>

<p>Yurt genelinde eş zamanlı yapılan basın açıklamasında <strong>"Yıllarca döktüğümüz alın terinin karşılığını, onurumuzla yaşayacağımız adil bir geliri talep ediyoruz. İktidarın bizi sığdırmaya çalıştığı o dar odalardan, o gramlık ve miligramlık utanç hesaplarından çıkmaya sonuna kadar kararlıyız. "</strong> şeklinde konuşan <strong>Kadir Demir</strong> AKP İktidarından taleplerini de şöyle sıraladı <strong>"<!--[endif]-->En düşük emekli aylığı, insanca yaşanacak, insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır. Sağlıkta uygulanan tüm katkı payları derhal kaldırılmalı, yaşlılık dönemindeki emeklilere randevu ve rapor süreçlerinde öncelikli, şartsız, kamusal ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sağlanmalıdır. Bayram ikramiyeleri, asıl amacına uygun hale getirilmeli; en az bir asgari ücret tutarında güncellenerek ödenmelidir. Sendikal örgütlenme hakkımız üzerindeki tüm yasal ve fiili baskılara son verilmeli, DİSK Dev Emekli-Sen toplu sözleşme masasının doğrudan, meşru tarafı olarak kabul edilmelidir. Bir kez daha haykırıyoruz, Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!"</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>Basın açıklaması sonrası Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yaptılar</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong><img alt="Emekli Dava Açtı-1" height="245" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/emekli-dava-acti-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="436" /></strong></p>

<p>Yurt genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklaması sonrası Sinop Adliyesine giden emekliler Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yaptılar. <strong>Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şube Başkanı Kadir Demir Haber Kolektif'e </strong>yaptığı açıklamada yaklaşık iki yıl önce memurlara seyyanen zam verildiğini anımsatarak <strong>" oysa yasa gereği toplu sözleşmelerde memura verilen her hak memur emeklilerine de verilmesi hüküm altındadır. AKP İktidarı burada da ayırımcılığa giderek memura verdiğini memur emeklilerinden esirgemiştir. Saraya ve belli çevrelere esirgenmeyen paranın memur emeklilerinden esirgenmesi tam da AKP İktidarının emekliye bakışının somut bir örneğidir. Anayasa mahkemesine daha önce yapılan bir takım başvuruları mahkeme esastan görüşme kararı almıştır. Ancak bu tür davalar bireysel açılabildiğinden bizler de bugün bu hakkımızı kullanarak dava dilekçelerimizi verdik. Arzu eden tüm emeklilerimiz sendikamızdan dava dilekçe örneğini alabilir ve davalarını açabilirler. Burada önemli olan emeklilerin omuz omuza mücadelesini mahkemeye de taşıyabilmektir " </strong>dedi.</p>

<p style="text-align:center"><strong>İşte O dava Dilekçesi örneği...</strong></p>

<p>ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DOSYA NO: 2026/19942 Bireysel Başvuru</p>

<p>TALEPTE BULUNANIN<br />
ADI SOYADI:<br />
T.C. KİMLİK NO:<br />
ADRESİ:</p>

<p>KONU: Sayın Yüksek Mahkemenizin 2026/19942 bireysel başvurulu dosyasında hukuki menfaatimin bulunmasından dolayı dosyanın öncelikli olarak incelenmesi talebimden ibarettir.</p>

<p>AÇIKLAMALAR:<br />
1. Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli maaşı almaktayım. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinin son fıkrasında; “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.” şeklinde yazılıdır.</p>

<p>15 Temmuz 2023 tarih ve 32249 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan, 7456 sayılı ve 14.07.2023 kabul tarihli kanunun 28 maddesi ile 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Ek-40. madde eklenmiş, eklenen ek madde ile görevde olan memurlara 8.077 TL seyyanen zam yapılmıştır. Bu zammın kanun gereği memur emeklisine de yapılması gerekirken sadece görevde olan memurlara yapılması Anayasanın 2, 10, 11, 35, 55 ve 60. maddelerine açıkça aykırı olması nedeniyle yukarıda esas numarası yazılı olan bireysel başvuruya konu edilmiştir. Ayrıca bireysel başvuruyu yapan Seyfettin ÇİLESİZ’in sayın yüksek mahkemenize seyyanen zam davası ile ilgili ayrıca 2026/7162 bireysel başvurusu da bulunmaktadır.</p>

<p>2. 23 Ağustos 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin 2016 ve 2017 Yıllarına İlişkin Mali ve Sosyal Haklarına Dair 3. Dönem Toplu Sözleşme" hükümlerinde, 11 Ocak 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tüm memurların taban aylık katsayısına yapılan artışın yanı sıra, ayrıca 100 TL seyyanen zam yapılması kararlaştırılmıştır. Bu 100 TL’lik seyyanen zam, aynı şekilde memur emeklilerinin emekli maaşlarına da aynen yansıtılmıştır.</p>

<p>Seyyanen zam davasına benzer bir başvuruda, Sayın Yüksek Mahkemenizin 11.10.2023 tarih ve 2023/104 esas, 2023/177 karar sayılı kararı 30.01.2024 - 32445 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış, yayınlanan bu kararda Ankara 25. İdare Mahkemesinin yapmış olduğu 24.02.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanununun 29.06.2006 tarih ve 5536 sayılı kanunun 3. Maddesi ile başlığı ile birlikte değiştirilen 106. maddesine 02.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı kanunun 29. Maddesiyle eklenen 6. Fıkranın 30.03.2023 tarihli ve 7447 sayılı kanunun 3. Maddesiyle değiştirilen 1. cümlesinin Anayasa'nın 2, 9, 10, 49 ve 138. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan başvuruyu kabul ederek anılan kanun maddesinin iptaline karar vermiştir.</p>

<p>3. Yukarıda anlatılan yasal mevzuat çerçevesinde benim de emekli olmam nedeniyle emekli maaşıma yansıtılması gereken 8.077,00 TL seyyanen zammın bugün için kat sayı artışıyla 23.000,00 TL ye ulaştığı halde bu ödemenin emekli maaşıma yansıtılmaması nedeniyle her ay eksik ödeme almaktayım. Bugün aldığım emekli maaşıyla hayatımı zor idame ettirmekteyim. Mevcut ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon verileri gözetildiğinde, halihazırda aldığım emekli maaşı temel ihtiyaçlarımı karşılamaktan oldukça uzaktır. Anayasa ile güvence altına alınan "insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürme" hakkım, barınma, dengeli beslenme ve sağlık hizmetlerine erişim gibi en temel insani gereksinimlerimi dahi karşılayamamam nedeniyle ağır biçimde zedelenmektedir.</p>

<p>Özellikle fahiş konut kiraları, durmaksızın artan enerji/fatura giderleri ve gıda fiyatları karşısında, tarafıma eksik ödenen bu tutarın mülkiyet hakkım kapsamında ivedilikle teslimi hayati önem arz etmektedir. Temel hak ve özgürlüklerimin daha fazla aşınmaması ve maruz kaldığım bu ağır ekonomik baskının nihayete erdirilmesi amacıyla; yukarıda numarası yazılı olan bireysel başvurunun incelenmesinde açıkça hukuki menfaatim bulunduğu gözetilerek, başvurunun öncelikli olarak (ivedilikle) görüşülmesi talebim vardır.</p>

<p>İSTEM: Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, hukuki menfaatimin olmasından dolayı Sayın Yüksek Mahkemenizin 2026/19942 bireysel başvurusunun öncelikle incelenerek karar verilmesini arz ve talep ederim.</p>

<p>EMEKLİNİN-ADI SOYADI<br />
İMZA<br />
Eki: Kimlik fotokopisi</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRGÜTLÜ YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/emekliler-hem-alanda-hem-anayasa-mahkemesi-kapisinda-sefalet-duzenini-reddediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/05/emekli-protesto.jpeg" type="image/jpeg" length="42950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçiyi savundu hapse atıldı, hasta mahkumu savundu hücreye atıldı! TİP'ten Türkmen protestosu...]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/isciyi-savundu-hapse-atildi-hasta-mahkumu-savundu-hucreye-atildi-tipten-turkmen-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/isciyi-savundu-hapse-atildi-hasta-mahkumu-savundu-hucreye-atildi-tipten-turkmen-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toprağını, Zeytinini, doğanı, yalanı, talanı, işçi, kadın, çocuk ve her türlü yaşam hakkını savunanlara hapis yolu az geldi. Bunun son örneği Gaziantep Cezaevinde yaşandı. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen İşçi haklarını savunurken kendini hapiste buldu. Cezaevinde ise hasta bir mahkumun durumuna sahip çıkarken de bu kez hücreye kapatıldı. Açıklama Avukatından geldi. Türkiye İşçi Partisi Sinop İl Örgütü durumu protesto etti. Yurttaşlar soruyor " diğerleri neden suskun"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>Bir süre önce İşçi Haklarını savunurken önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan <strong>BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'</strong>in bu kez de hücreye atıldığı ve kötü muamelelere uğradığı ortaya çıktı. <strong>Türkmen'in </strong>hücreye atıldığı avukatının ziyareti ile ortaya çıktı. <strong>Yeniçağ</strong> gazetesinin haberine göre Sendika suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.</p>

<p>Bir dönem <strong>Sinop'a da</strong> gelen ve bir Tekstil fabrikasında çalışan işçilerin alacakları için mücadele eden <strong>BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'e Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sinop İl Örgütü</strong> sahip çıktı.<img alt="Ti̇p İl Bşkanı Ergül" height="193" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/tip-il-bskani-ergul.jpeg" width="188" /> <strong>TİP Sinop İl Başkanı Sinan Raci Ergül</strong> yaptığı açıklamasında <strong>"16 marttan beri tutuklu bulunan ve şimdi de hücreye kapatıldığı açıklanan Mehmet Türkmen yalnız değildir. Sinop'a kadar gelen ve işçi haklarını savunan Genel Başkanın durumunu takip ediyoruz. Yaşananlar kabul edilemez "</strong> derken, bazı yurttaşlar ise <strong>" Mehmet Türkmen'in Sinop'ta bile izleri var. Ancak ne hikmetse TİP'ten başkası suskun"</strong> dediler.</p>

<p><strong>Türkiye İşçi Partisi Sinop İl Örgütü Emek birimi</strong><strong> </strong>tarafından yapılan açıklamada <strong>"Sinop'ta Tekstil işçilerinin haklarının gaspında ortak mücadele ettiğimiz, yol arkadaşımız BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, maaşlarını alamayan işçiler için yaptığı basın açıklamasındaki ifadeler nedeniyle 16 Mart günü tutuklanmış ve Gaziantep Cezaevi’ne konulmuştur. Cezaevinde, başka bir tutuklunun tedaviye erişiminin sağlanması için cezaevi görevlileriyle yaptığı görüşmede yaşanan tartışma sonucu hücre cezasına maruz bırakılmıştır. Cezaevlerinde yaşanan kötü yaşam koşulları, sağlık hakkına erişimdeki engeller ve mahpuslara yönelik kötü muamele derhal son bulmalıdır. İşçilerin haklarını savunurken tutuklanan Mehmet Türkmen’in, cezaevinde de diğer mahpusların hakları için mücadele ettiği sırada kötü muamele ile karşılaşması kabul edilemez. Emeğin ve insan onurunun yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, cezaevlerinde hak ihlallerine son verilmesi için acil adımlar atılmasını talep ediyoruz." </strong>denildi.</p>

<p>TİP'in basın açıklaması sonrasında görüşlerini sorduğumuz ancak isim vermek istemeyen bir çok tekstil çalışanları <strong>" Mehmet Türkmen son yılların sendikacılık alanında en önemli ismi olmuştur. İşçiler adına özellikle Gaziantep'te yaptığı mücadeleler ile bilinen Mehmet Türkmen Sinop'ta da hakları gasp edilen işçiler için Sinop'a kadar gelmiş bir sendikacı. Son yaşananlar üzücü ancak Mehmet Türkmen'e yalnızca TİP'in sahip çıkması da üzücü bir durum. TİP'in yanısıra keşke kendilerinin hak, hukuk, emek mücadelesinde olduğunu söyleyen tüm parti ve Demokratik kitle örgütleri de Mehmet Türkmen için Sinop'tan ses yükseltseler. Ama ne hikmettir ki, diğerleri suskunlar" </strong>dediler.</p>

<p><strong>Mehmet Türkmen'in</strong> durumunu sayfasına taşıyan <strong>Yeniçağ Gazetesi'ni</strong>n haberine göre <strong>Türkmen'in</strong> bir hasta hükümlünün durumunu savunması üzerine hücreye alındığı öğrenildi.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Yeniçağ'ın haberi şöyle;</strong></p>

<h2><strong>TARTIŞMA "HASTA MAHPUS" TALEBİYLE BAŞLADI</strong></h2>

<p>Sendika avukatının cezaevi ziyareti sonrası kamuoyuyla paylaşılan bilgilere göre olay, Türkmen’in koğuşundaki hasta bir tutuklunun durumunu yetkililere bildirmek istemesiyle patlak verdi. İddiaya göre; Türkmen, hasta tutuklunun tedaviye erişememesi ve öz bakımını gerçekleştirememesi üzerine cezaevi görevlileriyle görüşmek istedi. Ancak bu talep, kısa sürede gerginliğe ve fiziki müdahaleye dönüştü.</p>

<h2><strong>"YAKA PAÇA HÜCREYE GÖTÜRÜLDÜ"</strong></h2>

<p><strong>BİRTEK-SEN</strong> tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkmen’in maruz kaldığı muameleye ilişkin şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Genel Başkanımız, koğuştaki bir tutuklunun sağlık hakkını savunduğu sırada cezaevi görevlileri tarafından 'yaka paça' şekilde darp edilerek hücreye götürülmüştür. Sevk esnasında 'askı' yöntemi olarak bilinen kötü muameleye maruz bırakılmıştır."</p>

<h2><strong>CEZAEVİ KOŞULLARINA SERT ELEŞTİRİ</strong></h2>

<p>Açıklamada sadece Türkmen’in durumu değil, cezaevindeki genel yaşam koşulları da eleştirildi. Koğuşların kapasitesinin üzerinde dolu olduğu, hijyen sorunlarının baş gösterdiği ve sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu vurgulanırken, bu durumun bir "insan hakları ihlali" olduğu savunuldu. Yaşananları "kabul edilemez" olarak nitelendiren <strong>BİRTEK-SEN</strong>, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRGÜTLÜ YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/isciyi-savundu-hapse-atildi-hasta-mahkumu-savundu-hucreye-atildi-tipten-turkmen-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/05/birtek-sen-genel-baskani-mehmet-turkmen-serbest-birakilsin-wgid9-1.png" type="image/jpeg" length="98207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlçe İlçe açıklandı, CHP örgütleri sokağa çıkıyor... Emekli Koramiral Atilla Kızek Sinop'a geliyor...]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/ilce-ilce-aciklandi-chp-orgutleri-sokaga-cikiyor-emekli-koramiral-atilla-kizek-sinopa-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/ilce-ilce-aciklandi-chp-orgutleri-sokaga-cikiyor-emekli-koramiral-atilla-kizek-sinopa-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalçınkaya "İlerleyen günlerde tüm Sandık görevlilerimiz kendi Mahallelerinde ev ziyaretlerine başla-yacaklar. Sinop'ta çalınmayan kapı, dinlenmeyen dert bırakmayacak ve Partimizi Genel Seçimlerde de 1.Parti yapacağız."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p><strong>CHP Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya</strong> ilçe ilçe CHP'nin sokak programını açıkladı. CHP İl Başkanı Yalçınkaya'nın yazılı olarak yaptığı açıklamaya göre <strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in</strong> daha önce duyurduğu <strong>"CHP'nin sokak programı"</strong> kapsamında 8 Mayıs Cuma günü<strong> Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Savunma Politikalar Kurul Başkanı Emekli Koramiral Atilla Kezek de Sinop'a </strong>gelecek. CHP İl Başkanı Yalçınkaya yaptığı açıklamada yerel seçimlerde 1. olan CHP'yi genel seçimlerde de 1. yapacaklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Chp Görsel" class="" height="412" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/chp-gorsel.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="412" /></p>

<p><strong>CHP İl Başkanı Avukat Aykut Cem Yalçınkaya</strong> basına yaptığı açıklamada <strong>" Bildiğiniz üzere geçtiğimiz Salı günkü Grup Toplantısında Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel 4 Mayıs itibariyle 81 İl ve 973 İlçede Örgütlerimizin her bir ferdiyle sahaya çıkacağımızı ilan etmişti. Cumhuriyet Halk Partisi Sinop İl Örgütü olarak biz aralıksız devam ettiğimiz programlarımızı şimdi 9 ilçede eş zamanlı olarak yeni bir aşamaya geçiriyoruz. 2 Mayıs Cumartesi günü tüm İlçe Örgütlerimizin katılımıyla Yönetici Eğitimimizi gerçekleştirdik. Yarın 4 Mayıs tarihinde tüm İlçelerimizde sahaya çıkıyoruz."</strong> dedi.</p>

<p>Yalçınkaya'nın açıklamasına göre yarın 12.00 de eş zamanlı başlayacak olan CHP'nin sokak programları şöyle;<strong> Sinop Merkez Okullar Caddesi ve Pazaryerinde 2 ekip halinde olacak, Türkeli; Cumhuriyet caddesi Alpaslan Türkeş caddesi, Saraydüzü;Mebus Hilmi BİÇER Caddesi, Erfelek Atatürk Caddesi, Ayancık Atatürk Caddesi, Dikmen Gaffar Okkan Caddesi, Boyabat:Camikebir mah.pazar yeri, Durağan Merkez mah.Boyabat caddesi, Gerze Okullar Caddesi.</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>Kızek Sinop'a geliyor..</strong></p>

<p>8 Mayıs Cuma günü <strong>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Savunma Politikalar Kurul Başkanı Emekli Koramamiral Atilla Kezek'in </strong>Sinop'a geleceğini duyuran CHP İl Başkanı Avukat Aykut Cem Yalçınkaya <strong>"Sayın Kızek'in de katılımıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz. İlerleyen günlerde tüm Sandık görevlilerimiz kendi Mahallelerinde ev ziyaretlerine başla-yacaklar. Sinop'ta çalınmayan kapı, dinlenmeyen dert bırakmayacak ve Partimizi Genel Seçimlerde de 1.Parti yapacağız."</strong> şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Emekli Koramiral Atilla Kızek Kimdir?</strong></p>

<p><img alt="Atilla Kızek" height="213" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/atilla-kizek.jpg" width="194" />16 nisan 1956 tarihinde İstanbul’da doğdu. İlkokulu Güzelce Kasımpaşa İlkokulu, Ortaokulu Kasımpaşa Karma Ortaokulunda bitirmeyi müteakip 1970 yılında Heybeliada’da girdiği Deniz Askeri Lisesi imtihanını kazanarak askerlik hayatına başlamıştır. 1973 yılında Askeri Liseyi bitirip Deniz Harp Okulu eğitimine başlamış 1976 yılında Deniz Teğmeni olarak mezun olup Cumhuriyet Donanması’na katıldı.</p>

<p>Meslek hayatının ilk yıllarını Deniz Kuvvetlerinin değişik tipte gemilerinde Branş Subaylığı, Bölüm Amirliği ve Komutanlık yaparak geçirmiş, 1983-85 yılları arasında Deniz Harp Akademisi eğitimimi tamamlayıp kurmay subay olmuştur. 1989-1991 yılları arasında Paris’te Askeri Ataşelik yapan Atilla KEZEK, TCG Kılıçalipaşa Muhribi (D 349), TCG Yavuz (F 240) ve TCG Gemlik (F 492) Fırkateynlerinde Komutanlık yapmıştır. Daha sonra Marmara Depremi döneminde Donanma Komutanlığı Genel Sekreterliği, 1.nci Muhrip Filotillası Komodorluğu, Donanma ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhlarında Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuş, birçok milli ve uluslararası tatbikat ve harekâta katılmıştır.</p>

<p>Ağustos 2003 Yüksek Askeri Şura kararlarıyla Tuğamiral rütbesine terfi eden Atilla KEZEK, Koramiral rütbesinden istifa ederek ayrıldığı Kasım 2013 tarihine kadar sırasıyla; Refakat ve Karakol Filosu Komutanlığı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Mayın Filosu Komutanlığı, Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı, Güney Deniz Saha Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur.</p>

<p>Koramiral Atilla KEZEK Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı iken 9 Ekim 2019 tarihinde Yargıtay’ın Balyoz davası kararlarını onaması üzerine istifa ederek üniformasını çıkartmıştır.</p>

<p>Emekli Koramiral Atilla Kezek evlidir ve bir kızı vardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(Kaynak Yazar Faruk DİNÇ)</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/ilce-ilce-aciklandi-chp-orgutleri-sokaga-cikiyor-emekli-koramiral-atilla-kizek-sinopa-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/05/chp-sinop-mitingi.jpg" type="image/jpeg" length="78708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yağmur Emekçiye engel olamadı…  Sinop’a yakışan 1 Mayıs…]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/yagmur-emekciye-engel-olamadi-sinopa-yakisan-1-mayis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/yagmur-emekciye-engel-olamadi-sinopa-yakisan-1-mayis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürbüz "Biz tarafız. Doğanın sömürülmesine karşı yaşam alanlarımızı savunmak için tarafız. Biz emeğin sömürülmesine karşı emeğin haklı mücadelesinin yanındayız ve tarafız. Taraf olmaya devam edeceğiz. Kadına şiddete karşı İstanbul sözleşmesinin yanındayız ve bir an önce imzalatılmasını istiyoruz. Taşeron işsizliğe karşı, taşeronlaşmaya karşı kadrolu ve güvenceli istihdamı savunuyoruz ve tarafız. ..........."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/t_BVf2w0jV4?si=xgQBDrS5ustYerHy" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeni ile bir araya gelen binlerce yurttaş Uğur Mumcu Meydanı’ndan <strong>“ birleşe birleşe kazanacağız”</strong> sloganları attı. Yağmura karşın son yılların en yüksek katılımı gözlenirken yürüyüş boyunca ve miting alanında dağılma yaşanmaması dikkat çekti. Alana kurulan sahnede sunum görevi üstlenen <strong>Asuman Aydoğdu ve Hakan Eker’in</strong> alanı canlı tutma çabaları da mitingin başarılı geçmesinde önemli yer tuttu.</p>

<p><strong>Sinop’ta </strong>bu yıl gerçekleştirilen 1 mayıs kutlamaları saat 12.00 sularında eski otogar mevkiinden yürüyüşle başladı. Çok sayıda sendika ve siyasi partinin yer aldığı yürüyüş korteji sloganlar eşliğinde <strong>Uğur Mumcu Meydanı Demokrasi ve Dayanışma</strong> alanında toplandı. Alana pankartları ile giriş yapan tüm kuruluşlar <strong>Asuman Aydoğdu ve Hakan Eker</strong> tarafından anonslar eşliğinde karşılanırken sıkı güvenlik önlemleri de dikkat çekti. 1 mayıs kutlamalarına Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz'ün yanı sıra Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı'da katıldı. Yürüyüş ve miting alanında yer alan Devrimci Emekliler Sendikası'nın emekli yoğunluğu da dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Dev Emekli Sen-1" height="312" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/dev-emekli-sen-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="467" /></p>

<p>Bu yıl tertip kurulu başkanlığı <strong>Türk-İş Sinop İl Başkanı Muhittin Durdu</strong> tarafından üstlenilirken, kurulda sendikaları adına yer alan <strong>Kadir Demir, Berker Şahin, Ayhan Çalık, Mustafa Aytaç, Nusret Takar, Nebahat Bacı Kaynar, Celal Şahbenderoğlu ve Ayhan Anaç yer aldı. Tertip komitesinde yer alanlar sahneden alanda toplanan binlerce yurttaşı selamlarken Türk İş İl Başkanı Muhittin Durdu</strong> yaptığı konuşmasında <strong>“ Öfkemiz, çalınan Ömrümüzün Hesabıdır”</strong> dedi.</p>

<p style="text-align:center"><strong>“Öfkemiz, Çalınan Ömrümüzün Hesabıdır”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 Mayıs tertip kurulu adına tertip kurulu üyeleri ile birlikte sahnede yer alan <strong>Muhittin Durdu “Sevgili emekçi kardeşlerim; Sevgili işçiler, emekliler, gençler, kadınlar, sofrasını alın teriyle süsleyen güzel insanlar! Hepinizi tertip komitesi adına sevgiyle, saygıyla ve bütün dayanışma duygularımla selamlıyorum.”</strong> diyerek yaptığı konuşmasında <strong>“Bugün burada yalnızca bir bayram kutlamak için değil; emeğin onurunu savunmak, adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, sömürüye karşı omuz omuza durmak için toplandık. Bugün 1 Mayıs! Bugün işçinin, emekçinin, üretenin, alın teriyle yaşayanların birlik, mücadele ve dayanışma günü! Bu toprakları ilmek ilmek dokuyanlar! Ömrünü fabrikaların çarkında, tarlaların hasadında, dersliklerde, atölye tezgâhlarında, masa başlarında feda edenler! Emekliler! Demokrasi ve sınıf mücadelesinden emekli olmayanlar! Bükülmüş bellerimizi teslimiyet sanıyorlar! Yanılıyorlar! Susuz bırakılan sofralarımızı kader sanalım istiyorlar. Aldanıyorlar! Biz sınıftan emekli olmadık; biz kavgayı saçlarımızın akıyla, ömrümüzün sabrıyla yeniden kuşandık. 2026'nın 1 Mayıs'ında; sokağın sesini, mutfağın yangınını, yüreğin fırtınasını alıp alanlara indik.” </strong>Dedi.</p>

<p><strong>Konuşmasını “Öfkemiz, Çalınan Ömrümüzün Hesabıdır!”</strong> sözleri ile sürdüren Türk-İş İl Başkanı <strong>Muhittin Durdu</strong> konuşmasını şöyle sürdürdü; <strong>“ Öfkeliyiz! Çünkü bizden haklarımızı, huzurumuzu çaldılar. Çünkü dipsiz kuyularda bizi boğmaya çalışanlara, sesleniyorum Biz işçiyiz, emekçiyiz, emekliyiz. Bu memleketin temeli, asıl sahibi, kendisiyiz! Bugün dünyanın dört bir yanında işçiler, alın terinin karşılığını almak ve insanca çalışma koşullarına ulaşmak için seslerini birlikte yükseltmektedir. Emeğin değersizleştiği, geçim şartlarının her geçen gün ağırlaştığı bu dönemde, farklı işyerlerinden gelsek de, farklı düşüncelerde olsak da, hepimizi birleştiren şey ülkemizin geleceği için, insanca yaşayabileceğimiz bir yaşamı kurmak için buradayız. Çünkü hayat pahalılığı dayanılmaz bir noktaya ulaşmış, alım gücü sürekli düşmüş, gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyümüş, vergi yükü giderek çalışanların omuzlarına yüklenmiştir. Örgütlenmek isteyen işçiler baskı, yıldırma ve işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kalmış, mobing ve tacizlerle tehdit edilmiş, kırılgan istihdam biçimleriyle güvencesizleştirilmiştir. Ülkemizde sokaklar, okullar, evler, caddeler güvenli yerler değildir artık. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, emekliler ne yazık ki bu güvensiz ortamlarda yaşamak zorunda bırakılmışlardır. İşte bizler bu güzel ülkede başka bir yaşamın mümkün olduğuna inandığımız için buradayız. Bugün ülkemizde milyonlar geçim derdiyle boğuşuyor. İşçi çalışıyor ama yoksullaşıyor. Emekli yaşam mücadelesi veriyor. Gençler geleceğini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyor. Kadınlar hem emek sömürüsüne hem eşitsizliğe maruz kalıyor. Bir avuç zengin servetine servet katarken halk her gün biraz daha yoksullaştırılıyor. İşte bu düzen emeğin değil sermayenin düzenidir! Yer altında canı pahasına çalışan, ekmeğini karanlığın içinden çıkaran madenciler bu ülkenin onurudur. Soma'da, Ermenek'te, Amasra'da kaybettiğimiz canlar bize kâr hırsının nelere yol açtığını göstermiştir. Ama madenciler yalnızca acının değil direnişin de adıdır. Haklarını almak için yürüdüler, direndiler, grev yaptılar ve kazanımlar elde ettiler. Bu bize şunu gösterdi: Hak verilmez, mücadeleyle alınır! Bugün demokrasi mücadelesi ile emek mücadelesi birbirinden ayrı değildir. Çünkü özgürlüğün olmadığı yerde sendika olmaz. Hukukun olmadığı yerde işçi hakkını arayamaz. Adaletin olmadığı yerde halk konuşamaz. Bu yüzden ekmek mücadelemiz ile demokrasi mücadelemiz birdir! Dünyada da tablo farklı değildir. Emperyalist güçler kendi çıkarları uğruna halkları savaşa sürüklüyor. Amerika'nın müdahaleci politikaları, büyük devletlerin paylaşım hesapları, bölgemizi ateş çemberine çevirmiştir. Ortadoğu'da halklar kan ve gözyaşı içinde bırakılmıştır. ABD ve İsrail'in İran ve Filistin halkına yönelik saldırıları, işgal politikaları ve insanlık dışı uygulamaları kabul edilemez. Okulların bombalandığı, Çocukların öldüğü, kentlerin yıkıldığı bir yerde insanlık kazanamaz. Biz savaşın değil barışın tarafındayız. Biz halkların kardeşliğinin tarafındayız. Biz emperyalist hesaplara karşı halkların ortak geleceğini En korktukları şey, bizim birlikte, yan yana, omuz omuza vererek mücadele etmemizdir. Bu yüzden bizi bölmek, birbirimize düşman etmek istiyorlar. İşçiyi memurla, kamu emekçisini özel sektör çalışanıyla, emekliyi gençle, kadını erkekle karşı karşıya getirmek istiyorlar. Ama biz biliyoruz ki aynı sofradaki eksilen lokmayı paylaşıyoruz. Aynı zamların altında eziliyoruz. Aynı adaletsizliğe uğruyoruz. Bu yüzden kurtuluş birleşik mücadelededir! Kurtuluş sınıf mücadelesindedir! Kurtuluş işçinin, emekçinin, köylünün, gençliğin, kadınların omuz omuza vermesindedir! İşçi sınıfı ayağa kalktığında çarklar durur. Emekçiler birleştiğinde saltanatlar sarsılır. Çünkü üreten biziz! Bu ülkenin gerçek sahipleri alın teri döken milyonlardır! Bugün buradan haykırıyoruz: Emeğin sömürülmediği bir ülke istiyoruz! Belediyelerde, Özel idarelerde, karayollarında sağlıkta çalışan taşeron işi kardeşlerimize kadro istiyoruz. Taşeronun değil güvenceli çalışmanın egemen olduğu bir düzen istiyoruz! Sendikal hakların güvence altına alındığı bir yaşam istiyoruz! Gençlerin geleceğini başka ülkelerde değil kendi toprağında kurduğu bir Türkiye istiyoruz! Kadınların özgür ve eşit yaşadığı bir toplum istiyoruz! Doğanın rant uğruna talan edilmediği bir memleket istiyoruz! Savaşsız, sömürüsüz, demokratik ve laik bir ülke istiyoruz! Ve biliyoruz ki bunu gerçekleştirecek olan yönetenler değil, patronlar değil, emperyalistler değil; örgütlü halkın gücüdür! Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve tüm dayanışma duygularımla selamlıyorum. Yaşasın 1 Mayıs”</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>Başkan Gürbüz altını çizdi “ tarafız “</strong></p>

<p>Alana <strong>eşi Özlem Gürbüz ile gelen Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz</strong> Türk-İş İl Başkanı <strong>Muhittin Durdu</strong>’nun ardından konuşma yapmak üzere sahneye davet edilirken <strong>Gürbüz’ün</strong> konuşması sık sık alkış ve sloganlarla <img alt="Başkan 1 Mayıs Yürüyüş" height="225" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/05/baskan-1-mayis-yuruyus.jpeg" width="338" />kesildi<strong>. </strong></p>

<p><strong>Belediye Balkanı Gürbüz </strong>yaptığı konuşmasında <strong>“ tarafız”</strong> diyerek net konuştu<strong>. Başkan Gürbüz’ün</strong> henüz resmi olarak meclis kararı alınmamasına karşın miting alanını <strong>‘dayanışma ve demokrasi’</strong> alanı olarak adlandırması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz</strong> yağmur altında yaptığı konuşmasında <strong>“Dayanışma ve Özgürlük Meydanını bugün ilçelerimizden gelerek miting alanına çeviren çok kıymetli ve bu mücadelede hemhal olduğum dostlarım. Hepiniz hoş geldiniz. Sevgili dostlar az önce Tertip Komitesi adına kıymetli arkadaşım kardeşim beyan etti. Bugün korkusunun sofrasında yılgınlık yemeyenler aramızda. Boyun eğmeyenler bir siyasi aidiyeti ne olursa olsun bir araya gelenler dayanışma içerisinde olan ve mücadele edenler bugün buradadır. “</strong> dedi. Belediye Başkanı <strong>Metin Gürbüz</strong> konuşmasını şöyle sürdürdü; <strong>“Dün monarşi güzellemesi yapan ve Ortadoğu'yu kana boğan Filistin halkına, Ortadoğu halklarına zulüm eden, sömürge valisi gibi konuşan </strong><strong>Tom Barrack'a inat. Halkların kardeşliğini savunacağız. Biz tarafız. Doğanın sömürülmesine karşı yaşam alanlarımızı savunmak için tarafız. Biz emeğin sömürülmesine karşı emeğin haklı mücadelesinin yanındayız ve tarafız. Taraf olmaya devam edeceğiz. Kadına şiddete karşı İstanbul sözleşmesinin yanındayız ve bir an önce imzalatılmasını istiyoruz. Taşeron işsizliğe karşı, taşeronlaşmaya karşı kadrolu ve güvenceli istihdamı savunuyoruz ve tarafız. Yobaz, eğitime karşı bilimsel, laik ve demokratik eğitim sistemini savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz.”</strong></p>

<p style="text-align:center"><strong>Başkan’dan İmamoğlu vurgusu!</strong></p>

<p>Konuşmasında <strong>CHPli</strong> Belediyelere yapılan hukuksuzluklara da yer veren Sinop Belediye Başkanı <strong>Metin Gürbüz “ Biz adalete, hukuka, özgürlüğe tarafız. “</strong> dedi. Başkan <strong>Gürbüz “Bugün 20 belediye başkanımız sizlerin helal oylarıyla şehremini oldular. Bugün tutsak ediliyorlardı. Biz adalete, hukuka, özgürlüğe tarafız. Onların tutuksuz yargılanmasını istiyoruz. Sinop Uğur Mumcu Meydanından başta Ekrem İmamoğlu başkanımız olmak üzere tüm tutsak esir edilmiş belediye başkanlarımıza buradan selam olsun. İçeridekiler cesaretleriyle, onurlu duruluşlarıyla örgütlüyorlar. Bizim bir araya gelmemizden siyasi tercihimiz ne olursa olsun kardeşliğin, emeğin, birlikte çalışmanın, birlikte olmanın, omuzdaş olmanın ve kardeş olmamızdan korkuyorlar. Korkunun ecele faydası yok. Bir gün bu topraklarda Savaşa karşı barışın sesi yükselecek. Tıpkı bugün olduğu gibi sömürüye karşı demokrasinin, faşizme karşı çoğulculuğun sesi yükselecek. Ben sizleri hem şahsım adına hem hizmet etmekten gurur duyduğum Sinop Belediyesi adına, kentim adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Şükranlarımı sunuyorum. Bu yağışta bu alanı terk etmediğiniz için, bu alanı terk etmeyip birliğin, emeğin, demokrasinin, dayanışmanın alanı yaptığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Bugün bu meydanda olanlar ülkenin yarın aydınlık yarınlarını oluşturanlar olacaklar. Çekip giden tarihin kanlı sayfalarında yok olacaklar. Tarihin karanlık sayfalarında, ülkenin vicdanlarında mahkum olacaklar. Hepimiz birlikte olmak zorundayız. Dayanışma içinde olmak zorundayız. Hepinizin 1 Mayıs emek, dayanışma, birlikte mücadele etme ve bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor hepinize. saygılar sunuyorum. İyi ki sizlerle beraberim. İyi ki varsınız.”</strong> Şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Sinop’ta gerçekleştirilen ve son yılların en iyi organize olmuş gösterisi değerlendirmeleri yapılan 1 mayıs gösterileri Grup Emek’in şarkıları ve halayları ile son buldu.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRGÜTLÜ YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/yagmur-emekciye-engel-olamadi-sinopa-yakisan-1-mayis</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/05/1mayis-genel.jpeg" type="image/jpeg" length="98691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EĞİTİM-İŞ  "HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ, MÜCADELEYLE KAZANACAĞIZ!"]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/egitim-is-haksizliga-boyun-egmeyecegiz-mucadeleyle-kazanacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/egitim-is-haksizliga-boyun-egmeyecegiz-mucadeleyle-kazanacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[".......Ekonomik kriz yalnızca işsizlikte değil, çalışan yoksulluğunda da görülmektedir. TÜİK’in açıkladığı gerçek dışı enflasyon verileriyle belirlenen 28.075 TL’lik asgari ücret, emekçileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm etmiştir. Geçtiğimiz yıl bir saatlik emeğiyle 10 ekmek alabilen işçi, bugün evine 7 ekmek götürebilmektedir. ..........."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı nedeni ile bir mesaj yayımlayan <strong>Eğitim-İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğl</strong>u İşçi sınıfının uluslararası birlik ve mücadelesinin simgesi <strong>‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününün</strong>’, Türkiye’de bir bayram olarak kutlanmaktan her geçen yıl daha da uzaklaşıldığına işaret ederek <strong>" Bugün; emeğin en yüce değer olduğu gerçeğinin unutturulmaya çalışıldığı, sömürünün devlet eliyle kurumsallaştığı, hak arama mücadelelerinin şiddetle bastırıldığı bir düzene karşı omuz omuza mücadele verme günüdür."</strong> dedi.<br />
Açıklamasında <strong>" Yıllardır ısrarla sürdürülen sermaye odaklı ekonomi politikaları sonucunda yukarıda zenginlik ve refah; aşağıda ise zam, zulüm, yoksulluk ve sefalet birikmektedir. Sınıfsal uçurum giderek derinleşmekte, emekçiler açlık sınırının dahi altında ücretlere mahkûm edilmektedir. Ekonomik krizin ve enflasyonun tüm yükü, emeğinden başka satacak bir şeyi olmayan halkımızın sırtına yüklenmiştir. Ekonomik kriz, yoksulluk ve işsizlik TÜİK’in dahi gizleyemeyeceği bir boyuta ulaşmıştır. Mart 2026 verilerine göre, Türkiye’de çalışabilir 66 milyon 798 binlik nüfusun 32 milyon 425 bini çalışıyor. Erkek nüfusun %34’ü, kadın nüfusun ise %68,5’i istihdam dışında kalmıştır."</strong> diyen <strong>Celal Şahbenderoğlu</strong> TÜİK verilerini de eleştirdi.<br />
<strong>Eğitim-İş Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu'</strong>nun yönetim kurulu adına yaptığı basın açıklaması şöyle;<strong> TÜİK’in vitrine koyduğu dar tanımlı işsizlik oranı %8,1 olarak açıklanırken gerçek tabloyu yansıtan geniş tanımlı işsizlik oranı geçen yıl mart ayına kıyasla 3,1 puan artarak %31,5’e çıkmış; sistematik şekilde tırmanışını sürdüren iş bulma ümidini kaybeden emekçi sayısı, 2025 yılında 500 bin kişi daha artarak 2,6 milyon seviyesini aşmıştır. Öte yandan milyonlarca gencimiz, ‘ne eğitimde ne istihdamda’ yer alarak kayıp kuşak haline getirilmektedir. Türkiye bu alanda, bu yıl da OECD ülkeleri arasında zirvededir. Bu veriler, ülkemizde işsizliğin kalıcı hale getirildiğini ortaya koymaktadır.<br />
Ülkemiz, emek sömürüsünün en çıplak hali olan kayıt dışı istihdamda da %24,6 ile Avrupa birincisidir. Bu oran, her 4 çalışandan birinin hiçbir sosyal güvencesi olmadan sömürüldüğünü göstermektedir. 16 milyon 699 bin kayıtlı işçinin sendikalaşma oranı %14 iken bu oran özel sektörde %5-7 aralığındadır. Kayıt dışı çalıştırılıp sistem dışına itilen emekçiler de hesaba katıldığında, fiili sendikalaşma oranı %12’nin altına düşmektedir. Kısacası her 100 işçinin 88’i örgütsüzlüğe ve güvencesizliğe mahkûm edilmiş haldedir.<br />
Ekonomik kriz yalnızca işsizlikte değil, çalışan yoksulluğunda da görülmektedir. TÜİK’in açıkladığı gerçek dışı enflasyon verileriyle belirlenen 28.075 TL’lik asgari ücret, emekçileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm etmiştir. Geçtiğimiz yıl bir saatlik emeğiyle 10 ekmek alabilen işçi, bugün evine 7 ekmek götürebilmektedir. 2014 yılında asgari ücretle 6 çeyrek altın alınabilirken, bugün 3 çeyrek altın dahi alınamaması; emeğimizin nasıl pula çevrildiğinin, alım gücünün nasıl gasp edildiğinin kanıtıdır.<br />
Sınıfsal yaraları gidermesi gereken eğitim sistemi ise bizzat sınıfsal uçurumu besleyen ve derinleştiren bir mekanizmaya dönüşmüştür. Devlet, elini laik ve kamusal eğitimden çekerek çocuklarımızı ucuz iş gücü olarak sermayenin kucağına itmektedir. Bu kapsamda MESEM, çocuk işçiliğinin yasal kılıfından başka bir şey değildir.<br />
Bu ağır ekonomik kriz ve yoksulluk ortamında, tüm kamu emekçileri gibi biz eğitim emekçileri de geçim derdiyle boğuşmaktayız."</strong><br />
Açıklamasında, Eğitim emekçilerinin borçla ay sonunu getirmeye çalıştığını, kredi kartlarıyla yaşamak zorunda bırakıldığını, Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam modellerinden mülakat zulmüne, liyakatsiz yöneticilerden öğretmenleri kategorize ederek ayrıştıran Öğretmenlik Meslek Kanunu’na uzanan her uygulamanın  emek ve meslek onurlarına karşı yürütülen sistemli bir itibarsızlaştırma operasyonu olduğunu belirten <strong>Celal Şahbenderoğlu " Bizleri yoksullukla ve liyakatsizlikle sınayıp teslim alabileceklerini sananlara karşı; emeğimizi, meslek onurumuzu, çocuklarımızı ve laik, bilimsel eğitimi savunma mücadelemizden bir adım dahi geri atmayacağız.<br />
Eğitim-İş olarak TÖS ve TÖB-DER’den devraldığımız mücadele ruhuyla, tüm eğitim emekçilerine çağrımızdır, Bugün, haklarımız için omuz omuza verip direnme günüdür. Fakir Baykurt’un izinde; yalvarmadan, el açmadan bizi yoksulluğa ve güvencesizliğe iten düzene karşı alanlarda ‘ders verme’ günüdür. Vakit, sınıflarımızda öğrencilerimize anlattığımız haksızlık karşısında boyun eğmeme iradesini kuşanma vaktidir. 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, tüm emekçilerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz."</strong> dedi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRGÜTLÜ YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/egitim-is-haksizliga-boyun-egmeyecegiz-mucadeleyle-kazanacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/04/1-mayis.jpg" type="image/jpeg" length="12022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENEL SAĞLIK-İŞ’TEN EMSAL KARAR ... Sağlık emekçilerine “angaryaya” son!]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/genel-saglik-isten-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/genel-saglik-isten-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["..Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Dr. DERYA UĞUR “ mahkeme kararı bizim haklılığımızı ortaya koydu”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Dr. DERYA UĞUR, Sinop Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan üyeleri adına, Ağız ve Diş Sağlığı Teknikerlerinin görev tanımı dışında çalıştırılmasına karşı açılan davanın sendika lehine sonuçlandığını açıkladı.</p>

<p>Samsun 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararda; ağız ve diş sağlığı teknikerlerinin görev tanımında bulunmayan hasta kayıt işlemleri, santral görevi, vezne işlemleri ve hasta karşılama gibi görevlerde çalıştırılmasının hukuka aykırı olduğu açıkça belirtildi. Mahkeme ayrıca sağlık çalışanlarının kendi mesleki görev tanımları dışında çalıştırılamayacağını hüküm altına aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. DERYA UĞUR, sağlık emekçilerinin uzun süredir personel eksikliği ve yanlış sağlık politikalarının sonucu olarak asli görevleri dışında çalıştırıldığına dikkat çekti.</p>

<p>Dr. UĞUR açıklamasında, <strong>“Özellikle akşam ve hafta sonu nöbetlerinde sağlık emekçileri; hasta kayıt, vezne, santral ve benzeri işlerde görevlendirilerek angarya niteliğinde uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Mahkemenin verdiği bu karar yalnızca bir üyemizin değil, görev tanımı dışında çalıştırılan tüm sağlık emekçilerinin kazanımıdır.” </strong>Dedi.</p>

<p>Personel eksikliği ve tasarruf tedbirlerinin çalışanların hak kayıplarına gerekçe yapılamayacağını vurgulayan Dr. UĞUR, <strong>“Hiçbir sağlık çalışanı, idarenin plansızlığının ve personel eksikliğinin yükünü taşımak zorunda değildir. Sağlık hizmeti ekip işidir ve her meslek grubunun görev tanımı mevzuatla açık şekilde belirlenmiştir. Görev tanımı dışındaki uygulamalar hem çalışan haklarını hem de sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemektedir.” </strong>Şeklinde konuştu.</p>

<p>Genel Sağlık-İş olarak sağlık emekçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Dr. DERYA UĞUR, <strong>“Sağlık emekçilerinin emeğini değersizleştiren, görev tanımlarını yok sayan ve çalışanları angaryaya mahkûm eden her uygulamanın karşısında olmaya devam edeceğiz. Hak verilmez, mücadele ile alınır.”</strong> dedi.</p>

<p>Diğer yandan <strong>Genel Sağlık-İş Sinop Şube Başkanı Mustafa Aytaç </strong> tarafından yapılan açıklamada da sistemin bozukluğunun yükünün emekçiler üzerine fatura edilemeyeceğine değinilerek <img alt="M.aytaç" height="260" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/maytac.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="439" /> <strong>" bu karar sağlık emekçilerinin kararlılığı ve genel merkezimizin sahiplenmesi ve mücadele ruhunun yansımasıdır. Kararın 1 mayıs öncesine denk gelmesi de ayrıca önem taşımaktadır. Sistemin bozukluğunun yükü emekçilere fatura edilemez. Görev tanımı dışında çalıştırılan personelin omuzlarına konulan yük bu karar neticesinde kalkacaktır. " </strong>dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/genel-saglik-isten-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/04/dr-derya-ugur.jpeg" type="image/jpeg" length="12579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çernobil felaketinin 40. Yılı…  Sinop bir kez daha “ nükleere hayır “ dedi.]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/cernobil-felaketinin-40-yili-sinop-bir-kez-daha-nukleere-hayir-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/cernobil-felaketinin-40-yili-sinop-bir-kez-daha-nukleere-hayir-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“ Demokrasinin kırıntılarına bile katlanamayan, saldırılarından vazgeçmeyen AKP’ye karşı her alanda mücadeleye giriştik. Saldırı AKP’nin fıtratında var. Yıllarca bu günleri yaşayacağımızı anlattık. İşte bugün bunlar bizim suyumuzu bize para ile satanlardır. Ekoloji mücadelesi aynı zamanda emek ve demokrasi mücadeleleridir. Biz KESK olarak bugünden yarına değil, tüm süreç boyunca Sinop’un ve nükleer mücadelenin yanında olmayı sürdüreceğiz”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>Dünyanın en büyük nükleer felaketi olarak kabul edilen ve 26 nisan 1986 da yaşanan <strong>Çernobil nükleer Santrali</strong> felaketinin 40. yılında <strong>Sinop</strong> sokağa döküldü. Çernobil felaketinin 40. Yılı nedeni ile Sinop’ta gerçekleştirilen <strong>“ Nükleer Santrallara Hayır “</strong> mitingine binlerce yurttaş katılırken sık sık <strong>“ Nükleere inat, yaşasın hayat</strong> “ sloganı atıldı<strong>. </strong></p>

<p><strong><img alt="Nükleer Yürüyüş" height="220" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/nukleer-yuruyus.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="390" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sinop’ta </strong>düzenlenen<strong> “ Nükleere hayır “ </strong>mitingine<strong> Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ( KESK ) eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Türk Tabipler Birliği Genel Başkanı (TTB) Alpay Azap, </strong><strong>KESK'e bağlı Tarım ve Orman Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen) Genel Başkanı <strong>Serap Baysal, Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İzzet İldeş </strong></strong><strong>katılırken, mitinge</strong><strong> Ordu ve Samsun’dan çok sayıda dernek ve sendikaların yanı saıra CHP, DİSK’e bağlı Devrimci Emekli Sen, TEMA, Birleşik Kamu-İş, Türkiye Nükleer Karşıtı Platform ve çok sayıda Demokratik Kitle Örgütünün destek verdiği görüldü.</strong></p>

<p><strong>Çernobil Nükleer felaketinin 40. Yılı nedeni ile Sinop’ta </strong><strong>yapılan</strong><strong> </strong><strong>“ Nükleer Santrallara Hayır “ </strong>mitingi saat 11.00 de Eski otogar mevkiinden yürüyüşle başladı. <strong>“ Nükleere inat, yaşasın hayat’’, “ Sinop Nükleer İstemiyor”, “ Sinop Çernobil olmayacak “ </strong>sloganları ile <strong>Uğur Mumcu Meydanı’na </strong>kadar<strong> </strong>yaklaşık 1.5 km. yürüyen nükleer karşıtları çok sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı alana tek tek üst aramasından geçirilerek alındı.</p>

<p><strong>Sinop Halkının Yüzde 80’i karşı</strong></p>

<p><strong>Mitingde konuşan Sinop Nükleer Karşıtları Platformu dönem sözcüsü Zeki Karataş Sinop Halkının Yüzde 80 oranında nükleer karşıtı olduğunu söyledi. </strong><strong>“Mitingimiz sadece yerel bir direniş değil, aynı zamanda Nükleer tesislerin Doğaya, Ekosistem ve canlı yaşamı üzerindeki geri dönülmez etkilerine itirazımız olarak görülmelidir.”</strong><strong> diyen </strong><strong>Karataş</strong><strong> “</strong><strong>Ülkemizin her yerinden gelen Yaşam Savunucuları ve ekolojistler Türkiye’nin en kuzey noktasında buluşarak Nükleer santral projelerinin tarihin çöp sepetine atılması için birlikte sesimizi yükseltiyoruz. Çernobil Nükleer faciasının üzerinden geçen 40 yılın ardından yaşanan kazayı hala belleklerinde taşıyan biz yöre halkı ve yaşam savunucuları nükleer santrallara karşı tepkilerimizi bir kez daha meydanlara taşıdık ve AKP iktidarı nükleer sevdasından vaz geçene kadar taşımaya devam edeceğiz. Mitingimiz sadece yerel bir direniş değil, aynı zamanda Nükleer tesislerin Doğaya, Ekosistem ve canlı yaşamı üzerindeki geri dönülmez etkilerine itirazımız olarak görülmelidir. “ </strong><strong>şeklinde konuştu.</strong></p>

<p><strong>Sinop Belediye Başkanı </strong><strong>Metin Gürbüz’ün CHP</strong><strong> Genel Merkezinde düzenlenen Belediye Başkanları toplantısında olması nedeni ile katılamadığı mitingde konuşan </strong><strong>Belediye Başkan yardımcısı Hikmet Karaduman</strong><strong> AKP İktidarının nükleer endüstriye yönelik ilgiyi canlandırmaya çalıştığını belirterek </strong><strong>“Nükleer santrallerin emperyalist ülkelerce nükleer pazarın genişletilmesi için karlı bir sömürü aracı olduğu bilinmektedir. Kentimiz uluslararası nükleer pazarlıkların konusu yapılıyor. Bizler buna izin vermeyeceğiz. İnceburun’da 10.5 Km. karelik alanda 2 milyon ağaç kesildi. Halkımızın iradesine ve bilimsel gerçeklere karşın nükleer santralin bize dayatılmasına izin vermeyeceğiz. Sinop Halkı kararını verdi. Nükleer santral istemiyor ve sağlıklı huzurlu yaşamak istiyor “ </strong><strong>dedi.</strong></p>

<p><strong>ÇERNOBİL 40 YIL SONRABİRKEZ DAHA TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p><strong>Sinop’ta yapılan </strong><strong>“Nükleere hayır”</strong><strong> mitinginde konuşan </strong><strong>KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak</strong><strong> Türkiye’nin dört bir yanında süren ekoloji mücadelelerinde halkın önüne bariyerler kurulduğunu belirterek </strong><strong>“ Demokrasinin kırıntılarına bile katlanamayan, saldırılarından vazgeçmeyen AKP’ye karşı her alanda mücadeleye giriştik. Saldırı AKP’nin fıtratında var. Yıllarca bu günleri yaşayacağımızı anlattık. İşte bugün bunlar bizim suyumuzu bize para ile satanlardır. Ekoloji mücadelesi aynı zamanda emek ve demokrasi mücadeleleridir. Biz KESK olarak bugünden yarına değil, tüm süreç boyunca Sinop’un ve nükleer mücadelenin yanında olmayı sürdüreceğiz”</strong><strong> dedi. </strong></p>

<p><strong>Mitingde konuşan NKP davalarının avukatı ve aktivist Mehmet Horuç Çernobil nükleer santralinin 40 yıl sonra yeniden tüm dünyayı tehdit eder hale geldiğini belirterek yaptığı konuşmasında </strong><strong>“ Rusya- Ukrayna Savaşında Rusya Çernobil Nükleer santralini vurdu. Çernobil nükleer santralinin sızıntısını önlemek üzere Binlerce ton beton ile oluşan kalkan vuruldu çökme tehlikesi ile karşı karşıya. 40 yıl önce dünyaya bir felaketi yaşatan nükleer santral 40 yıl sonra bu kez savaşta vurularak hepimizi tehdit eder duruma geldi. Nükleer Santraller çalışırken de sonrasında da , savaşlarda da birer bombadır. Sinop halkı bir bomba ile yaşamak istemiyor. Bizler ile denizdeki balığı da savunduğumuz için dalga geçmeye çalıştılar. Evet bizler denizdeki balığında, denizin ve Denizlerin de savunucusuyuz “</strong><strong> dedi.</strong></p>

<p>Çernobil felaketinin 40. Yılı nedeni ile Sinop’ta gerçekleştirilen <strong>“ Nükleer Santrallara Hayır “</strong> mitingi halayların çekilmesinin ardından sessizce dağıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/cernobil-felaketinin-40-yili-sinop-bir-kez-daha-nukleere-hayir-dedi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/04/nukleer-miting1.jpeg" type="image/jpeg" length="31680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Felaketin 40. yılında Sinop bir kez daha "hayır" diyor]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/felaketin-40-yilinda-sinop-bir-kez-daha-hayir-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/felaketin-40-yilinda-sinop-bir-kez-daha-hayir-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["26 nisan 1986 tarihinde yaşanan Çernobil nükleer felaketinin 40. yılında nükleer santrallere karşı direniş sürüyor. Türkiye'nin dört bir yanından nükleer karşıtları bir kez daha Sinop meydanında bir araya geliyor."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p>Sinop Nükleer Karşıtı Platform ( SNKP) tarafından yapılan basın açıklamasında Çernobil Nükleer Felaketinin 40.yıldönümünde Sinop’ta 25 Nisan 2026 Cumartesi günü miting yapılacağı duyurularak <strong>“Yaşam savunucuları ve Nükleer Karşıtları Nükleer Santral projelerine “DUR” diyecekler”</strong> denildi.</p>

<p>SNKP’ olarak yapılan açıklamada <strong>“Ülkemizin her yerinden gelecek olan Yaşam Savunucuları ve ekolojistler Türkiye’nin en kuzey noktasında buluşacaklar ve Nükleer santral projelerinin tarihin çöp sepetine atılması için seslerini yükseltecekler. Çernobil Nükleer faciasının üzerinden geçen 40 yılın ardından yaşanan kazayı hala belleklerinde taşıyan biz yöre halkı ve yaşam savunucuları nükleer santrallara karşı tepkilerimizi meydanlarda dile getireceğiz. Sinop Nükleer Karşıtı Platform olarak düzenlediğimiz mitingde; “Nükleer Santrallara Hayır!” , Nükleere İnat Yaşasın Hayat!”, Sinop Çernobil Olmasın!”, “Nükleersiz Bir Türkiye Mümkündür!” sloganlarımızla Tepkimizi yükselteceğiz. Mitingimiz sadece yerel bir direniş değil, aynı zamanda Nükleer tesislerin Doğaya, Ekosistem ve canlı yaşamı üzerindeki geri dönülmez etkilerine itirazımız olarak görülmelidir. “ denilerek </strong>Mitingin saat:11.00 de Eski Otogarda toplanılacağı ve yürüyüş ile Uğur Mumcu Meydanına gelineceği duyuruldu.</p>

<p><img alt="N3" height="234" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/n3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="370" /></p>

<p>Sinop Nükleer karşıtı Platformun yaptığı yazılı basın açıklaması şöyle: <strong>“ NKP-Türkiye sekretaryasının Miting öncesinde, yani 24 Nisan 2026 Cuma günü Sinop Belediyesi Yuvam Tesislerinde saat: 13.30- 18.00 saatleri arasında Uzman konukların ve halkımızın da katılım sunacağı “ÇERNOBİL’İN 40.YILINDA FELAKETİ UNUTMUYORUZ” konulu; Çalıştay/ Panel / Forum da düzenlenmiştir. Bu çalışmada Nükleer santralların ve Nükleer Teknolojinin Canlı yaşamı ve Ekosistem üzerinde bıraktığı etkiler anlatılacaktır. Bu çalışmamıza tüm Sinop halkı da davetlidir. Sinop dışında yaşayan dostlarımız EMO TV üzerinden canlı olarak yayınlanacak etkinliği izleyebilirler.”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="N2" height="410" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/n2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="317" /><img alt="N1" height="410" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/n1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="317" /></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM, ÖRGÜTLÜ YAŞAM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/felaketin-40-yilinda-sinop-bir-kez-daha-hayir-diyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/03/nukleer-2.jpg" type="image/jpeg" length="17773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özdemir'den uyarı "doğal ortama vereceğimiz zararlar, Geriye dönülemez sorunlar oluşturur."]]></title>
      <link>https://www.haberkolektif.com/ozdemirden-uyari-dogal-ortama-verecegimiz-zararlar-geriye-donulemez-sorunlar-olusturur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberkolektif.com/ozdemirden-uyari-dogal-ortama-verecegimiz-zararlar-geriye-donulemez-sorunlar-olusturur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["........Bugün yaşamakta olduğumuz dünya sadece insanların değil tüm canlıların ortak alanıdır. Havasıyla, suyuyla, bitkisiyle, hayvanıyla ve insanlarıyla aynı ortamı doğal kurallarına uygun olarak paylaşmak zorundayız. Kendimize daha rahat konfor alanları yaratmak için bu doğal ortama vereceğimiz zararlar, birlikte yaşamak zorunda olduğumuz diğer canlılara da zarar verir. Geriye dönülemez sorunlar oluşturur.  "]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<hr />
<p><strong>Sinop Veteriner Hekimler odası </strong>törenle açıldı. <strong>Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, Belediye Başkan Vekili Aysun Özsönmez, İl Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem ve Veterinerlerin </strong>yanı sıra kalabalık bir davetli topluluğunun katıldığı törende konuşan <strong>Sinop Veteriner Hekimleri Odası Kurucu Başkanı Doğan Özdemir</strong>  uyarıda bulundu. Konuşmasında <strong>" Bugün yaşamakta olduğumuz dünya sadece insanların değil tüm canlıların ortak alanıdır. Havasıyla, suyuyla, bitkisiyle, hayvanıyla ve insanlarıyla aynı ortamı doğal kurallarına uygun olarak paylaşmak zorundayız. Kendimize daha rahat konfor alanları yaratmak için bu doğal ortama vereceğimiz zararlar, birlikte yaşamak zorunda olduğumuz diğer canlılara da zarar verir. Geriye dönülemez sorunlar oluşturur."</strong> diyen <strong>Özdemir </strong>Veterinerlik mesleğinin tarihçesine de değinerek <strong>"tıp mesleğinin Veterinerliğin devamı niteliğindedir"</strong> dedi.</p>

<p>Açılışta konuşan <strong>Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan</strong> ise veterinerliğin insan ve hayvan sağlığı yönünden önemini vurgulayarak Sinop Veterinerlerinin temsilcilikten Oda kurulumuna geçişinin önemine değindi. <strong>Vali Özarslan " Veteriner hekimlik insan hayvan ilişkisi bakımından son derece önem arz etmektedir. Veterinerlik mesleği insanların beslenmesi açısından soframıza kadar uzanan sağlıklı bir tüketimin ayrılmaz parçasıdır. Bunun yanı sıra Veterinerlik mesleğinin üretimde de büyük bir önemi bulunmaktadır. Arıcılıktan, büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliğine ayrıca kanatlı hayvanlara varıncaya kadar tüm üretim sürecinde Veterinerlerimiz büyük önem taşımaktadır " </strong>şeklinde konuştu. <strong>Vali Özarslan</strong>  Sinop Veteriner Hekimleri odasının kuruluşundan duyduğu memnuniyeti de vurguladı.</p>

<p><img alt="Veteriner2" height="326" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/veteriner2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="435" /></p>

<p><strong>ODA BAŞKANINDAN UYARI</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan Sinop Veteriner Hekimleri Odası Kurucu Başkanı <strong>Doğan Özdemir </strong>uyarıda bulundu. Konuşmasında Veteriner hekimliği mesleğinin tarihçesine de değinen Özdemir Tıp Mesleğinin kökenlerinin de veterinerlik mesleğine dayandığını söyledi. Özdemir <strong>" Veteriner Hekimlik mesleği sağlık alanında çok önemli bir yere sahip ve en eski mesleklerden biridir. İnsanların toplu yaşamaya başladığı günlerden itibaren yiyecek sorununa çözüm bulmak için sürekli av peşinde koşmak yerine hayvanları evcilleştirdiğini biliriz. Böylece insan-hayvan arasında vazgeçilemeyecek bir ilişki de doğmuştur. Hayvanlar, besin olarak kullanılmak yanında yük ve insan taşıma işlerinde, savaşlarda binek olarak vaz geçilemez unsurlar olmuştur. Zamanla hayvanların izlenmesi sonucunda hastalıkları öğrenilmeye başlanmış, tedavi yöntemlerinin de bulunup geliştirilmesi sonunda Veteriner Hekimlik mesleği doğmuştur diyebiliriz. İşte hayvan hastalıklarında gözlemlenen belirtilerin insanlarda da görüldüğü anlaşılınca benzeri tedaviler insanlara da uygulanmaya başlayacak ve buradan da tıp mesleği doğacaktır." </strong>dedi.</p>

<p><img alt="Doğan Özdemir-2" height="247" src="https://haberkolektifcom.teimg.com/haberkolektif-com/uploads/2026/04/dogan-ozdemir-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="371" /></p>

<p>Konuşmasında konforlu alanlar yaratmanın geriye dönülmez sorunlar yaratabileceğine değinen Oda Başkanı <strong>Doğan Özdemir " Bugün yaşamakta olduğumuz dünya sadece insanların değil tüm canlıların ortak alanıdır. Havasıyla, suyuyla, bitkisiyle, hayvanıyla ve insanlarıyla aynı ortamı doğal kurallarına uygun olarak paylaşmak zorundayız. Kendimize daha rahat konfor alanları yaratmak için bu doğal ortama vereceğimiz zararlar, birlikte yaşamak zorunda olduğumuz diğer canlılara da zarar verir. Geriye dönülemez sorunlar oluşturur."</strong> şeklinde uyarıda bulundu.</p>

<p><strong>Özdemir </strong>konuşmasını şöyle sürdürdü ; <strong>" Bu birlikte yaşamamız aynı zamanda veteriner tıbbı ile insan tıbbının birlikte olmasını gerektirmiştir. Biz buna Tek Sağlık uygulaması diyoruz. Bunlardan biri eksik olduğunda beklenen sağlıklı yaşam sağlanamayacaktır. Doğası gereği Veteriner Hekimlik mesleği sadece hayvanları tedavi etmek değildir ve tüm canlıların sağlığını korumayı kapsar. Hayvanlardan insanlara geçebilen ve zoonoz dediğimiz kuduz, şarbon gibi yüzlerce hastalık vardır. Bir arada yaşamak zorunda olduğumuz hayvanların hastalıkları koruyucu hekimlik dediğimiz aşılama önlemleri ile tehlike ortadan kaldırılır. Veteriner Hekimlik sadece tedaviler ve aşılamalar ile de sınırlı değildir. İnsan gıdası olan hayvansal ürünlerin canlı hayvandan soframıza gelene kadar geçirdiği tüm evrelerde meslektaşlarımızın emeği vardır. Çünkü sağlıklı hayvanlardan sağlıklı ürün alınabilir."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BELEDİYE BAŞKANINA TEŞEKKÜR</strong></p>

<p><strong>Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz</strong>'ün İl dışında olması nedeni ile katılamadığı törende konuşan <strong>Oda Başkanı Doğan Özdemir</strong> Belediye Başkanına teşekkür etti. Özdemir <strong>"Sinop Belediyesi ile Sinop Veteriner Hekimleri Odası arasında yapılan ortak hizmet protokolü gereğince bize şu an açılışını yapacağımız büroyu tahsis eden Sayın Belediye Başkanımıza teşekkürü borç biliriz. Bu protokol, sahipsiz ve başıboş hayvanların korunması, tedavisi ve sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması amacıyla, Oda üyesi veteriner kliniklerinde muayene, tedavi ve gerekli uygulamaların ücretlerinde indirim uygulanması başta olmak üzere, halkı hayvan sevgisi konusunda bilinçlendirmeyi de kapsayan düzenlemeler içerir. Her ne kadar büromuz dar olsa da yüreğimiz herkesi alabilecek kadar geniştir. SVHO olarak amacımız; mesleki yasa ve yönetmelikler çerçevesinde üyelerimizin haklarını korumak, taleplerini gerçekleştirmek, mesleğimizin en iyi koşullarda yapılmasını sağlamak, başta ilimiz olmak üzere tüm ülkemiz hayvancılığına katkı sağlamak, insan sağlığını etkileyecek koşulları bilerek Tek Sağlık ilkesine bağlı olarak çalışmak, doğal hayat ve ortak yaşam alanlarımızın tahribine ve geri dönülemez eylemlere karşı durmak, insan ve hayvanların haklarını korumaktır. Bu süreçte başta mesleki bağımız olan kurum ve kuruluşlar olmak üzere herkesle diyalog içerisinde, mesleki bilgilerimiz çerçevesinde sorunları çözmeye uğraşan bir kurum olarak çalışacağız." </strong>şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.haberkolektif.com/ozdemirden-uyari-dogal-ortama-verecegimiz-zararlar-geriye-donulemez-sorunlar-olusturur</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberkolektifcom.teimg.com/crop/1280x720/haberkolektif-com/uploads/2026/04/veteriner1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27209"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
