KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI KRİZİ: TRAFİK KAZALARI

Dünya Sağlık Örgütü (WHO: World Health Organisation ) verilerine göre her yıl yaklaşık 1,19 Milyon kişi trafik kazalarında hayatlarını kaybediyor. 20 ila 50 milyon kişi yaralanıyor ve bir kısmı da sakat kalıyor. Ölümlerin %92’si düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşirken en çok etkilenen nüfusun çalışma çağındaki genç, orta yaşlı grup olduğu söylenebilirken, yaş açısından trafik kazaları 5-29 yaş arası gençlerde başlıca ölüm nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Trafik kazalarını yalnızca “bireysel bir talihsizlik” ya da “trafik suçu” olarak değerlendirmek en basit tabiriyle konuyu küçümsemek olacaktır. Trafik kazaları yaygınlıkları, sebep olduğu ölüm ve yaralanmalar dikkate alındığında meydana gelen zararın ölçeği, sağlık sistemi, aile ve topluma getirdiği şiddetli ekonomik etki sebebiyle büyük bir halk sağlığı sorunudur.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO: World Health Organisation ) verilerine göre her yıl yaklaşık 1,19 Milyon kişi trafik kazalarında hayatlarını kaybediyor. 20 ila 50 milyon kişi yaralanıyor ve bir kısmı da sakat kalıyor. Ölümlerin %92’si düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşirken, en çok etkilenen nüfusun çalışma çağındaki genç, orta yaşlı grup olduğu söylenebilirken, yaş açısından trafik kazaları 5-29 yaş arası gençlerde başlıca ölüm nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Bu veriler irdelendiğinde trafik kazalarına ulaşım sorunu olarak bakmaktansa büyük bir halk sağlığı ve kalkınma krizi olarak değerlendirmenin daha isabetli olacağı kanısındayım.

Aşağıda son 10 yılda ülkemizde gerçekleşen trafik kazalarını ile ilgili bazı sayıları göreceksiniz. Bu tabloda gelişen teknoloji ve yapılan “kaliteli yollar” a rağmen artan kaza sayısı ve özellikle kaza sonrası 30 gün içerisinde ve kaza tesiriyle kaybedilen hayatlar dikkatinizi cezbedecektir.

Yukarıdaki tablo incelendiğinde sayılarla birlikte, her yıl milyonlarca canımızın trafik kazalarından etkilendiğini, binlerce eve ateş düştüğünü, yüzbinlerce insanımızın yaralandığını, belki aylarca tedaviler gördüklerini düşündüğünüzde sorunun büyüklüğü gözler önüne seriliyor. Yaralı sayıları ilk duyduğumuzda bizler için çok bir şey ifade etmese de birçoğunun hayatlarına eskisi gibi devam edemediklerini belki de başkalarına bağımlı olarak yaşamak zorunda kaldıklarını biliyoruz.

Ülkemizde gerçekleşen kazalarda ölenlerin yaklaşık yarısı sürücü, %30 u yolcu, %21 de yaya.

Trafik kazalarının bir halk sağlığı sorunu olmasının diğer bir boyutu da ekonomik yüküdür. Küresel maliyet araştırıldığında Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pek çok ülkede gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH)’nın %3’üne denk gelen bir kısmına denk gelen ekonomik kayba neden oluyor. Bu miktar bazı ülkelerde GSYH’nın %6’sına kadar çıkabiliyor.

Ülkemizde ise Karayolları Trafik Güvenliği Raporlarına göre trafik kazalarının doğrudan ve dolaylı maliyeti GSYH’nın %2,2’sine denk geliyor ve 2030 yılına kadar yaklaşık 550-650 Milyar TL olacağı tahmin ediliyor, bu rakamın 15 Milyar Dolara kadar çıkabileceği de tartışılıyor.

Sevgili dostlar, öncelikle değerli canlarımız sonrasında da zor kazanılmış, alın terinden kaynaklanan, emekçinin sofrasından, çocuğunun harçlığından kopup gitmiş vergilerimizden oluşan milyar dolarları kaybetmemek mümkün.

Yapılan araştırmalar kazaların tamamına yakınının engellenebilir olduğunu göstermiş.

Nasıl ekonomi yönetiminin kaybettiği milyar dolarları engellemek seçimle mümkünse trafik kazalarının engellenmesi de seçimlerle mümkün.

Kurallara uymayı seçebiliriz,

Biraz daha yavaş gitmeyi seçebiliriz,

Emniyet kemeri takmayı seçebiliriz,

Yola biraz daha erken çıkmayı seçebiliriz,

Yorulduğumuzda mola vermeyi seçebiliriz,

Telefon, sigara gibi dikkat dağıtıcılardan uzak kalmayı seçebiliriz,

Sinyal vermeyi seçebiliriz,

Kask takmayı, reflektör bulundurmayı seçebiliriz,

Kısacası hayatı seçebiliriz.

Aslında bu hafta için aklımda başka bir konu vardı ancak geçtiğimiz günlerde gencecik bir öğretmen arkadaşımızı elim bir trafik kazasında kaybettik. Sevenlerine sabırlar dilerim.

Geride gözü yaşlı bir eş ve ufacık bir çocuk bıraktı, hayallerini bıraktı, sevenlerini bıraktı. Yolda bulmadığı canını, yolda bıraktı. Hem bir öğretmen çocuğu hem de bir baba olarak etkilendim açıkçası.

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Öğretmenler hayatımızın ilk kahramanları, rol modellerimiz geleceğimizin mimarları.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği günün yıldönümünde; çalışan ya da çalıştırılmayan, emekli ya da atanmamış tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlarım. Ebediyete göçmüş tüm öğretmenlerimiz rahmet ve saygı ile anarım.

Değerli öğretmenlerimizin toplumda hak ettikleri saygıya, meslek onuruna yaraşır, güvenli ve adil çalışma şartlarına ve özlük haklarına kavuştukları günleri yakın zamanda görmek dileğiyle.

Sağlıcakla kalın.

Dr. Şevket TERKAN

Kaynaklar: www.who.int

www.tuik.gov.tr

www.sbb.gov.tr