“Kadın Ne İsterse O’dur”

"............Kadın güçlüyse toplum güçlüdür. Kadın umutluysa gelecek aydınlıktır. Belki de mesele kadınların ne istediğini anlamaya çalışmaktır. Çünkü kadın çoğu zaman imkânsızı değil, insan olmayı hatırlatan şeyleri ister. ............."


Hayatın en eski tartışmalarından biridir: Gücü kim yönetir? Görünen mi, görünmeyen mi? Çoğu zaman erkeklerin dünyayı yönettiği düşünülür. Oysa hayatın perde arkasında çok daha güçlü bir gerçek vardır: Kadın ne isterse, hayat oraya akar.
Bir ev düşünün… Duvarlarını erkek yapabilir ama o eve ruh veren kadındır. Bir çocuk düşünün… Adını baba koyabilir ama karakterini anne şekillendirir. Bir toplum düşünün… Yasaları devlet yazabilir ama vicdanını kadın belirler. Çünkü kadın yalnızca insan yetiştirmez; aynı zamanda duyguyu, merhameti, sevgiyi ve sabrı da büyütür.
Kadının istediği şey aslında çoğu zaman çok basittir: Değer görmek, anlaşılmak, güvenmek ve sevilmek. Fakat bu temel ihtiyaçlar karşılanmadığında en güçlü ilişkiler bile sessizce çatırdamaya başlar. Erkekler çoğu zaman büyük fedakârlıklar yaptığını düşünür; ancak kadın için bazen bir cümle, bir bakış, bir “yanındayım” sözü her şeyden daha değerlidir.
Bugünün modern dünyasında kadın artık sadece evin içinde değil; iş hayatında, siyasette, sanatta ve ekonomide de belirleyici güç hâline geldi. Ancak hâlâ birçok yerde kadınların sesinin duyulması yerine susturulması tercih ediliyor. Oysa kadın sustuğunda yalnızca bir insan değil, bir neslin umudu da susuyor.
“Kadın ne isterse o olur” sözü aslında bir teslimiyet değil, hayatın doğal dengesidir. Çünkü kadın mutluysa ev huzurludur. Kadın güçlüyse toplum güçlüdür. Kadın umutluysa gelecek aydınlıktır.
Belki de mesele kadınların ne istediğini anlamaya çalışmaktır. Çünkü kadın çoğu zaman imkânsızı değil, insan olmayı hatırlatan şeyleri ister. Saygıyı, sevgiyi, sadakati…
Ve unutulmamalıdır ki; bir toplumun gerçek medeniyet seviyesi, kadınlarına verdiği değerle ölçülür.