ÖRGÜTLÜ YAŞAM

Emekliler yorgun ve öfkeli!

'' Bu gün dul ve yetimleri ile birlikte 17 milyona yaklaşan emekliler toplumun en kalabalık kısmını oluşturmaktadır. En kalabalık kısmını oluşturmasına rağmen ekonomik anlamda en çok mağdur edilen, görmezden gelinen`; açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşamaya mahkûm edilerek adeta üvey evlat muamelesi görende yine emeklilerdir.''

Yaklaşık dört ay önce kuruluşunu tamamlayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Devrimci Emekli Sen Sinop Şubesi yaptığı basın toplantısı ile emeklinin sefalete mahkum edildiğini vurgulayarak '' sermayeye değil, emekliye emekçiye bütçe istiyoruz '' dedi. DİSK/DEV Emekli Sen Sinop Şube Başkanı Kadir Demir'in yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısında emeklilerin açlık, yoksulluk ve sefalete mahkum edildikleri belirtilerek " Böylesine sefil bir hayat reva görülen emeklilerin bu hal ve gidişle daha da vahim bir durumla karşılaşmamak ve buna bir dur demek , sorunlarına çözüm bulmak ,hak ve çıkarlarını koruyabilmek için örgütlenmekten, sendika kurmaktan başka çaresi kalmamıştır. " denildi.

Atatürk'ün “ Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin geleceğe güvenle bakma hakkı yoktur.” şeklindeki sözünü anımsatan DİSK Dev-Sen Sinop şube başkanı Kadir Demir basın toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi.
'' Bu gün dul ve yetimleri ile birlikte 17 milyona yaklaşan emekliler toplumun en kalabalık kısmını oluşturmaktadır. En kalabalık kısmını oluşturmasına rağmen ekonomik anlamda en çok mağdur edilen, görmezden gelinen`; açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşamaya mahkûm edilerek adeta üvey evlat muamelesi görende yine emeklilerdir. İktidar tarafından adeta kendi kaderine terkedilmiş olan emekliler, hayatlarını devam ettirebilmek için ikinci bir işte çalışmak zorunda bırakılmıştır. Dolayısı bu gün 17 milyon emeklinin yaklaşık 10 milyonu karnını doyurabilmek ve ailesinin geçini sağlayabilmek için ikinci bir işte çalışmaktadır. ''
EMEKLİLER AÇLIK,YOKSULLUK VE SEFALETE TESLİM OLMAYACAK.
"Böylesine sefil bir hayat reva görülen emeklilerin bu hal ve gidişle daha da vahim bir durumla karşılaşmamak ve buna bir dur demek , sorunlarına çözüm bulmak ,hak ve çıkarlarını koruyabilmek için örgütlenmekten, sendika kurmaktan başka çaresi kalmamıştır." diyerek sözlerini sürdüren Şube Başkanı Kadir Demir ''Bu çaresizlik içinde tek çıkar yolun sendikalaşmaktan geçtiğini gören emekliler sendikalarını kurmuştur. Ancak emeklilerin örgütlü bir güç olmasından ve sendikalaşmasından korkan iktidar tıpkı 90 lı yıllarda kamu emekçilerinin sendikalaşmalarını önüne geçmek ve engellemek için yaptığı gibi bu günde emekli sendikalarını kapatmakta ısrar etmekte, engellemekte ve örgütlenmelerinin önüne geçmeye çalışmaktadır.'' dedi.
BİZ BİLİYORUZ Kİ ÇAĞDAŞ TOPLUM ÖRGÜTLÜ TOPLUMDUR.
Basın toplantısında Emekli sendikasının evrensel bir hak olduğunu Türkiye hukuk sistemi içinde de yasal dayanak oluşturulmak üzere çalışma yapılmasının gerekliliğine işaret eden Kadir Demir sözlerini şöyle sürdürdü'' İşverenin yani sermaye sahiplerinin bile işçi sendikalarına karşı mücadele etmek amacı ile kurulmuş, örgütlenmiş sendikaları (TİSK) var. İşverenin sendikası var ama emeklilerin sendikası yok. Her şeyden önce bu durumun kendisi evrensel hukuk normlarına, insan haklarına, anayasanın eşitlik ilkesi ile İLO ve diğer uluslararası sözleşmelerdeki örgütlenme özgürlüğüne dair maddeleri ile tezatlık taşımakta, aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle iktidar emeklilerin sendikalarını kapatmak yerine, milyonlarca emeklinin taleplerini dikkate alarak, sendikaların yasal statüye kavuşturulması ve bu karmaşanın ortadan kalkması için yasama organı TBMM de yasal düzenleme yapmalı, emekli sendikalarını yasal statüye kavuşturmalıdır. Bu konuda adım atmayan, adım atmadığı gibi her fırsatta engellemeye çalışan iktidar sermaye ve onun çıkarları söz konusu olduğunda bir gecede yasa çıkarabilme becerisi gösterebilmektedir. Dolayısı İktidar, emeklilerin sendikalarını kapatmak yerine gerekli yasal düzenlemeleri yaparak emeklilerin serbestçe örgütlenmelerinin, sendikalara üye olmalarının önünü açma yoluna gitmelidir. Aksi durumda şu bilinmelidir ki emekliler artık kendilerini giydirilen deli gömleğini çoktan yırtıp atmıştır. Ve otur denilince oturan, kalk deyince kalkan durumu çoktan geride bırakmıştır. Kaybedecek bir şeyleri kalmamıştır. Bu itibarla ne kadar engellemeye çalışırsa çalışılsın, hangi engeller önlerine konulursa konulsun sendikalarda örgütlenmeye, sendikalara üye olmaya ve bu gidişata teslim olmamaya kararlıdır. Ve bu yoldan bir adım bile geri adım atmayacak, her defasında küllerinden yeniden doğarak yoluna devam edecektir. DİSK/Devrimci Emekli Sen kuruluş tarihi olarak henüz dört aylık bir sendikadır. Böyle olmakla birlikte aslında otuz yıllık bir mücadele tarihine ve geçmişe sahip bir sendikadır. Amacı üyelerinin hak ve çıkarlarını fiili ve meşru zeminlerde savunmaktır. Sendikalar sahip oldukları konum gereği demokratik sınıf ve kitle örgütleridir. Bu itibarla demokratik kitle örgütleridirler. Bu özellikleri ile sendikalar demokrasinin ve dolayısı ile demokratik toplumun temel unsurları ve özneleridirler. Ancak sendikanın sendika olabilmesi için de siyasi partilerden, devletten ve sermayeden örgütsel olarak bağımsız olması gerekir. Sendikaların kitle örgütü olarak nitelenmesinin nedeni ise, sendika üyelerinin siyasi, ideolojik görüşlerinden tamamen bağımsız, ortak çıkarlar etrafında bir araya gelmiş olmalarının yanında aynı zamanda onların ekonomik, demokratik hak ve çıkarlarını koruyan, bunun için toplu pazarlık masasına oturan ve hakları için mücadele eden bir yapı olduğunu ifade etmektedir. Bu anlamda kısaca sendikalar ekonomik ve demokratik mücadele araçlarıdır. DİSK /Devrimci Emekli Sen de sendikayı sendika yapan bu ilkeler ve amaçlar çerçevesinde kurulmuştur. Üyesi olan emeklilerin ekonomik ve demokratik hak ve çıkarlarını korumak için mücadele etmekle yetinmeyip demokratik kitle örgütü olmanın bir gereği olarak her türden haksızlığa ,eşitsizliğe, baskıya, adaletsizliğe ve hukuksuzluklara karşı mücadeleyi önüne koymuş bir sendikadır. ''
EMEKLİLER ÜVEY EVLAT DEĞİLDİR.
Basın toplantısında ''Emekliler, 17 milyona yaklaşan sayısı ile ömürlerinin büyük bir bölümünü bu ülkenin huzuru, refahı ve gelişmesi için harcamış emektarlardır. '' diyen Demir sözlerini şöyle sürdürdü ''Emeklilerin Geri kalan ömürlerini huzur ve refah içinde tamamlamaları onların en temel ve vazgeçilmez haklarıdır. Ancak tam tersine çalışma yaşamının içinde yer almak zorunda bırakılan ve dolayısı ile emekliliğini yaşayamayan emekliler, iktidarın temsilcileri tarafından dillendirildiği şekli ile uzun yaşamalarından bile rahatsızlık duyulan , en temel sosyal güvenlik hakkı olan yaşlılık aylıkları bile kendilerine çok görülmekle kalmayıp ülkenin sırtında kambur olarak nitelenen, bu anlamda da hep horlanan ve en çok mağdur edilmekle birlikte en örgütsüz olan kesimde yine emeklilerdir.
Avrupalı emekliler bir yana, yıllardır savaş halinde olan Ukrayna ve Rusyalı emekliler kruvazörlerle ülke ülke dolaşıp emekliliklerinin tadını çıkarırken, bizim ülkemizin emeklileri 50-ila 100 lira ucuza et alabilmek, 1 lira ucuza ekmek alabilmek için sabahın kör karanlığında kuyruklarda ömürlerini tüketmektedir. Bu gün ortalama ev kiraları 25-30 bin liralar civarındadır. Son yapılan araştırmalarda açlık sınırı 28 bin liranın, yoksulluk sınırı ise 92 bin liranın üstünde olduğu görülmekte ve toplumun büyük bir kesimi tarafından bilinmektedir. Bununla birlikte enflasyonun artış hızı ile adeta yarış eden ve bu artışa paralel olarak market raflarında gıda ve temizlik gibi en temel tüketim maddeleri başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeyin hemen hemen her gün fiyatı artmaktadır. Akaryakıt ürünleri bazen her gün bazen iki üç günde bir iki ileri bir geri artmakta, elektriğe ve doğal gaza yazın indirim kışın ise zam yapılmaktadır. 16 – 18 bin lira arasında bir ücret reva görülen ve ey emekliler; sizler bununla yetinin, size verecek bütçede paramız yok diyen ancak sermayeye kesenin ağzını sonuna kadar açan ve son derece cömert davranan iktidarın emeklilere ve emekçilere gelince adeta ipe un sermesi her şeyden önce, her şey bir yana ne insani, ne vicdani, ne de ahlaki bir tutumdur.
Son dönemde medyaya yansıdığı hali ile görülmektedir ki iktidar bu politikalarında ısrar etmektedir. Emeklilerin bu durumda olmalarından, yaklaşık yüzde yetmişinin asgari ücretin çok altında bir ücretle yaşamak zorunda bırakılmalarından rahatsızlık duymadığının göstermektedir. Bu nedenle emeklilerin sorunlarına bir çözüm bulması gerekirken çözüm bulmak yerine bula bula çalışanlardan belli oranda kesinti yaparak sorunu ortadan kaldırma niyetinde olduğunu açık etmiştir. Bu bir çözüm değildir ve tam tersine çözümsüzlüktür. Çözüm diye kamuoyuna sunulan ve çıkarılması düşünülen yasa, ekonomik olarak zaten sıkıntıda olan ve büyük bir bölümü asgari ücretle geçinen işçi ve emekçilerle emeklileri karşı karşıya getirecek olan ve işleri daha da karmaşık hale getirecek olduğu bilinmelidir. ''

SERMAYEYE, YANDAŞA DEĞİL EMEKÇİYE VE EMEKLİLERE BÜTÇE İSTİYORUZ
İktidarın sermaye gruplarına bonkör, emekli ve emekçilere ise eli sıkı davrandığıni dile getiren Dev-Sen Sinop Şube Başkanı Kadir Demir ''Sadece bu durum bile göstermektedir ki ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını, doğayı ve doğal yaşam alanlarını daha çok kar güdüsü ile tahrip ve talan eden sermaye gruplarına gelince çok cömert davranan, her türlü avantajı sağlayan iktidar, işçiye, emekçiye ve emekliye gelince çok eli sıkı davranıyor. Bu da göstermektedir ki bundan önce olduğu gibi iktidar tercihini emekliden, emekçiden yana değil bir avuç sermayeden yana kullanmaktadır. Bu durumda biz emeklilere, işçi ve emekçiler ile birlikte tüm ezilenlere düşen temel görev, böylesine bir sefil yaşamı bize reva görenlere, birleşerek, işbirliği ve dayanışma içerisinde karşı koyarak yanıt vermek en doğal hakkımız olarak önümüzde durmaktadır. Bunun için gerekli olan ise örgütlü bir güç olmak, sendikalara üye olmak, etki alanını büyütmektir. Toplumsal mücadeleler tarihi bize öğretmiştir ki kazananlar hep mücadele edenlerdir. Biz güçlüyüz. Yeter ki bu gücümüzün farkında olalım. Yeter ki bu yönde bir iradeyi ortaya koyalım. Bu anlamda bizler ister Bağ Kur, ister emekli sandığı veya SSK dan emekli olsun tüm emeklileri DİSK DEV EMEKLİ SEN de örgütlenmeye, sendikaya üye olmaya, sesimize ses, nefesimize nefes ve gücümüze güç katmaya davet ediyoruz. Ve diyoruz ki “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.” “ Birleşe birleşe kazanacağız.” şeklinde konuştu.