Açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelire mahkum edilen emekliler yurt genelinde seslerini duyurma çabası ile alanlara çıkarken Sinop'ta da DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası çatısı altında örgütlenen emekliler " Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız! " diyerek ses yükselttiler. Sendika üyeleri ayrıca memurlara yaklaşık iki yıl önce verilen ancak memur emeklilerine verilmeyen seyyanen zamdan kendilerinin de yararlanmaları gerektiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkından yararlandılar.
DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası'nın Yurt genelinde eş zamanlı yapılan basın açıklamasına Sinop Uğur Mumcu Meydanı Demokrasi ve Dayanışma alanından destek veren emekliler, basın açıklamalarının hak aramanın da ötesinde bir onur mücadelesi olduğunu söylediler. Devrimci Emekliler Sendikası adına basın açıklaması yapan Sinop Şube Başkanı Kadir Demir " Bugün burada, hakkımızı aramanın yanı sıra, büyük bir onur mücadelesi vermek amacıyla toplanmış bulunuyoruz." derken, "Bu ülkenin her bir karış toprağında alın teri olan, fabrikalarından okullarına, tarlalarından hastanelerine kadar her alanda yıllarca değer üreten biz emekliler, iktidar tarafından devletin sırtında bir yük olarak görülmenin derin kırgınlığı ve öfkesi içerisindeyiz. " şeklinde konuştu.
Uğur Mumcu Meydanı Demokrasi ve Dayanışma alanında üyeleri ile toplanan Devrimci Emekliler Sendikası adına basın açıklaması yapan Sinop Şube Başkanı Kadir Demir Türkiye’de emeklilik yıllarının artık huzur içinde geçirilecek bir dinlenme dönemi olmaktan çıktığına değinerek " bugün artık bu durum acımasız bir hayatta kalma savaşına dönüşmüştür. İktidar, uyguladığı ekonomi politikalarıyla bizleri yoksulluğa mahkûm etmekle yetinmemiş; aynı zamanda yaşam alanlarımıza, sağlığımıza ve soframıza kadar doğrudan müdahale eden otoriter bir sefalet rejimi inşa etmiştir. İlerleyen yaşımız gereği en temel ve acil ihtiyacımız olan sağlık hizmetlerine erişim, bugün bizler açısından ulaşılamaz bir lüks haline getirilmiştir. Randevu Sistemi üzerinden bir doktora ulaşmak, adeta milli piyangodan büyük ikramiye çıkmasıyla eşdeğer bir ihtimaldir. Göz, kardiyoloji, nöroloji veya ortopedi gibi hayati ve yaşlılıkta sıkça başvurulan branşlarda aylar sonrasına gün verilmekte; bizlerin o süreyi bekleyecek dermanı, zamanı veya ömrü olup olmadığı kesinlikle önemsenmemektedir. " dedi.
Basın açıklamasında "Yaşlı nüfusun ve emeklilerin sağlık hizmetlerine zamanında erişimde yaşadığı gecikme oranı son iki yılda yüzde kırkın üzerinde artış göstermiştir. Kamu hastanelerindeki yığılmalar, parası olmayanı evinde çaresizliğe terk eden bir anlayışın sonucudur. Eczaneye gittiğimizde karşımıza çıkan muayene ücreti, ilaç katılım payı ve bitmek bilmeyen fiyat farkları, zaten enflasyon karşısında kuşa dönmüş olan maaşlarımızın daha elimize geçmeden erimesine yol açmaktadır. Bize dayatılan bu sistem, hastaları enkaz altında bırakan tam bir sağlık çöküşüdür. " şeklinde konuşan Demir sözlerini şöyle sürdürdü "İktidar, emeklinin nasıl yaşayacağına, ne yiyip ne içeceğine dair her türlü detayı baskı altına almış durumdadır. Bugün açlık sınırının 35.000 TL’yi aştığı, yoksulluk sınırının ise 115.000 TL’ye dayandığı ortadadır. Böylesi bir yıkım ortamında, milyonlarca emekli 20.000 TL bandındaki komik rakamlarla koca bir ayı geçirmeye zorlanmaktadır. Eskiden soframızın bereketi olan, kilo ile aldığımız eti, peyniri artık kasabın ve şarküterinin önünden geçerken sadece uzaktan seyrediyoruz. İktidar, bizim haftada kaç miligram protein tüketeceğimize, hangi marketin hangi indirimli saatinde ucuz ekmek veya yağ kuyruğuna gireceğimize doğrudan karar veriyor. Avrupa'daki emekliler dünyayı gezerken, bizim tatil rotamızın sınırları maalesef iktidar tarafından çiziliyor: Mutfak ile oturma odası arasındaki o dar koridor! İktidar, yazın evin hangi odasında serinleyeceğimize, bayramı hangi odada geçireceğimize karar veriyor; bizleri içine sürüklediği bu derin yoksulluktan zerre kadar mahcubiyet hissetmiyor."
Devrimci Emekliler Sendikası olarak Yıllardır meydanlarda mücadele verdiklerini anımsatan Şube Başkanı Kadir Demir AKP İktidarına yüklenerek " bayram ikramiyeleri, yüksek ve kontrol edilemeyen enflasyon karşısında adeta buharlaşıp yok oldu. Bugün büyük müjdelerle açıklanan 4.000 TL’lik ikramiye ile bir kurbanlık almak bir yana, pazar masrafını karşılamak veya torunlarımıza bayram sabahı gönül rahatlığıyla bir harçlık vermek dahi imkânsızdır. Bu rakam, gerçek anlamda bir ikramiye olma özelliğini tamamen yitirmiş, iktidarın emekliye biçtiği değeri yansıtan bir “sus payı” ve “harçlık” seviyesine inmiştir. İktidarın yarattığı adaletsizlikler silsilesinin en ağırlarından biri de memur emeklilerine vurulan seyyanen zam darbesidir. Bilindiği üzere, aktif çalışan memurlara verilen seyyanen zam, akıl almaz bir çifte standartla emekli memurların aylıklarına yansıtılmamıştır. Yıllarca aynı devlet dairelerinde omuz omuza çalıştıkları, aynı kurumlara emek verdikleri meslektaşları ile emekliler arasına büyük bir gelir uçurumu sokulmuştur. İktidar, memurun emekli olmasını adeta bir cezalandırma aracına çevirmiştir." dedi
" lütuf veya sadaka beklemiyoruz!"
Yurt genelinde eş zamanlı yapılan basın açıklamasında "Yıllarca döktüğümüz alın terinin karşılığını, onurumuzla yaşayacağımız adil bir geliri talep ediyoruz. İktidarın bizi sığdırmaya çalıştığı o dar odalardan, o gramlık ve miligramlık utanç hesaplarından çıkmaya sonuna kadar kararlıyız. " şeklinde konuşan Kadir Demir AKP İktidarından taleplerini de şöyle sıraladı "En düşük emekli aylığı, insanca yaşanacak, insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalıdır. Sağlıkta uygulanan tüm katkı payları derhal kaldırılmalı, yaşlılık dönemindeki emeklilere randevu ve rapor süreçlerinde öncelikli, şartsız, kamusal ve tamamen ücretsiz sağlık hizmeti sağlanmalıdır. Bayram ikramiyeleri, asıl amacına uygun hale getirilmeli; en az bir asgari ücret tutarında güncellenerek ödenmelidir. Sendikal örgütlenme hakkımız üzerindeki tüm yasal ve fiili baskılara son verilmeli, DİSK Dev Emekli-Sen toplu sözleşme masasının doğrudan, meşru tarafı olarak kabul edilmelidir. Bir kez daha haykırıyoruz, Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana dek alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!"
Basın açıklaması sonrası Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yaptılar
Yurt genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklaması sonrası Sinop Adliyesine giden emekliler Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yaptılar. Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şube Başkanı Kadir Demir Haber Kolektif'e yaptığı açıklamada yaklaşık iki yıl önce memurlara seyyanen zam verildiğini anımsatarak " oysa yasa gereği toplu sözleşmelerde memura verilen her hak memur emeklilerine de verilmesi hüküm altındadır. AKP İktidarı burada da ayırımcılığa giderek memura verdiğini memur emeklilerinden esirgemiştir. Saraya ve belli çevrelere esirgenmeyen paranın memur emeklilerinden esirgenmesi tam da AKP İktidarının emekliye bakışının somut bir örneğidir. Anayasa mahkemesine daha önce yapılan bir takım başvuruları mahkeme esastan görüşme kararı almıştır. Ancak bu tür davalar bireysel açılabildiğinden bizler de bugün bu hakkımızı kullanarak dava dilekçelerimizi verdik. Arzu eden tüm emeklilerimiz sendikamızdan dava dilekçe örneğini alabilir ve davalarını açabilirler. Burada önemli olan emeklilerin omuz omuza mücadelesini mahkemeye de taşıyabilmektir " dedi.
İşte O dava Dilekçesi örneği...
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DOSYA NO: 2026/19942 Bireysel Başvuru
TALEPTE BULUNANIN
ADI SOYADI:
T.C. KİMLİK NO:
ADRESİ:
KONU: Sayın Yüksek Mahkemenizin 2026/19942 bireysel başvurulu dosyasında hukuki menfaatimin bulunmasından dolayı dosyanın öncelikli olarak incelenmesi talebimden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
1. Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli maaşı almaktayım. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinin son fıkrasında; “8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.” şeklinde yazılıdır.
15 Temmuz 2023 tarih ve 32249 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan, 7456 sayılı ve 14.07.2023 kabul tarihli kanunun 28 maddesi ile 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Ek-40. madde eklenmiş, eklenen ek madde ile görevde olan memurlara 8.077 TL seyyanen zam yapılmıştır. Bu zammın kanun gereği memur emeklisine de yapılması gerekirken sadece görevde olan memurlara yapılması Anayasanın 2, 10, 11, 35, 55 ve 60. maddelerine açıkça aykırı olması nedeniyle yukarıda esas numarası yazılı olan bireysel başvuruya konu edilmiştir. Ayrıca bireysel başvuruyu yapan Seyfettin ÇİLESİZ’in sayın yüksek mahkemenize seyyanen zam davası ile ilgili ayrıca 2026/7162 bireysel başvurusu da bulunmaktadır.
2. 23 Ağustos 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin 2016 ve 2017 Yıllarına İlişkin Mali ve Sosyal Haklarına Dair 3. Dönem Toplu Sözleşme" hükümlerinde, 11 Ocak 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tüm memurların taban aylık katsayısına yapılan artışın yanı sıra, ayrıca 100 TL seyyanen zam yapılması kararlaştırılmıştır. Bu 100 TL’lik seyyanen zam, aynı şekilde memur emeklilerinin emekli maaşlarına da aynen yansıtılmıştır.
Seyyanen zam davasına benzer bir başvuruda, Sayın Yüksek Mahkemenizin 11.10.2023 tarih ve 2023/104 esas, 2023/177 karar sayılı kararı 30.01.2024 - 32445 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış, yayınlanan bu kararda Ankara 25. İdare Mahkemesinin yapmış olduğu 24.02.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanununun 29.06.2006 tarih ve 5536 sayılı kanunun 3. Maddesi ile başlığı ile birlikte değiştirilen 106. maddesine 02.12.2014 tarihli ve 6572 sayılı kanunun 29. Maddesiyle eklenen 6. Fıkranın 30.03.2023 tarihli ve 7447 sayılı kanunun 3. Maddesiyle değiştirilen 1. cümlesinin Anayasa'nın 2, 9, 10, 49 ve 138. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan başvuruyu kabul ederek anılan kanun maddesinin iptaline karar vermiştir.
3. Yukarıda anlatılan yasal mevzuat çerçevesinde benim de emekli olmam nedeniyle emekli maaşıma yansıtılması gereken 8.077,00 TL seyyanen zammın bugün için kat sayı artışıyla 23.000,00 TL ye ulaştığı halde bu ödemenin emekli maaşıma yansıtılmaması nedeniyle her ay eksik ödeme almaktayım. Bugün aldığım emekli maaşıyla hayatımı zor idame ettirmekteyim. Mevcut ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon verileri gözetildiğinde, halihazırda aldığım emekli maaşı temel ihtiyaçlarımı karşılamaktan oldukça uzaktır. Anayasa ile güvence altına alınan "insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürme" hakkım, barınma, dengeli beslenme ve sağlık hizmetlerine erişim gibi en temel insani gereksinimlerimi dahi karşılayamamam nedeniyle ağır biçimde zedelenmektedir.
Özellikle fahiş konut kiraları, durmaksızın artan enerji/fatura giderleri ve gıda fiyatları karşısında, tarafıma eksik ödenen bu tutarın mülkiyet hakkım kapsamında ivedilikle teslimi hayati önem arz etmektedir. Temel hak ve özgürlüklerimin daha fazla aşınmaması ve maruz kaldığım bu ağır ekonomik baskının nihayete erdirilmesi amacıyla; yukarıda numarası yazılı olan bireysel başvurunun incelenmesinde açıkça hukuki menfaatim bulunduğu gözetilerek, başvurunun öncelikli olarak (ivedilikle) görüşülmesi talebim vardır.
İSTEM: Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, hukuki menfaatimin olmasından dolayı Sayın Yüksek Mahkemenizin 2026/19942 bireysel başvurusunun öncelikle incelenerek karar verilmesini arz ve talep ederim.
EMEKLİNİN-ADI SOYADI
İMZA
Eki: Kimlik fotokopisi