BİR MİLLET SINANIYOR!

DEMİRİ DEMİRLE DÖVDÜLER; BİRİ SICAK, BİRİ SOĞUKTU. İNSANI İNSANLA KIRDILAR; BİRİ AÇ, BİRİ TOKTU. Pir Sultan Abdal


Ne doğru söylemiş Pir Sultan Abdal, 16. Yüzyılda. Peki, ne değişti 21. Yüzyılda? Yine insanlar birbirini öldürüyor, yine olan canlara oluyor, ne savaşlar bitiyor, ne kan gözyaşı. Günümüzde çok daha acımasızca yapılıyor savaşlar. Sivillere dönük saldırılar var. Göğüs göğüse süngü savaşları yok artık. Bir düğmeye basıldığında hedefi hiç şaşırmayan füzeler atılıyor okullara, hastanelere, insanların yoğun olduğu binalara. Tam bir katliam var dünyanın gözü önünde.

Küfürbaz, kan emen, insan eti yiyen gözü dönmüş sapıklar, deliler yönetiyorlar ülkelerini ve dünyayı. Üstelik seçimler (!) ile geliyorlar bunlar yönetimlere. Normalde hem yaşları gereği, hem de psikolojik nedenlerle araç sürücü belgesi verilmeyen bu yaratıklar ne yazık ki savaşlardan besleniyorlar. Daha çok para, daha çok servet, daha fazla güç için. Bebekleri, çocukları kaçırıyorlar, organ ticareti yapıyorlar, silah ve uyuşturucu kartellerinin tepesinde oturuyorlar. Yüzyıllardır dünyamız bu sapıklardan kendini bir türlü kurtulamadı, kurtulması da zor bence. Bir avuç azınlığa teslim olmuş milyonlar.

Biz ise kendi ülkemize bakalım önce. Kendi kapısının önünü temizleyemeyen, evini kötülüklerden koruyamayan uluslar yok olmaya mahkûmdurlar.

Çok değil, 100 yıl önce verilen mücadele sonrası kurulan ülkemiz, günümüzde “100 yıllık rüya bitiyor” diyebilen zihniyetin yönetimine geçmiş durumda. 25 yıldır adım adım şeriat devletine, ümmet devletine gidiş hızlanmış durumda. Yurttaşlarına sürekli saldıran, artık yargı gücü ile kolluk güçleri ile baskı altında tutmaya çalışılan bir yönetim BİR HALKI SINIYOR.

Bir ulus, bir millet, halklar bu sınavdan geçmek istiyor iseler bir tek şeye ihtiyaçları var; RUHA!

Ruhunu kaybetmiş toplumlar yaşayamazlar.

Şimdi soruyorum;

Nerde Çanakkale ruhu? Nerde Sakarya ruhu? Nerde Samsun, Amasya, Sivas, Erzurum ruhu? Nerde Antep’ e GAZİ, Urfa’ ya ŞANLI, Maraş’ a KAHRAMAN isimlerini veren ruh? İzmir’ den düşmanı denize döken RUH nerde?

Nerde HATAY’ ı kurşun atmadan geri alan, kapitülasyonları kaldıran, SEVR’ i yok eden, LOZAN’ ı kabul ettiren, boğazları yeniden kazanan RUH nerde?

Nerde DOLMABAHÇE’ de Amerikalı askerleri denize dökerek kovan RUH?

NERDE TBMM’ nin ASİL RUHU?

Bugün nerde yurttaşların içindeki vatana bağlılık ruhu?

Nerde KURTLUŞ SAVAŞINI KANIYLA, CANIYLA KAZANDIRAN RUH? YEDİ DÜVELE MEYDAN OKUYAN RUH?

Bu halk satranç tahtası üzerinde PİYON olarak kullanılarak oyun oynanan bir halk olamaz. Bu vatan kanla kuruldu, gerekirse emperyalizme karşı, onun BÖL-PARÇALA-YÖNET taktiklerine karşı yine kanla kurulur.

Şimdi içimizdeki vatan sevgisini, tam bağımsızlık hedefimizi, demokrasi talebimizi, hukuk talebimizi, yoksulluğa karşı kararlı duruşumuzu, yeraltı-yerüstü zenginliklerimize sahip çıkma arzumuzu ortaya koyma zamanıdır. Emperyalist güçlere ve yerli işbirlikçilerine karşı tüm gücümüzle demokratik haklarımızı kullanarak mücadele etme zamanıdır. Yarın çok geç olmadan ve bedeller ödemeyi de göze alarak mücadele zamanıdır.

Biliyoruz ki bu topraklar bizim, bu vatan bizim! Başka yerlere de gidemeyeceğimize göre başka çaremiz yoktur.

Ne güzel söylemiş PİR SULTAN ABDAL; “DEMİRİ DEMİRLE DÖVDÜLER, BİRİ SICAK, BİRİ SOĞUKTU. İNSANI İNSANLA KIRDILAR, BİRİ AÇ, BİRİ TOKTU.”

BİZİ SINAYANLAR ŞUNU İYİ BİLSİNLER;

Biz ne PİYON olacağız, ne de Pir Sultan Abdal’ ın dediği gibi birbirimizi kıracağız.

Biz ikinci kurtuluş savaşını da kazanıp CUMHURİYETİ yeniden kuracağız.

HALK İÇİN, HALK İLE BİRLİKTE!